“Kuzey Irak’ta yapılan referandum sonrası bölgede herhangi bir ayrımcı hareketin başlaması, Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir”

Başbakan Binali Yıldırım, cuma namazını Kocatepe Camisi'nde kıldı, namazın ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin, Irak'ın Ankara Büyükelçisi Hişam Ali Ekber el-Alevi'nin Irak ziyareti ve Başika kampı ile ilgili açıklamalarını hatırlatması üzerine Yıldırım, "Sayın İbadi'den böyle bir davet gelmiştir. Bu konuda arkadaşlarımız içeriği, zamanlaması konusunda çalışıyorlar. Yapılacak bu ziyaret tabii ki önemli bir ziyarettir." ifadesini kullandı.

Başika konusunun gereğinden fazla gündeme getirildiğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Başika'daki askerlerimiz DEAŞ'la mücadeleye katılacak olanlara eğitim vermek üzere oradalar. Irak da DEAŞ'la mücadele ettiğine göre, burada eğitilen Ninova mücahitleri, muhafızları da bu işte önemli görev ifa ettiğine göre aramızda bu konunun mesele olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bölgede daha büyük sorunlar var. Kuzey Irak gayrimeşru referandumu, ondan sonra yaşanacak muhtemel gelişmeler var."

Türkiye'nin, PKK'yla yurt içinde, Irak'ın ve Suriye’nin kuzeyinde mücadele ettiğini hatırlatan Yıldırım, bu konularda yakın işbirliği içerisinde olunması gerektiğine işaret etti.

Başbakan Yıldırım, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) gayrimeşru, yok hükmündeki referandumundan sonra ilişkilerin Irak merkezi yönetimiyle daha da geliştirilmesinin istendiğini belirterek, şu görüşlere yer verdi:

"Bu kapsamda neler olabilir? Kapsamlı bir ekonomik, savunma, güvenlik işbirliği olabilir ve ayrıca bölgedeki sorunlar hakkında siyasi anlamda işbirliği olabilir. Irak'ın toprak bütünlüğü bizim için önemlidir. Sınırlarımızda statü değişikliği bizim kabul edilemez bir önceliğimizdir. Referandum sonrası bölgede herhangi bir ayrımcı hareketin başlaması, Türkiye'nin milli güvenlik meselesidir. Doğrusu Irak, bu referandumdan sonra Erbil'e, Süleymaniye'ye uçuşları durdurdu. Biz de buna paralel olarak uçuşlarımızı durdurduk. KDP'nin buradaki temsilcisinin geri gelmemesini istedik. Ayrıca Irak'la bizim askerlerimiz ortak tatbikat yapıyorlar ve daha başka bundan sonra alınacak tedbirlerimiz de var. Bunun, Sayın Cumhurbaşkanımız aslında ipuçlarını verdi. Bunlar hazırlıkları tamamlandıkça kademe kademe devreye girecek."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İran'a yaptığı ziyareti anımsatan Yıldırım, İran'la da Kuzey Irak'taki gelişmeler üzerine işbirliği ve koordinasyon konusunda mutabakata varıldığını aktardı.

IRAK'IN KUZEYİNE YÖNELİK YAPTIRIMLAR

Mutabakatın PKK'ya yönelik ortak mücadeleyi de içerdiğine dikkati çeken Yıldırım, şunları ifade etti:

"İran'ın Kuzey Irak'la, merkezi Irak'la kapısı var, 9 tane kapısı var. Bu kapıların sadece 4 tanesi Kuzey Irak'a açılıyor, 5 tanesi Irak merkezi yönetiminin kontrolündeki bölgeye açılıyor. Bizim ise sadece bir kapımız var. Aslında bir kapı daha var, Üzümlü, ama çok yerel, oradaki yerel ihtiyaçlar için son zamanlarda açtığımız kapı. Çok sınırlı kullanılıyor. Habur hem Kuzey Irak hem merkezi hükümetin kontrolündeki alana hitap eden, hizmet eden bir kapı. Tabii ki Irak burayı kapatma hakkına sahiptir. Bu konuda Irak'ın hükümranlığı altında bütün kapıların kapatılmasına biz saygı gösteririz ama bizim teklifimiz gerek Kuzey Irak'ta yaşayan Türkmen, Kürt, Arap kardeşlerimizin gerekse Irak'la olan bütün ticari ve taşımacılık faaliyetlerimizin zarar görmemesi için yine Habur'un biraz batısında Fishabur denen veya Ovaköy dediğimiz sınır kapısının faaliyete geçirilmesi. Bunu teklif ettik, bu konuda da Irak'tan destek istiyoruz. Bütün bu konuları kapsamlı bir şekilde ele almak için tabiatıyla Sayın İbadi ile bir araya gelmekten memnuniyet duyacağım."

Başbakan Yıldırım, Bağdat'a davet edildiğini aktararak, ziyaretin zamanıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak'ın kuzeyine yönelik yaptırımlar çerçevesinde hava sahalarının ve sınır kapılarının kapatılacağını açıkladığını hatırlatması üzerine Yıldırım, atılacak adımların planlamasının ve hazırlıklarının yapıldığını, gerektiğinde de bu adımların atılacağını vurguladı.

Yıldırım, gerekli adımların bugüne kadar atıldığını, bundan sonraki adımların da atılacağını, bundan da hiç kimsenin endişesinin olmamasını istedi.

Başbakan Yıldırım, "Türkiye'nin hedefi Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt kardeşlerimiz, din kardeşlerimiz değildir, Türkmenler değildir, Araplar değildir. Ezidiler, Asuriler, her türlü etnik grup orada rahatça yaşamalıdır. Onların geleceğini karartmak gibi bir düşünce asla söz konusu değildir. Bizim derdimiz oldubittiyle, burnunun doğrultusunda, kişisel ihtirasları için karar alanların, bu kararın karşılığını görmesidir. Onun dışında başka bir amacımız yoktur." diye konuştu.

Bir gazetecinin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in istifa edeceği yönündeki iddiaları hatırlatması üzerine Yıldırım, "Kim söylüyor? Dedikoduya göre amel edilir mi?" karşılığını verdi.

Başbakan Yıldırım, cuma namazının ardından cami bahçesinde kurulan Türk Kızılayı standına geçerek yelek giydi ve hazırlanan aşureyi vatandaşlara dağıttı.

Vatandaşlarla bir süre sohbet eden Yıldırım'a, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Ankara Valisi Ercan Topaca ve Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık eşlik etti.