Terör örgütü PKK ilk saldırısını 17 Ağustos 1984’te Eruh’ta gerçekleştirdiğinde dönemin Başbakanı Turgut Özal, “Üç, beş çapulcunun marifeti!” demişti.

Bu söz bir tutum haline dönüştü ve hafife alınan terör örgütü bugün küresel güçlerin, Amerika Birleşik Devletleri’nin, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin hatta Rusya’nın desteği ile Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit edecek noktaya geldi. Yüz milyarlarca lira maddi kayıp ve binlerce şehit, masum sivilin, kadın ve çocuğun ölümüne sebep oldu. Hala Irak ve Suriye topraklarında ABD’nin de desteğiyle ülkemizin topraklarında katliamlarına devam ediyor. Çıkardığı yayın organları, medyasıyla, kontrol ettiği derneklerle kara propagandasını sürdürüyor.

Şimdi aynı tehlike Fethullahçı Terör Örgütü ile ilgili mücadelede söz konusu. Fethullahçı Terör Örgütü ise yine Amerika ve Avrupa Birliği ülkeleri tarafından destekleniyor, korunup, kollanıyor. Tıpkı PKK gibi Türkiye’ye karşı açıkça kullanılıyor. Yurt içinde ise zaman zaman gereksiz bir abartı, zaman zaman hafife alma göze çarpıyor. Her ikisi de tehlikeli. Özellikle 24 Haziran seçimlerine doğru giderken kampanyalarda FETÖ suçlaması ilk sırayı alıyor. Herkes birbirini FETÖ’cülük, FETÖ kontrolünde hareket etmekle suçluyor.

FETÖ elebaşı ne olacak? 

Evet, özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nde özellikle “ankesörlü hat” operasyonlarında birlerce ordu mensubunun FETÖ’nün “mahrem imamlarıyla” görüştüğü ortaya çıkıyor. Yılbaşından bu yana binlerce kişi gözaltına alındı. 500’den fazla itirafçı çıktı. Dikkat ederseniz benzer çalışma Anadolu kentlerine de sıçradı ve değişik illerden gözaltı haberleri geliyor.

Bu FETÖ’nün kripto yapısının hâlâ faal olduğunu gösteriyor. Bu nedenle 24 Haziran seçimlerine doğru giderken seçime girecek Cumhurbaşkanı adayların “FETÖ ile mücadele stratejisini” topluma açıklamaları gerekir. Bunu yaparken, FETÖ elebaşının Amerika’dan iadesinin istenmesinden başlayarak kamu kurum kuruluşlarında ve TSK’daki temizliği nasıl gerçekleştireceklerini açıklamalılar. Elbette, FETÖ’nün kumpasıyla ortaya çıkan bir mağdur grubu var.

Suçsuz yere görevinden çıkarılan, görevlerine iade bekleyen insanlar var. FETÖ’cü olduğunu bilmeden komşusuna verdiği “wifi şifreleri” nedeniyle mağdurlar olanlar gibi dosyası açılmamış olanlar var. Unutulmamalı ki, 15 Temmuz gibi bir alçaklığı dünya tarihinde hiç bir ülke yaşamamıştır. PKK ile mücadeledeki yanlışa düşmemek için devleti yönetmeye aday olanlar 34 yıl önce PKK ile mücadelede düşülen hatayı tekrarlamamak için FETÖ ile mücadele stratejilerini açıklamalı…