16.09.2020, 14:16

EĞİTİMİ HAYATIN TÜMÜNE YAYMAK

Hababam sınıfı filminin ünlü repliğinde Mahmut Hoca şöyle der;

“Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı. Öğrenmenin, bilginin var olduğu her yer okuldur.’’

Salgın sürecinin bizi kasıp kavurduğu bugünleri inşallah sağlıklı bir şekilde atlatabilirsek, ileride akıllarda en çok kalacak konuların başında okulların ne kadar önemli olduğu ve hayatımızda ne kadar büyük bir yer işgal ettiği olacaktır.

Okulların sadece eğitim yönü ile değil ekonomiden sosyal hayata birçok alanda belirleyici bir rol üstlendiği bu münasebetle bir kez daha ortaya çıkarken okulların açılıp açılmayacağı tartışmaları tüm hızıyla devam etmektedir.

Bu süreçte eğitimle ilgisi ve ilişkisi olan her kademedeki kişilerin kendilerine sorması gereken soru Mahmut hocanın dediği gibi okulu ‘’tepesinde damı’’ olan yerden çıkarmak için ne yaptığı, ‘’öğrenme ve bilgiyi’’ dört duvar arasından çıkarmak için nasıl bir planlama üzerinde çalıştığı olmalıdır.

Zamanı varken eğitim öğretimi ‘’sırasında bir orman, sırasında dağ başında’’ evde sokakta kısacası hayatın her alanında öğrenme ve ‘’bilginin olduğu her yere’’ taşıyabilseydik. Bu günler gelip çattığında bu kadar zorlamaz, çocuklarımızda bu derece eğitimden uzak kalmazdı.

Don kişot’un yazarı Cervantes ‘’insan eğitimle doğmaz, ama eğitimle yaşar.’’ Derken eğitimin yaşamın bütün alanlarına yayılması gerektiğini ve bu yayılmanın etkililiği oranında hayatı kolaylaştıran bir olgu olduğunu ne güzel ifade etmiştir.

Toplum olarak bizler eğitimi yaşamın her alanına yayabildik mi?

Evlerimizde öğrenme ortamları oluşturarak bunları çocuklarımız için fırsata fırsata çevirdik mi?

Mahalle ve sokaklarımızı çocuklarımızın akranları ile özgürce oynayıp öğrendiklerini birbirlerine aktardıkları yerler haline getirebildik mi?

Teknolojik okur- yazarlık eğitimlerimizi istenilen düzeyde vererek, çocuklarımızı bu araçları kendi eğitimleri için kullanmalarını sağlayacak bilgi ve beceriyle donattık mı?

Bu şekilde uzayıp giden sorulara verdiğimiz cevaplar maalesef olumlu değil!

Eğitimin bütün paydaşlarının bir araya gelmesi ve bundan sonrası için uzaktan eğitimin, bizim eğitim sistemimizdeki gidişatını değerlendirmesi aksayan yönlerinin belirlenmesi, bunlara çözüm önerileri sunan raporlar hazırlamaları ve bu konuların eğitimin gündemine daha sık gelmesi için çalışmaların hızlandırılması gerekmektedir.

Eğitim bilimci Aytekin İŞMAN’ a göre: Uzaktan Eğitim; farklı ortamlarda bulunan öğrenci ve öğretmenlerin, öğrenme ve öğretme faaliyetlerini, iletişim teknolojileri ve posta hizmetleri ile gerçekleştirdikleri bir eğitim sistemi modelini ifade eder.

Uzaktan eğitimin özünde farklı ortamlarda bulunmak vardır.

Öğretmen ve öğrencilerin birbirinden uzakta iletişim araçlarına kullanarak eğitim öğretime devam etmesi oysaki öncelikli olarak yapılması gereken aynı ortamda bulunan aile bireyleri arasında eğitime öğretimin hayat bulduğu yöntemlerin bulunmasıdır.

Çocuklarımızın doğal ortamları olan evlerinden başlayarak diğer yaşam alanlarını eğitim ve gelişimlerini destekleyecek unsurlar ile planlarsak okullarda eğitim dursa bile onlar kendi doğal yaşamlarında öğrenmeye devam ederler.

Mesela televizyon kanallarındaki programları hazırlarken çocuklarımızın gelişimleri, psikolojik durumları ve eğitimlerinin devam ettiği göz önüne alınırsa çocuklar sadece EBA TV den değil bütün kanallardan uzaktan eğitim almış olurlar.

Yorumlar (0)
banner51
16°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
24 Kasımda 60 Bin Öğretmen Ataması Gelmeli mi?
24 Kasımda 60 Bin Öğretmen Ataması Gelmeli mi?
Namaz Vakti 31 Ekim 2020
İmsak 06:01
Güneş 07:27
Öğle 12:53
İkindi 15:41
Akşam 18:09
Yatsı 19:29