ajanskamu @ gmail.com

Ülkemizde güçlü bir eğitim sendikaları olgusu yerine parçalı ve birbirlerine hasmane tutumlar sergileyen bir sivil toplum yapısı/anlayışı ortaya çıktı.

Şöyle de diyebiliriz; sendikalar temel hak ve özgürlükler konusunda faaliyet yürütmek yerine siyasi partilerin arka bahçesi konumuna gelerek/getirilerek yönetime ortak olma gibi tuhaf emellere sahipler. Bu durum bilhassa eğitim alanında işimizi zorlaştırıyor.

Bugün neredeyse hemen her partinin birer sendikası bulunmaktadır.

Bu sendikalar bağlı oldukları partilerin iktidara gelmesi durumunda eğitim kalitesini arttırmak yerine ilgili bakanlığın atama birimi gibi faaliyet yürütmeyi tercih etmektedirler. Bu tuhaf ilişki de ne yazık ki kanıksanmış durumdadır.

Bu durum maalesef adaletsiz bir ortamın doğmasına da neden olmaktadır. Üstelik aidat ücretlerini de devlete ödetmektedirler. Devlet kesesinden yapılan sendikacılık sistemini de doğru bulmadığımı ifade edeyim.

Parti-sendika ilişkisinin sendikalara sağladığı en büyük avantaj; tayin ve terfidir. Ancak bu şekilde üye kazanabilmektedirler.

“Bugün eğitime en çok zararı eğitim sendikaları vermektedir” dersek sanırım abartmış olmayız.

Çünkü mevcut eğitim sistemine köklü bir eleştiri getirmedikleri gibi buraya özgü yeni bir eğitim modeli de öneremediler.

Naçizane artık sendikaların miadını doldurduğunu düşünüyorum. Bunun yerine eğitim sahasında ciddi çalışmalar yapabilecek ve çözüm önerileri sunabilecekakademik düşünce kuruluşlarına ihtiyaç vardır.

Daha evvel bir vesile ile yine gündeme getirmiştim. Klasik sistemdeki adı “ilm-i terbiye” olan pedagoji alanındaki kültür ve maarif mirasımızın araştırılması, ortaya çıkarılması üzerine çalışmalar yapacak bir kuruluştan bahsediyorum.

İmkân ve ortamı, şartları uygun olacak şekilde güncelleyerek, ihtiyaçlara uygun pedagojik çalışmalarla, temel eğitimimize yönelik yeni usul ve metodolojiler ortaya çıkarılmasına dönük öneriler sunabilen bir düşünce kuruluşu olmalıdır bu.

Derdi maarif davası olanların, kendisi maarif gönüllüsü olanların el, emek, yürek, zekâ ve ilim/bilim ile katılacakları bu kuruluş “Maarif Araştırmaları Vakfı” olabilir mesela.

Çocukların otel gibi kullandığı ve hiçbir katkısı olmayan yığınlarca kuruluşa kaynak akıtan hükümet, bu ülkenin çocuklarına dokunabilecek gerçek bir düşünce kuruluşuna kayıtsız kalmamalıdır.

Maarif Televizyonu

Diğer taraftan bu ülkede neden bir maarif kanalımız yok? Sadece eğitim alanına yönelik, öğretmenlerin örnek çalışmalarının sergilendiği bilhassa Anadolu’daki öğrenci-öğretmen işbirliğine dayalı güzel çalışmaların iyi örnekler kapsamında değerlendirildiği ve bu içerikte programların hazırlandığı bir televizyonumuz neden olmasın?

Kültür ve medeniyetimize dair bu topraklarda üretilen değerlerimizi çocuklara neden aktarmayalım?

“Maarif TV” edep, erkân, ilim, irfan, ahlak, vicdan ve erdem ile bu milletin tarihi ve kültürü pedagojik usuller kullanılarak nitelikli bir televizyon haline getirebilir.

Maarif Vakfı’nın yaptığı tüm araştırmalar, analizler, çalışmalar yine bu kanalda kamuoyuna sunulabilir.

Anadolu’daki her kademe okullarımızın sosyal, kültürel ve bilimsel çalışmaları ile özellikle Türkçe alanındaki faaliyetlerine bu kanalda yer verilebilir.

Yapacağı programlarla yurdun en ücra köşesine kadar ulaşıp en uzak okul ve köylerdeki faaliyetlere ayna olabilmeli. Okullarda şiir edebiyat, düşünce ve mahalli kültür üzerine çalışmaları bu kanalda bulabilmeliyiz mesela.

25 milyon öğrenci ve velileri ile birlikte bir milyon öğretmenin de bulunduğu ülkemizde böyle bir kanala ihtiyaç yok mudur?

Türkiye’nin en büyük teşkilat yapısına sahip MEB’in ülke çapındaki birimleri Maarif Televizyonu’nun arka plan destekçisi olarak bu projeye sahip çıkacaktır.

Kısacası çok geniş bir seyirci kitlesi, güçlü arka plan desteği ve kaliteli muhtevası ile bu kanalın aynı zamanda ülkemizin yerli ve milli hedeflere ulaşmasında büyük bir katkı sunacağını düşünüyorum.

Evet, devlet kesesinden sendikacılık yapan örgütler tayin ve terfi işleriyle meşgul olurken biz düşünüyoruz. Devlet yetkililerinden ricamız; hiç değilse bu düşüncelerimize kulak vermeleridir.

Çünkü bu ülkenin evlatlarını seviyoruz…