14.09.2020, 18:21

Eğitimde yeni arayışlar dönemi...

Eğitimde yeni arayışlar dönemi

Malumunuz tüm dünyayı etkisi altına alan salgın, eğitim faaliyetlerini de sekteye uğrattı.  Eğitim artık teknolojinin de sunduğu imkanlarla farklı bir zeminde ilerlemeye başladı. Türkiye bunu başarıyla yürüten ülkelerin başında geliyor.

Bundan sonra ülkeler “geleneksel okul” anlayışının hızlı değişime ayak uyduramadığı gerçeğinden de hareketle teknolojinin olanaklarından yararlanarak alternatif eğitim modelleri geliştirmeye başlayacaktır.

Ne olursa olsun eğitimin temel çıkış noktası “merak” olmalıdır. Eğer çocukların merakını tetikleyen bir formül bulunursa uzaktan ya da yakından farketmez eğitim istenilen hedefi tutturacaktır.

Daha evvel bir yazımda ilginç bir deneyden bahsetmiştim. ABD’de klasik eğitim uygulamalarını tersyüz eden bir araştırmaydı bu.

ABD’den MIT Media Lab’ın kurucusu Prof. Nicholas Negroponte, Etiyopya’da yeni bir proje üzerinde çalıştı. Negroponte ve arkadaşları bu proje için, hayatları boyunca hiç sözcük görmemiş, sokak tabelası ya da ürün paketi okumamış insanlarla dolu iki kasaba seçtiler.

Kasabalardaki çocuklar adedince tablet bilgisayarı, kapalı kutular içinde bıraktılar. Tabletlerin yanına ne bir kullanma kılavuzu koydular, ne de açıklama yapması için bir görevli tayin ettiler.

Kasabalarda elektrik olmadığı için, güneş enerjisi ile çalışan bu bilgisayarların içine, alt yazılı çizgi filmler, sesli kitaplar, oyunlar ve programlama dilleri içeren yaklaşık 1000 adet İngilizce uygulama önceden yüklendi.

Negroponte ve ekibi, hiç kimsenin okumayı bilmediği bu coğrafyada, bilgisayarlar üzerinde yapılan tüm aktiviteleri uzaktan izleyebileceklerdi. Çocukların hangi uygulamaları ne kadar kullanacaklarını, daha da önemlisi kendi kendilerine okumayı öğrenip öğrenemeyeceklerini merak ediyorlardı.

Ayşe Kaya Akfırat’ın aktardığına göre Emerging Technologies 2012 konferansında Prof. Negroponte, deneyin başında kutular kasabaya bırakılırken, çocukların kutularla bir süre oynayacağını düşündüğünü; oysa daha ilk dört dakika geçmeden, çocuklardan birinin bir bilgisayarı kutudan çıkarıp çalıştırmayı başardığını anlatı.

Çocuklar beşinci günün sonunda, günde ortalama 47 uygulama kullanıyor, iki haftanın sonunda İngilizce ABC (alfabe) şarkıları söylüyorlardı. Dahası çocuklar öğretmen gözetiminde öğrenen öğrencilerinden çok daha zengin bir uygulama kümesiyle çalışıyor, en az kendi tabletleri kadar arkadaşların tabletleriyle de ilgileniyorlardı.

Aralarından biri, Paint programını açıp İngilizce aslan anlamına gelen”Lion” sözcüğünü yazmıştı. Dahası, Android işletim sistemini hack etmeyi başarmışlardı.

Deney süresince tabletlerin masaüstünün değişmemesi için kurulan programı devre dışı bırakmışlar, araştırmacıların aktive etmeyi unuttukları laptop kamerasını ise çalışır hale getirmişlerdi.

Deney; meraklarını doğru şekilde tetiklediğimizde çocukların kendi kendilerine öğrenme ve hatta çevrelerindeki yetişkinlere öğretme yetilerinin, tahmin edilenin çok ötesinde olduğunu bizlere göstermiştir.

Sanal okullar/Virtual School

Bazı ülkelerde alternatif eğitim modeli olarak uygulanmaya başlanan sanal okullar “okul dışı” model olarak adlandırılan, öğrencilerin çalışmalarını evden çevrimiçi bilgisayar yoluyla tamamlamaları ve öğretmenlerle uzaktan etkileşime geçmelerini öngören bir modeldir.

Bu sistemde öğrencilerin devam etmeleri gereken okul binaları bulunmamaktadır. Duvarların, koridorların, güvenlik görevlilerinin bulunmadığı, yaş, cinsiyet ve ırk ayrımının yapılmadığı öğrencilerin gündüz ve gece çalışabildiği ve binlerce kilometre uzaklıktan kendi öğrenme biçimini kendisinin yarattığı okullar olarak da tanımlanmaktadır.

Sanal okullarda öğrenciler bir zamana, bir yere ve herhangi bir konuya bağlı kalmaksızın öğrenebilmektedirler. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde sanal eğitim faaliyetlerini yürüten ve bu alanda ünlenen Florida Lisesi’nin parolası şu şekildedir: “Herhangi bir zaman, herhangi bir yer, herhangi bir adım.

Öğrenciler bu sistemde kendi öğrenme stilleri ile hoşlandıkları konuları internetten araştırabilmektedirler. Hatta diğer öğrencilerle grup oluşturup, interaktif olarak etkileşime de geçebilmektedirler.

Öğrenciler aynı zamanda coğrafî ve kültürel çeşitliliğe sahiptir. Sanal okul, geleneksel okul anlayışından kavramsal boyutta farklılaştığı gibi işleyiş açısından da farklılaşmaktadır. Ayrıca, bir sanal okulun öğrenci kaynağı, coğrafî olarak sınır tanımamaktadır.

Dünyada çocukların merakını tetikleyen, geleneksel okul anlayışından tamamen farklı okul türlerini ve modellerini konuşacağımız yeni bir döneme giriyoruz.

Tek tip insan yetiştirmeye odaklı eskiden kalma ideolojik klasik eğitim kurumlarının pabucunu dama atma zamanı geldi de geçiyor.

Ufuk Coşkun 

Yorumlar (0)
banner51
19°
açık
Günün Anketi Tümü
Kadroya Geçen Taşeronların İşkolu Değişmeli Mi ?
Kadroya Geçen Taşeronların İşkolu Değişmeli Mi ?
Namaz Vakti 22 Eylül 2020
İmsak 05:19
Güneş 06:45
Öğle 13:02
İkindi 16:27
Akşam 19:09
Yatsı 20:29