27 Mayıs darbesinde ne oldu? Adnan Menderes neden asıldı? 27 Mayıs 1960 darbesi sonuçları!

27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden 61 yıl geçti. 27 Mayıs sabaha karşı yönetime el koyması ile gerçekleştirilen darbe sonrasında, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi.

Gündem 27.05.2021, 12:33
27 Mayıs darbesinde ne oldu? Adnan Menderes neden asıldı? 27 Mayıs 1960 darbesi sonuçları!

Milletin vicdanında derin yaralar açan 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden 61 yıl geçti. TSK içerisindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesinin, DPnin "ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü" gerekçelerini ileri sürerek 27 Mayıs sabaha karşı yönetime el koyması ile gerçekleştirilen darbe sonrasında, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi. Menderes, Zorlu ve Polatkanın idamına karar verildiği Marmaradaki Yassıada ise darbenin 60. yıl dönümünde, Demokrasi ve Özgürlükler Adasına dönüştürüldü.

Türk demokrasi tarihinin kara lekelerinden biri olan ve milletin vicdanında derin yaralar açan 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden 61 yıl geçti. 
 
 
Tarihe bir utanç vesikası olarak geçen 27 Mayıs 1960 ihtilaliyle Anayasa ve TBMM feshedilirken ülkenin başbakanı ve iki bakanı ise idam edildi.
Takvimler 1960 yılını gösterdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti 37 yaşındaydı. İktidarda, 10 yıl önce ülkedeki tek parti devrine son veren DP bulunuyordu. Başbakan koltuğunda 14 Mayıs 1950 ve 2 Mayıs 1954 seçimlerden zaferle çıkan Adnan Menderes oturuyordu, Cumhurbaşkanı ise Celal Bayardı.
 
 7 partinin katıldığı 14 Mayıs 1950deki seçimlerde, DP ilk büyük zaferini kazanmış, yüzde 53 oy ve 416 milletvekili ile meclise girmiş, CHP ise ancak 69 sandalye kazanabilmişti.
 
 DPnin ilk yıllarında yaptığı en önemli icraatların başında, Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunmasına dair kanunun Meclise sunulup kabul edilmesi gelmişti.
 
 Katılımın yüzde 88,63 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleştiği 1954 seçimlerinde, Türkiye Cumhuriyetinin en yüksek oyunu alarak iktidarda kalmayı başaran DP, ilk yıllarından itibaren sivil ve askeri kanadın muhalefeti ile karşı karşıya kaldı. Selanikte Atatürkün doğduğu evin yanındaki Türk konsolosluğunun bahçesine atılan iki bombadan birinin patladığı, evin ve konsolosluk binasının camlarının kırıldığı haberi ile Ankara, İstanbul ve İzmirde halkın sokağa dökülmesi ile 6 Eylül 1955te başlayan "6-7 Eylül Olayları"nda, azınlıkların yaşadıkları semtlerde yangınlar çıkarılmış, kiliselere ve mezarlıklara saldırılarda bulunulmuştu. 6-7 Eylül olaylarına ilişkin Yassıadada dava açılmasında en büyük rol, Fuad Köprülünün olmuştu. 27 Mayıs 1960 darbesinden sadece 8 gün sonra bir gazeteye röportaj veren Köprülü, 6-7 Eylül Olaylarıyla ilgili dönemin Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu ve Başbakan Adnan Menderesi suçlayarak "Bu müessif hadisenin baş tertipçisi ve müsebbibi bizzat Menderesti. Kıbrısı fethetmek için bu şekilde bir yol takip etmeyi doğru bulmuştur." ifadelerini kullandı.
 
Atatürkün evinin bombalanması hadisesinin de bir tertip olduğunu ileri süren Köprülü, "Bizzat tertipçisi Menderestir. Kendisine bu aklı yine Kıbrıs fatihlerinden Zorlu vermiştir." iddiasında bulundu. Bu iddialar üzerine, darbeden sonra Yassıadada alelacele bir 6-7 Eylül Olayları davası açılmış ve Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu altışar yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

 
 DPnin kurucularından ve Dışişleri Bakanı olan Fuad Köprülü ile hayli uzun süren bir çekişme içine giren Zorlu, 1957 seçimlerinden sonra 25 Kasım 1957de Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Fuad Köprülünün kişisel husumeti nedeniyle böyle bir röportaj verdiği ve Zorlunun mahkum edilmesini istediği iddia edilmişti.


 
1957 SEÇİMLERİ VE 9 SUBAY OLAYI
 
DP, 1957 seçimlerinde oy kaybetmiş olmasına rağmen 424 sandalye kazanmayı başardı. Seçimlerden kısa süre sonra yaşanan "9 Subay Olayı", ordu içinde bir grup subayın hükümete komplo hazırlamak suçundan tutuklanıp yargılanmaları şeklinde gerçekleşti. DPnin iktidara gelmesinin ardından bir grup subayın ordu içinde kurduğu örgüt, 1950li yılların ikinci yarısında genişlemeye başladı.
 
Hükümete yapılan ihbar neticesinde ortaya çıkan grup, DP iktidarına karşı darbe düzenlemek amacıyla kurulmuştu. 9 Subay Olayı, yaklaşık 3 yıl İstanbulda etkinlik gösteren, ordu içindeki gizli örgütün kısa dönemde zayıflamasıyla son buldu.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN GÖSTERİLERİ
 
Türkiyede 1946 yılında çok partili hayata geçilmesinin ardından, 1950 yılında iktidara gelen DP, 10 yıl iktidarda kaldı. DP iktidarının son dönemlerinde ülkede yaşanan gerilim, zaman zaman şiddetle kendini gösterdi.  Muhalefet partisi CHPnin Genel Başkanı İsmet İnönünün bazı yurt gezilerinin engellendiği ve saldırıya uğradığı iddiaları ortaya atıldı. Üniversite öğrencileri, hükümet aleyhine gösterilere başladı. İstanbul Beyazıt Meydanında üniversite öğrencilerinin eylemi sırasında Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz, seken bir kurşunun başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti.  Emeksizin "polis kurşunuyla hayatını kaybettiği" yönündeki haberler dolayısıyla olaylar daha da şiddetlendi. Ülkede yaşananlar nedeniyle İstanbul ve Ankarada sıkıyönetim ilan edildi.


 
 Ankarada 5 Mayıs 1960da bir öğrenci grubu, 555K yani "5inci ayın 5inde saat 5te Kızılayda" koduyla gösteri düzenledi. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderesin boğazını sıktı. "Ne istiyorsun" diye sorduğu gençten "Hürriyet istiyorum" cevabını alan Menderes, "Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?" ifadelerini kullandı.
 
 21 Mayısta da Harp Okulu öğrencileri sokağa çıktı ve Zafer Anıtına kadar sessiz" yürüyüş yaptı.

Yorumlar (0)
24°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yeni Çalışma Bakanı'ndan Beklentiniz Nedir?
Yeni Çalışma Bakanı'ndan Beklentiniz Nedir?
Namaz Vakti 13 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:09
İkindi 17:09
Akşam 20:44
Yatsı 22:35