CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun eğitim danışmanı Ali Taştan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 100 günlük eylem planıyla ilgili olarak, ‘‘Genel olarak 100 günlükeylem planına baktığımızda, AKP öncesi var olup AKP iktidarı ile tahrip edilen uygulamalara dönme sinyalleri veriliyor. 100 günlük eylem planı eğitimcileri mutlu etmemiştir’’ dedi.


Taştan’ın yaptığı analiz şöyle:

 Seçim öncesinde vaat edilen 3600 ek gösterge ya da öğretmenlerin çalışma yaşamına ilişkin herhangi bir iyileştirmeye yer verilmedi.
  100 günlük eylem planının ilk maddesinde “eğitimin içeriği konusuna hassasiyetle durulacağı” belirtiliyor. Bu ifade 16 yıllık iktidar döneminde eğitimin içeriği hususunda hiçbir şey yapılmadığının ya da yanlış yapıldığının itirafıdır.
Bir yandan LGS yerleştirmeleri nedeniyle liselerin bir kısmı ikili öğretime geçecek deniyor, diğer yandan Cumhurbaşkanı tam gün eğitim yapan okul oranını yüzde 68’den yüzde 71’e çıkaracağız diyor. Bu iki açıklamanın da tutarlı bir yanı görünmüyor.
 Her okula bir polis projesi. Okullarda güvenlik sorunu son 16 yılda katlandı. Ancak okul içerisine polis görevlendirerek bu sorunu çözemezsiniz. Okulda korumaya çalıştığınız çocukları okul dışında kim koruyacak? 
Yabancı dil eğitimindeki başarısızlıktan bahsedildi. Bu ifade de itiraf niteliğindedir. 16 yılda ne yapıldı. Hiçbir şey. Tek hedef eğitimi dinselleştirme oldu. Başarısızlığın tamamı AKP’ye aittir. 
 Öğretmenlerin yüksek lisans yapma oranını artırma hedefi çok olumludur. AKP öncesi okuyan öğretmenlere mazeret tayini hakkı veriliyordu. AKP bu uygulamayı kaldırdı. Aslında öğretmenlerin yüksek lisans yapmasının önüne set AKP tarafından çekildi.
20 bin öğretmen 


Eğitim uzmanı Alaaddin Dinçer de şunları söyledi:

En çarpıcı olanı yeni 20 bin öğretmen atamasının daha yapılacak olmasıdır. Bu olumlu bir gelişme olmakla birlikte atamaların 2019 yılına sarkmadan yapılması doğru bir adım olacaktır. 
Okulöncesi eğitimin ilk 100 günde çağ yaş grubu için okullaşma oranının yüzde 100’e ulaşacağının gerçekleşecek olması çok önemli ve yerinde bir adım olacaktır. 
 Tam gün eğitime geçiş oranının yüzde 68’den 71’e çıkarılacağının açıklamada yer alan halinden, halen yapımı devam eden dersliklerin öğretimin başlama tarihinde hizmete hazır hale getirileceğini anlıyoruz. 
Okulöncesi eğitimden üniversiteye kadar her öğrencinin ilgi, yetenek ve becerilerinin gelişimini izlemek ve yönlendirmek için yeni bir sistemin kurulması. Yıllardır dile getirilen ancak tam olarak gerçekleştirildiği hiçbir dönem görülmemiş bir sorun yeniden masaya yatırılıyor.
Bu dört konu dışındaki konu başlıkları söylenmiş olanların tekrarıdır.


EĞİTİM-İŞ: Gerçeklerden uzak

Eğitim İş Sendikası’ndan yapılan açıklamada da, ‘’Programı açıklayan Cumhurbaşkanının; bugün diken üstünde oturan ve istediği liseye yerleşemeyen 100 binlerce öğrenci ve velilerinden bahsetmemesi, ‘Meclis kapanmadan önce öğretmenlere ve diğer çalışanlara 3600 ek gösterge düzenlemesi yaptık’ sözlerine rağmen bunun 100 günlük programda yer almaması, eğitimin ve eğitim çalışanlarının mesleksel ve kurumsal sorunlarından bahsedilmemesi, programın eğitimin sorunları gerçeğinden ne kadar uzak olduğunu ortaya koymaktadır’’ dendi.

Cumhuriyet