ÖĞ-DER olarak geçen ay kitap incelemeleri yaptık önümüzdeki günlerde raporu yayınlanacak, görülen o ki daha önceki ders kitapları incelemelerimiz dikkate alınmış ve büyük oranda düzeltmeler yapılmıştır. Emeği geçen başta Talim Terbiye Kurulu  ile Millî Eğitim Bakanlığı yetkililerine, yayınevlerinden öğretmelerimize kadar emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

            Ancak bu yeterli değildir. Çünkü, Millî Eğitimde sorunlar azalacağına artarak devam etmektedir. Öğretmenlerimiz veli  ve öğrenci karşısında ciddi itibar kaybına uğratılmış, geçim kaygısına düşürülmüş ayrıca eğitim öğretim görevinin yanı sıra onlarca resmi evrakı doldurmak mecburiyetinde bırakılmıştır. Öğretmen açığı devam etmekte, okul idareleri eğitimin seviyesini yükseltmek yerine içi boş evrak işleri ile meşgul olmaktadırlar. Avrupa Birliği eğitim muktesebatıyla  batıya teslim edilen eğitim sistemi adeta ıslahı mümkün olmaz bir hal almıştır. Neticede bu eğitim sisteminde nicelik ve nitelik bakımından işe yarar yeterli insan yetişmemiştir.

Eğitimin asıl gündemi  haftalarca bir Papaz, kuru soğan ve patates haberlerine kurban  edilmiştir ki, 23 Ekim 2018 tarihinde “2023 Eğitim Vizyonu” isimli belgede açıklanan şeklî kararlarla mevcut eğitim sistemindeki sorunlar çözülemez.  Eğitim öğretimde asıl sorun muhteviyattır. Eğitimin içeriği  millî ve manevi değerlere göre düzenlenmezse yapılan düzenlemelerden bir şeyler  beklemek mümkün değildir.

            Başkanlığın nezaretinde sayın Selçuk ve ekibi tarafından hazırlanan 2023 eğitim vizyonu giriş kısmında yapılan açıklamalarda, yıllardır ÖĞ-DER’in önerdiği doğrulardan bahsedilmekte fakat nasıl uygulamaya konacağı ve çözüm üretileceği ile ilgili bilgi verilmemektedir. Eğitim vizyonunun en büyük eksikliğide budur.

            Bu da eğitim camiamıza "Dağ fare doğurdu" görüntüsü vermiştir. Burada madde madde madde sayacak olsak; AB normları, okul durumları,yaklaşımları, yabancı dil öğretimi, öğretmenlere yönelik vizyon açıklaması bizleri tatmin etmemiştir.

Hamdi SÜRÜCÜ

ÖĞ-DER GENEL BAŞKANI