Çocuk tacizcisi her yerden kovulmuş: Hem sapık hem sahtekar

12 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu için tutuklanan Eyüp Fatih Şağban, "edep dışı" davranışları nedeniyle bir tarikattan kovulunca diğerinin kapısını çalmış. Uşşaki Vakfı, Şağban ile ilgili 2016'dan bu yana "sahtekardır" diye açıklamalar yapmış, şikayet mektupları yazmış.

Gündem 06.09.2020, 14:20
Çocuk tacizcisi her yerden kovulmuş: Hem sapık hem sahtekar

Türkiye 1 haftadır Uşşaki Tarikatının şeyhi olduğunu iddia eden "Fatih Nurullah" takma adlı Eyüp Fatih Şağbanın 12 yaşındaki kız çocuğuna yönelik alçak istismarını konuşuyor. Şağban, layık olduğu yerini, yani cezaevini boylasa da alçakça taciz üzerinden hem 500 yıllık Uşşaki Tarikatı, hem de tüm tarikatlar hedef tahtasına konuluyor. Peki kendisini Mehdi ilan eden, "Elimi öpen cennete gider" diyecek kadar İslamdan uzak olan Eyüp Fatih Şağban kimdir? Bu sorunun cevabını ararken; karşımıza 28 Şubat sürecinin karanlık yüzleri Ali Kalkancı ve Müslüm Gündüz, yabancı istihbarat örgütlerinin kontrolündeki Fetullah Gülen gibi bir profil çıkıyor.

TARİKATLARDAN KOVULDU

Sivasta doğup ailesiyle birlikte İstanbula göçen, liseyi burada okuyup güreşe merak salan Şağban, eğitimini Spor Akademisinde tamamlıyor ve güreşte bazı dereceler elde ediyor. Akademi yıllarından sonra tarikatlara merak saran Şağban, Nakşibendi tarikatının bir koluna intisap edip bir süre ders alıyor, ama iddiaya göre şeyh olma hırsı ve edep dışı davranışları nedeniyle tarikattan uzaklaştırılıyor. Bu defa rotayı Uşşaki Tarikatına çeviren Şağban, merkezi İstanbul-Kasımpaşadaki tarikata girerek Sıddık Naci Eren Hocaefendinin sohbetlerine katılmaya başlıyor. Bizzat tanıklık edenlerin verdiği bilgilere göre daha ilk günlerden uygunsuz davranışları ile dikkat çeken Şağban, uyarılara rağmen davranışlarını değiştirmese de "kapına geleni çevirme" düsturuyla tarikattan atılmıyor. Gözünü şeyhlik postuna diken Şağban, ilerleyen zamanlarda kendi dergahını açmak için Eren Hocaefendiden icazet istiyor. Ancak yeterli olgunluğa erişmediği gerekçesiyle istediği verilmeyince, bu defa Erene saygısızlık ediyor ve buradan da kovuluyor.

İCAZET İÇİN ÜLKE ÜLKE DOLAŞTI

Şağbanın çakma şeyhliği bundan sonra başlıyor. Türkiyede kendisine icazet verecek şeyh bulamayınca soluğu yurtdışında alıyor. Hindistan taraflarına gidiyor, yine kimseden icazet alamayınca Kuzey Afrika yolunu tutuyor. Burada da istediğini alamıyor ve tekrar Türkiyeye dönüyor. Bu kez adresi daha önce kovulduğu Uşşaki Tarikatının Çorumdaki kolu oluyor. Burada İbrahim İpek Hocanın cemaatine katılıyor. Uşşaki Tarikatının merkezi konumundaki Kasımpaşadaki Asitane, Çoruma bir mektup yazarak kovulan Şağbanın tarikata kabulünün usulen yanlış olduğunu ifade ediyor. Bu süre zarfında İpek Hoca vefat ediyor. İddiaya göre bu durumu fırsata çeviren Şağban, "İpekten icazet aldım, bu yol bana kaldı" diyerek şeyhliğini ilan ediyor. İpek Hocanın ailesi Kasımpaşadaki tarikat merkezine gelip icazet verilmediğini ifade etse de durum değişmiyor, o yoluna devam ediyor.

PARA KAYNAĞI KÖRFEZDEN

Şağban şeyhliğini garantiye almak için başka kollardan da icazet alma arayışına giriyor. Çakma şeyhin bir sonraki hamlesi Kasımpaşadaki Uşşaki Asitanesini devre dışı bırakmaya çalışmak oluyor. Asitanenin 50-100 metre ötesinde bir bina satın alarak kendi dergahını kuruyor. Bu sayede hem mürid devşirmeye çalışıyor, hem de yurtiçi ve yurtdışındaki tüm toplantılarda kendini "Biz Kasımpaşadaki Uşşakileriz" diye tanıtıyor. Dergahını kurmadan önce küçük bir esnaf olan Şağbanın tarikatı kısa sürede ilerletmek, binalar satın almak için parayı nereden bulduğu meçhul. Resmi olarak belgelenemese de kaynağın Körfez ülkeleri ve Almanyadan geldiğini iddia edenler var. Kendi mürşitliğini ilan ettikten sonra tıpkı Fetullah Güleni andıran rüyalarla takipçi sayısını artırıyor. İşi "Elimi öpen cennete gider" demeye kadar vardırıp mehdiliğini ilan edenler kervanına o da katılıyor.

Uşşaki Vakfı Başkanı Muhammed Hikmet Önem: Bizimle bağı yok

Ortalığa saçılan ses kayıtlarında tacizi açık açık itiraf eden Eyüp Fatih Şağban, en büyük zararı Uşşaki Tarikatına verdi. Tarikatın ana temsilcisi konumundaki Uşşaki Vakfı Başkanı Muhammed Hikmet Öneme gelişmeleri sorduk. Kendilerinin 500 yıllık bir geleneğin temsilcisi olduğunu ifade eden Önem, kendisine Nurullah adını veren Şağbanla ilgili çok kez açıklama yaptıklarını belirtti. Şağbanın kendileri ile bir bağı olmadığını belirten Önem, devletin ve milletin bütünlüğünü hedef alan söylemlerine geçmişte de tepki gösterdiklerini aktardı:

VAKIF YILLARDIR REDDEDİYOR

"5 Ekim 2016 yılında bir açıklama yayınladık. Açıklamamızda Şağbanın devlet büyüklerimizi hedef alan söylemlerini edep dışı bulduğumuzu ve Uşşaki Cemaati olarak bu söylemlerle ilişkimiz olmadığını ifade ettik. Yine 15 Şubat 2018de benzer bir açıklama yaptık. 13 Mart 2018de ise Uşşaki İzmir Kolu, Kula Kolu, Balıkesir Kolu, İnegöl Kolu, Uşşaki Vakfı ve Uşşaki Asitanesi tarafından imzalanan ortak bir bildiri ile bu zatın bizlerle ilgisi olmadığını bir kez daha ilan ettik. Açıklamamızda şu ifadeleri kullanmıştık: "Son günlerde bazı şahıslar Uşşakiliği temsil ediyormuş gibi şeriata ve tarikat adabına uymayan bur takım konuşmalarla gündeme gelmiştir. İşgal etmeye çalıştığı makamın ehli-yetkilisi olmayan elimi öpen cennete gider vs. gibi şeriata ve tarikata aykırı saçma sapan beyanlarda bulunan bu şahıs, hiçbir şekilde Usşakiliği temsil etmediği gibi söz sahibi de değildir.

BUNLARLA MÜCADELE ŞART

Tüm çabalarına rağmen seslerini duyuramadıklarını anlatan Önem, devletin resmi kurumlarına da yazılar yazarak Fatih Nurullahın kendileri ile ilgilerinin olmadığını bildirdiklerini söyledi. Önem, "Fatih Nurullah Elimi öpen cennete gider sözlerini sarfettikten sonra Cumhurbaşkanımıza bile bu zatla alakamız olmadığını yazdık" dedi. Şağbannın tacizini de lanetleyen Önem, çocuklara uzanan şeref yoksunu ellerle mücadelenin herkesin vazgeçilmez görevi olduğunu vurguladı.

Odacıların şeyhi

Sahte şeyh Şağban, tuhaf çıkışları ile basına sürekli malzeme oldu. Bugün Şağban üzerinden bazı siyasileri hedef tahtasına koymaya çalışan haber portalları, Cumhurbaşkanı Erdoğanı eleştirdiği dönemde çakma şeyhten övücü ifadelerle bahsetti. O portallardan biri de OdaTV. Soner Yalçının imtiyaz sahibi olduğu OdaTV, haberlerinde Eyüp Fatih Şağban için "Tarikat lideri", "Fatih Nurullah Efendi" ve "Uşşaki lideri" gibi ifadeler kullandı. Sahte şeyh, tarikat adabına aykırı olarak güncel siyasi olaylar konusunda yaptığı açıklamalarla da gündeme geldi.
Hassasiyetleri kaşıdı

Şağban, bugünlerde ısrarla AK Parti ile ilişkilendirilmek istense de 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç ay önce açıktan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanı hedef aldı: "Başkanlık sistemi falan diye de hiç zorlamasın Tayyip Bey. Zaten başkanlık sistemi var şu anda Türkiyede. Tayyip Beyin misyonu tamamlanmıştır. Vazifesini yapmıştır. Tayyip Bey bir şekilde desteklemek, onları ilerletmek gibi duygularla hareket ediyor ama burada çok çamlar da devriliyor yani." Şağban, toplumun sinir uçlarına dokunan açıklamalarda da bulundu. Fetullah Gülen gibi "Devletin kontrol mekanizmalarında var olalım" diyen Şağban, "1. Türkiye Cumhuriyeti son buldu, şu anda. 2. Osmanlı kuruluyor...", "Hele İslami devlet olsun, en güzel sarığı biz saracağız, en güzel cübbeleri biz giyeceğiz. Ayasofya açıldı. Sarık ve cübbe de... Vakti gelir" gibi provokatif ifadelerle gündeme geldi. Şağban, bugünlere gelinceye kadar daha pek çok tuhaf haberin öznesi oldu.

Mustafa Duran
Yeni Şafak

Yorumlar (0)
banner51
19°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 21 Eylül'de Açılmalı mı?
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 21 Eylül'de Açılmalı mı?
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 05:17
Güneş 06:43
Öğle 13:03
İkindi 16:29
Akşam 19:12
Yatsı 20:33