Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cağfer Karadaş,  toplumda deizm ve ateizmin yaygınlaştığına dair iddiaların kamuoyunda yer aldığını anımsatarak, bu durumun bir algı ya da gerçeklik olduğunun anlaşılması gerektiğini belirtti.

Ancak bunun tespiti için çok yönlü çalışma yapılması ihtiyacının altını çizen Karadaş, Din İşleri Yüksek Kurulunun, iddialara yönelik inceleme yaptığını ancak açık ve net bir tespit bulamadıklarını söyledi.

Karadaş, toplumda deizm ve ateizmin yaygınlaştığına dair iddiaların, algı oluşturmak amacıyla gündeme getirildiğine dikkati çekerek, "Özellikle Diyanet, ilahiyat ve imam hatip okulları üzerinde yoğun bir yıpratma propagandası yapılmaktadır. Bu gündemin de böyle bir politikanın bir parçası olma ihtimalini düşünmeye değer buluyorum. Bununla birlikte bu şekilde tek bir vaka bile olsa, şayet varsa bunun üzerinde düşünmemiz ve çözüm yolları aramamız gerekir." diye konuştu.

 "Kamuoyuna yansıtmayı yanlış buluyorum"
Kurum ve kurulları yıpratmadan sorunlara çözüm bulunması gerektiğini belirten Karadaş, şöyle devam etti:

"Toplumda bir olgu veya olayın tespitini yaparken baktığımız yer çok önemlidir. Bir cuma vakti, camilerdeki cemaat sayısında görülen artış, gençlerin camiye ilgisi, caminin toplumda merkezi bir yer alması gibi görüntüler, toplumda dindarlaşma eğiliminin yüksek olduğu izlenimini verir. Caddelere ve alışveriş merkezlerine baktığımızda oralarda da çok büyük kalabalıklar olduğunu ve insanların cumaya ilgisiz davrandığını görürüz. Buradan hareketle de dinden uzaklaşmanın çok yüksek olduğu izlenimine kapılabiliriz. Her iki izlenim de gerçeği tam olarak yansıtmaz.

İmam hatip okullarındaki bazı öğrencilerin dini konulardaki bazı tereddütlerinden yola çıkarak 'imam hatiplerde deist eğilimler artıyor' gibi bir izlenimi kamuoyuna yansıtmayı gerçekçi bulmadığım gibi yanlış buluyorum. Bunun için öncelikle ciddi alan araştırmaları yapmak lazım. Birkaç kişinin bir araya gelerek veya birkaç öğrenciden edinilen izlenimle hemen acele bir sonuca gitmek, ne dini açıdan ne de bilimsel bakımdan sağlıklı bir yaklaşım olur."