Danıştay Savcısından Tepki Çeken Başörtüsü Mütalaası

Danıştay bünyesinde: toplumu germeye, Eski Türkiye'yi geri getirmeye, hak ve özgürlük temelli hukuk anlayışını hayata geçirme konusunda ipe un sermeye meyilli bir yapının ayak izleri dolaşıyor sanki.

Bugün çeşitli basın yayın organlarında yer alan haberler vasıtasıyla, bir Danıştay Savcısı tarafından hazırlanan şuursuz mütalaadan ve o mütalaanın konusunu oluşturan fütursuz davadan haberdar olduk.

Halkın Kurtuluş Partisi adlı, fakat yapılana bakılırsa fikirlerinden ve faaliyetlerinden halkın korunması ve kurtarılması gereken bir parti Silahlı Kuvvetlerde başörtülü görev yapmayı mümkün kılan düzenlemenin iptali için dava açmış.

Açılan bu davanın yargılama sürecinde de Danıştay Savcısı sıfatını haiz (yazdığı mütalaa itibariyle özgürlük avcısı denmesi caiz) yargı mensubunun yaptığı mütalaa, baklayı ağzından çıkarmaya hazırlananların varlığını tescilliyor.

Daha geçen ay Danıştay'ın bir başka Dairesi tarafından Öğrenci Andı ile ilgili verilen kararla Türkiye'nin hem gündemi hem de yönü değiştirilmek istendi. Bir anlamda, "Yeni Türkiye" yolundan keskin bir U dönüşüyle "Eski Türkiye" rotasına çevirme denemesi yapılmıştı.

Şimdi de milletin imzası ve rızasıyla, siyasi iradenin bunları önemseyen çabasıyla yok edilen başörtüsü yasağını geri getirmenin, var edilen başörtüsü özgürlüğünü yok etmenin sinsi ardımları atılmak isteniyor.

Hiç kimse endişe etmesin. Vesayet hayali kuranlar da kusura bakmasın milletin elinden çıkmış 12 milyon 300 bin imza, içeriği vesayet ve varlığı rezalet olarak görülmesi gereken şuursuz mütalaaya da bu mütalaa ile açılmak istenen kulvarada pabuç bırakmayacaktır.

Danıştayı, yeni Türkiye iradesini akamete uğratmak isteyenlerin operasyon merkezi yapmak isteyen iradeye de, bu iradeye taşeronluk yapmaya teşne kitleye de hem Memur-Sen hem de millet olarak cevabımız bellidir.

Milletle, değerleriyle kavga edilmez; millete hizmet edilir.

Davayı açan Halkın Kurtuluş Partisi de o davada yazılan mütalaanın zihin kodlarını taşıyan vesayet kitlesi de şunu unutmamalı: Milleti test edenler, millet tarafından 15 Temmuzda derdest edildi... Artık ya kabul etsinler ya da sessizce kenara çekilsinler.

Unutulmasın ki milletimiz ne mücadelesiyle aldığı özgürlükten ne de Türkiye'yi demokratikleştirmekten vazgeçecek.

VESAYETİN TETİKÇİ CÜBBESİ, MİLLETİN EGEMENLİK CÜSSESİ KARŞISINDA KAYBETMEYE MAHKUMDUR.... https://t.co/XibZBRLg0p

Memur-Sen olarak Türkiye'nin demokratikleştirilmesine akıttığımız alınterimizi, millet iradesini ve egemenliğini korumak için bedel ödeyen gazi ve şehitlerimizi, inanç ve değerlerimizi yok sayan bu mütalaya karşı kapsamlı değerlendirmemizi yarın basın açıklamasıyla paylaşacağız...

Ali Yalçın
Genel Başkan