01.02.2019, 07:12

EĞİTİM YÖNETİCİLİĞİNDE TESPİTLER VE BİR MODEL ÖNERİSİ

Eğitim kurumlarında yöneticiliğin niteliği, içeriği, verimliliği eğitim dünyasının gündemini meşgul ederken ve özellikle eğitim yöneticilerinin ne şekilde iş başına gelecekleri ile ilgili yoğun tartışmaların yaşandığı bir dönemde Eğitim Bir Sen oldukça önemli bir rapor yayınladı. ‘’Eğitim Kurumu Yöneticilerinin Seçimi ve Yetiştirilmesi: Tespitler ve Bir Model Önerisi’’ başlıklı rapor kamuoyuna deklere edildi.

Eğitimde istikrarın sağlanamadığı konulardan birinin de eğitim yöneticiliği olduğu ve istikrarsızlığın hem ‘’mevzuat’’ alanında hem de ‘’uygulamada’’ devam ettiği tespiti ile başlayan rapor buna çözüm önerisi de getirerek eğitimin ‘’Hizmetin Eğitim Süreci’’ ve ‘’Hizmet Yönetim Süreci’’ olarak iki ana başlık altında düzenlenmesi ve faaliyetlerin bu şekilde yürütülmesi gerektiğini, ayrıca sürecin içinde de bu iki unsurun birbirini desteklemesi ve tamamlayıcı rolde olmasının önemine dikkat çekiyor.

Eğitimde kaliteyi yakalamanın ve niteliği artırmanın yolunun okulun iyi yönetilmesinden ve eğitim kurumunun doğru örgütlenmesinden geçtiği belirtilen raporda bunu sağlayacak olan yöneticilerin kariyer ve ‘’liyakat ilkeleri’’ ile yetiştirilmesi ve seçilmesi şeklinde olabileceği belirtildikten sonra okullarda nitelikli eğitim olabilmesi için ‘’iyi öğretmen’’, ‘’İyi lider’’ ikilisinin oluşturulması ve bunlar arasındaki ilişkinin okulun ve öğrencinin faydasına olacak şekilde doğru zemine oturtulması gerektiğinin altı  çiziliyor. Ülkemizde bahsedilen ‘’iyi yönetici ve iyi öğretmen’’ bulma noktasında bir sorun olmadığı ancak bu ikili arasındaki ilişkinin doğru zemine oturtulma ve yasal mevzuattaki yerleri ve uygulama içeriklerinin doğru kurgulanması ile ilgili sorunların bulunduğu ifade ediliyor.

Türkiye’deki eğitim sorunlarının öğretmen ve yönetici niteliğinin yetersizliğinden değil eğitim sisteminin genel sorunlarından ve özellikle hedef belirleme noktasında bir netlik olmamasından kaynaklandığı dile getirilerek, ‘’öğretmenlerin yeterliklerinin eğitim sürecinde’’, ‘’ yöneticilerin niteliklerinin ise yönetim’’ sürecinde kullanılmasını engelleyen bir sistem olduğu ve bunun değişmemesinin sorunlar ürettiği raporda ifade ediliyor.

Öğrenci başarısında öğretmenden sonra en büyük etkiye sahip kişilerin okul yöneticileri olduğu dolayısıyla mevzuatta ve uygulamada atılacak adımlarla öğretmen ve eğitim yöneticilerinin niteliklerini ve kabiliyetlerini sürece katacak şekilde düzenlemeler yapılması önemi ifade edilerek okul yöneticiliğine atama konusunda ‘’hak edenin göreve gelmesini’’, ‘’hakkını verenin görevde kalmasını’’ ve yeterliğini kaybedenlerin görevden  alınmasını’’ öngören bir sistemin devreye girmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurluğu Kanunun 88. Maddesi okul müdürlüğü, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığının öğretmenler tarafından yürütülecek ikinci görev olarak tanımlanırken 652 sayılı KHK’nın 37 maddesinde eğitim kurumu yöneticilerinin vali tarafından 4 yıllığına görevlendirileceği belirtiliyor.

Bu yasal mevzuatın eğitim yöneticiliğini değerli görmediğini ve profesyonelleşmesini engellediği bu sorunun çözümün ise eğitim yöneticiliğine mahsus kadro oluşturup atamalarını bu kadrolara yapmak olduğunun altı çiziliyor.

Eğitim kurumları yöneticiliğine seçilmenin birinci ve en önemli şartının öğretmenlik olduğu, eğitim yöneticilerinin eğitimin paydaşlarını yönettiğini dolayısıyla başka arayışlara girmenin zaman ve enerji kaybına sebep olacağı öğretmenlik deneyiminin eğitim yöneticiliğinin ön şartı olduğu belirtilmektedir.

Eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesi konusunun önemine de değinilen raporda bu işin üniversitelerin veya diğer kuruluşların değil, bizzat bakanlık tarafından yapılması gerektiği özellikle vurgulanmaktadır.

OECD ülkeleri arasından ortalama eğitim yöneticilerinin maaşı ile ortalama öğretmen maaşları arasındaki farkın en az olduğu ülkelerden birinin de Türkiye olduğuna dikkat çekilerek, eğitim kurumlarının yöneticiliğine gelmek birlikte yasal sorumlulukların arttığı ancak buna mukabil olarak mali ve sosyal haklarda bir artış olmadığı, eğitim yöneticilerinin mali haklarında yapılacak değişikliklerle maaş ve ücretlerinin ‘’Milli Eğitim Kariyer uzmanlarından’’ az olmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği teklif edilmektedir.

Eğitim yönetiminde istikrarın çok önemli bir yer tuttuğu ve iş başına gelen yöneticilerin bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleneceğini bilmelerinin kendileri için oldukça önemli olduğu belirtilen raporda özellikle yasal mevzuat alanında istikrarsızlığın önemli boyutlara ulaştığının altı çizilerek yönetici görevlendirmelerinin yönetmelik düzeyinde yapıldığı ve yönetmeliklerden birçoğunun bir yıldan daha kısa sürelerde yürürlükten kaldırıldığı bu durumun bir çok sorunun temelini oluşturduğu dile getirilmiştir.

Bakanlığın eğitim kurumlarının yöneticilerini yetiştirme sorumluluğunu alması gerektiğinin altı çizilerek bakanlığın eğitim yöneticisi adaylarına eğitim vermeden sınava tabi tutmaması gerektiği, atadıktan sonra da gerekli bilgi ve becerilerini artırıcı imkanlar vererek bilgi ve becerilerini geliştirmelerine ön ayak olması gerektiği belirtilmiştir.

Müdür yardımcılığı makamının eğitim yöneticiliğindeki yerinin önemine değinilerek bunun ilk basamak olduğu ve bu sürece başarılı öğretmenleri katmak içinde yazılı ve sözlü sınav uygulamasının devam etmesi gerektiği ayrıca müdür yardımcılığı döneminin yoğun mesleki ve gelişim programlarının uygulanması gereken bir dönem olduğu vurgulanıyor.

Okul müdürlüğü sınavına girmek için belli bir süre müdür yardımcılığı yapma şartının getirilmesi gerektiği belirtilen raporda ancak ‘’Yönetim ve Denetim’’ alanında tezli/tezsiz yüksek lisans veya doktora yapanların yazılı ve sözlü sınavdan muaf tutulmaları gerektiği vurgulanmaktadır.

Hukuk devleti olmanın ve idarenin sürekliliği ile istikrarı gereği halen görevde bulunan müdür ve yardımcılarının haklarının korunması gerektiği ve bu yöneticilerin görevlerine devam etmesi gerektiği belirtiliyor.

Eğitim yöneticilerini görevlendirme yönetmeliklerinin çıktığı, değiştiği, durdurulduğu bu günlerde bu raporunun dikkate alınması sorunların çözümü noktasında önemli katkılar sağlayacaktır.

 

 

Yorumlar (0)
banner51
27°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Namaz Vakti 03 Ağustos 2020
İmsak 04:12
Güneş 05:55
Öğle 13:15
İkindi 17:09
Akşam 20:26
Yatsı 22:01