ajanskamu @ gmail.com

“Bu iş ihmale gelmez, bu bir bekâ meselesidir. Bu ülkenin tarihindeki her darbe, her cunta her vesayet girişiminin bizatihi kendisi bekâ sorunuydu.” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

“Bekâyı bilmeyen milleti bilmez, tehditleri görmez, tarihten anlamaz. Bekâ giderse dünyamız gider.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

Ardından…

“Allah aşkına bana hiç kimse Türkiye’nin bir bekâ sorunu var falan demesin. Yok, öyle bir sorun. “Fatih Altaylı- Habertürk

“Eren Erdem’in FETÖ’cülükten mahkûm olması kamuoyu vicdanını çok rahatsız etti. İktidar bütün hukuksuzlukları ‘Bekâ sorunu’ söylemi ile örtbas etmeye çalışıyor...” Emre Kongar-Cumhuriyet

“Türkiye Cumhuriyeti bir bekâ sorunu yaşamıyor. Ne bekâ sorunu? YPG bize mi saldıracak?” Kemal Kılıçdaroğlu- CHP

"Ülkemizin bir bekâ sorunu olduğu kanaatinde değiliz. ”Temel Karamollaoğlu-SP

“Cumhur İttifakı’nın iki büyükşehirdeki iki önemli adayı ‘bekâ sorunu yok’ diyor özetle… El hak doğru.” Elif Çakır-Karar

“Eğer ‘Bekâ sorunu’ diye bir şeyi tartışıyorsanız, önce biz bu noktaya nasıl geldik onu tartışmamız gerek. Abdurrahman Dilipak-Akit

İlaveten Altaylı, “bekâ” sorunumuzu anlatmaya çalışan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’a, cevap olarak; “Sevgili Uçum, yine de buna ‘Bekâ sorunu’ demek çok da içime sinmiyor ya da hoşuma gitmiyor” diyerek cevap verdi.

Bak sen, hoşuna gitmiyormuş beyefendinin! Senin hoşuna gitmiyor diye ülkenin bekâ sorunu ortadan kalkmıyor.

Daha geçenlerde CHP’nin belediye başkan adayı, PKK elebaşı Apo'nun ve PKK'lı teröristlerin posterleri önünde konuşmadı mı? 31 Mart yerel seçimler için yapacağı yerel hizmetleri mi anlatıyordu dersiniz.

Sözcü Gazetesi tam sayfa Erdoğan’a idam tehdidinde bulunmadı mı?

15 Temmuz'dan bir ay önce, Kanada'ya kaçan FETÖ'cü Osman Özsoy; "AKP'nin tüm üyelerinin, mal varlığına iki gün sonra çökebilirsiniz. Yarın belki de tüm dış borcumuzu kapatacak kadar hazineye miras kaydedilecek. Bunu da müjde olarak veriyorum" dememiş miydi? Darbe başarılı olsaydı yapmayacaklar mıydı?

Daha iki gün evvel Pendik-Kadıköy metro hattında yolculuk yapan bir arkadaşım anlatıyor. Yanına oturan emekli matematik öğretmeni; “Elimden gelse Türkiye’nin yarısını öldürürüm… Tayyip Türkiye’yi dünyaya rezil etti. Menderes kuyruğunu sallaya sallaya gitti darağacına. ABD ne derse onu yapıyorlar. Cahil halk kandırılıyor…” türünden laflar etmiş.

Bir CHP’li vekil de “Evet çıkarsa hepinizi denize dökeriz” tehdidinde bulunmamış mıydı?

OHAL'ın kaldırıldığı, Doğu ve Güneydoğu'da yatırımların şaha kalktığı, Erdoğan'ın attığı somut adımlarla Kürtlerin ilk defa devlete olan güvenlerinin arttığı bir zamanda PKK hiçbir neden göstermeden ateşkesi bozarak “devrimci halk savaşı” palavralarıyla çatışmalı ortamı başlatmamış mıydı?

Şehirlere tünel kazdılar. 400 tane okulu kundakladılar. 11 noktada sözde "özerlik" ilan ettiler. Sokaklara döşenen 140 ton bomba imha edildi. Terör örgütü 400 bin insanın bölgeden göç etmesine neden oldu. 198 güvenlik görevlisi de şehit düştü.

Tüm bunlar olurken Bayık, “Erdoğan'ı ve AKP'yi devirmek istiyoruz" derken Demirtaş; "Korkma, seni asmayacağız adil yargılayacağız" demiyor muydu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da "Bizim muhabbetimize sınır çizemezler" dediği gün, FETÖ o lanet olası dershaneleri bahane ederek açıktan savaş kararı alıp, ardından 17-25 Aralık darbe teşebbüsü yaşanmadı mı?

Yazının Devamı İçin TIKLAYIN