16.02.2019, 14:56

DİSİPLİN SUÇLARI İLE İLGİLİ AÇMAZLAR (II)

Aynı dosya içinde farklı suçlar için “tevhiden” uygulaması yapılmayabilir mi?

Milli Eğitim Bakanlığında  İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün 26.07.2012 tarih ve 34965 sayılı ve 2012/28 nolu genelgesine dayanan bu uygulama sadece MEB gibi tevhiden cezalandırma uygulaması yapan kurumları kapsamaktadır. Bu genelgeye göre aynı soruşturma emri kapsamında, bir memur elli tane fiil işlese de “tevhiden” bir ceza verilmek zorundadır. Mesela bir memur, aynı soruşturma dosyasında iki uyarma, üç kınama, dört 1/30 oranında aylıktan kesme cezalarını gerektiren fiilleri işlese ve bu fiiller sübuta erse, bütün teklifler birleştirilerek sadece bunlardan en ağır olan 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmek zorundadır. Aksi uygulamalar idari yargıdan dönmektedir. 

Bu uygulamanın adaletsiz olduğu açık ama uygulamada böyle bir durum var. Cezanın asıl amacı olan suçu önlemek yerine teşvik eden ve kanuni dayanağı olmayan bir uygulama. Bu uygulama yürürlükte olduğu sürece bir memur “nasıl olsa bir ceza alacağım, başlamışken ne kadar aram iyi olmayan kişi varsa hepsine eteğimdeki taşları dökeyim” diyebilir.

Disiplin amiri bir alt cezayı uygulamak zorunda mıdır?

657 sayılı DMK’da “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan, ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” denilmektedir. Bu konuda takdir, disiplin cezasını veren amir ya da kurula ait olsa da Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 22.02.2007 tarihli ve E.2005/374, K.2007/103 sayılı kararında;  “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiğinden, bu durum gözardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” şeklinde karar vermiştir.

Dolayısı ile bir memurun geçmiş hizmetleri olumlu ise, ödül veya başarı belgesi varsa  bir alt cezayı uygulamak durumundadır. Ayrıca indirim yapılmayan durumlarda kararın gerekçesi açıklanmalıdır. Aksi uygulamalar idari yargıdan dönmektedir.

Disiplin kurulunda yetkisiz kişi bulunursa ve bunun farkına varılırsa ceza işlemi iptal olur mu?

Verilen disiplin cezaları ile ilgili itirazlar disiplin kurullarına yapılmaktadır.  Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları için itirazlar illerde oluşturulan Disiplin Kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için ise Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edilmektedir. Disiplin Kurulları Ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik ile disiplin kurullarının nasıl oluşturulacağı belirtilmiştir.  Mesela İl Milli Eğitim Gençlik Ve Spor Disiplin Kurulu: “Valinin veya görevlendireceği bir Vali Yardımcısının Başkanlığında, a) İl Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürü, b) İl Hukuk İşleri Müdürü, c) İlk Öğretim Müfettişleri Kurulu Başkanı, d) Valinin görevlendireceği; 1. İlköğretim Okulu Müdürlüklerinden bir üye, 2. Orta Öğretim Kurumları (Liseler) Müdürlerinden bir üyeden.” oluşmaktadır. Ayrıca ceza verilen şahsın bağlı olduğu sendikadan da bir yetkili bu kurula katılmakta ve oy kullanmaktadır. 1982 tarihli bu yönetmelikteki garipliklerin farkına varmışsınızdır hemen. Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik Spor Bakanlıklarının ayrılmadan önceki döneneme ait olduğundan disiplin kurulunun adı İl Milli Eğitim Gençlik Ve Spor Disiplin Kurulu olarak geçmektedir.  Bu kurula şimdi İl Milli Eğitim Müdürü mü katılacak yoksa Gençlik ve Spor İl Müdürü mü? İlköğretim Müfettişleri Kurulu Başkanı diye bir makam zaten yok. Ama bütün çelişkili durumlara rağmen iller de bu disiplin kurulu toplanmakta ve kararlar almaktadır. Birçok ilde bir maarif müfettişi disiplin kurulunda yer almakta ve bu kurulda oy kullanmaktadır. Yapılan işlemlerin hukuksuzluğu ortada.

Dolayısı ile itirazınız İl Milli Eğitim Gençlik Ve Spor Disiplin Kurulunda reddedilirse hemen dava açabilirsiniz. Dava kesinlikle sizin lehinize sonuçlanacaktır. Ayrıca idari yargıda işlemlerin uzun zaman alması nedeni ile verilecek cezanın zaman aşımına uğrama ihtimali de yüksektir.

Vekaleten görevlendirilenlerde, disiplin amiri olarak memura disiplin cezası verebilir mi?

Vekaleten atamalarda asil olarak atanma için gerekli olan şartları taşıması şartı ile disiplin amiri olarak memura disiplin cezası verebilir.

Bir memura hem disiplin cezası hem de idari teklif uygulanmışsa tek dava açılabilir mi?

Her biri ayrı idari işlem olduğundan iki ayrı dava açılması gerekir.

Verilen disiplin cezaları ile ilgili idare mahkemelerine dava açabilir mi?

İdari işlemin yapıldığı yerdeki idare mahkemesinde dava açabilirsiniz. Dava dilekçesini doğrudan mahkemeye giderek elden teslim etmelisiniz. Dava harcı ve posta gideri alınacağını hesap ederek hazırlıklı gidiniz. İnternet üzerinde açacağınız dava ile ilgili araştırma yaparak, benzer davalar ile ilgili İdare Mahkemelerinin kararlarını dava dilekçesine delil olarak koyabilirsiniz. İki yüz elli, üç yüz TL bir dosya masrafınız olacaktır. Bulunduğunuz yerde İdare Mahkemesi yoksa dilekçenizi asliye hukuk hâkimliğine verebilirsiniz. Size idare tarafından yazılı tebligat yapıldıktan sonra 60 gün içerisinde dava açmanız gerekir.

Her memura soruşturma görevi verilebilir mi?

Disiplin hukuku açısından üzerinde durulması gereken önemli bir husus; disiplin soruşturmasını yürüten soruşturmacı ile hakkında soruşturma yapılan memurun eşit konumda ve eşit haklara sahip olmaları gereğidir. Bu nokta da disiplin hukukuna özgü bir ilke olan "denklik ilkesi" devreye girer. Disiplin soruşturmasının soruşturmacı atanarak yapılması durumunda, soruşturmacının memurluk görev ve derecesinin, hakkında soruşturma yaptığı memurdan üst ya da en azından aynı düzeyde olması memuriyet güvencesi bakımından önemlidir.

İl Milli Eğitim müdür yardımcısı, şube müdürü, vali yardımcısı disiplin cezası verebilir mi?

Disiplin cezalarını kimlerin verebileceği 657 sayılı Kanunun 126. maddesinde belirtilmiştir. Dolayısı ile disiplin amiri olmayan yukarıda zikrettiğimiz makamlarda bulunanların disiplin cezası vermesi söz konusu değildir.

Amir memur hakkınızda düzenlediği tutanakları işleme koymayıp arası bozulduğunda işleme koyabilir mi?

Amir konumunda olan memur, bu tür bir işlem yaptığında suçu bildirmeme suçunu işlemiş olmakta ve kendini suçlu pozisyonuna getirmektedir. Ayrıca böyle bir işlemin mobbing anlamına geleceği açıktır. Amir bir suç işlendiğinde zaman aşımı sürelerine dikkat ederek inceleme/soruşturma sürecini başlatmak zorundadır.

Yorumlar (0)
banner51
28°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Namaz Vakti 11 Ağustos 2020
İmsak 04:24
Güneş 06:03
Öğle 13:14
İkindi 17:05
Akşam 20:16
Yatsı 21:48