MEB Müsteşarından Liseye Geçiş Sistemiyle ilgili Flaş Açıklamalar geldi.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, "2013'de kurguladığımız sisteme devam ediyoruz. Bu uygulama devam edecek sınav uygulamasını minimize edeceğiz. Sınav kapsamını azaltmak istiyoruz. Velilerin sisteme güvenmeleri lazım." dedi. 

 

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, Habertürk TV'de Açık ve Net programında Kübra Par'ın sorularını yanıtladı. Milli Eğitim Bakanı Müsteşarı Yusuf Tekin sistemin bu kadar sık değişmesiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: Şöyle bakmak lazım olaya; Eğitimdeki değişiklikler öyle pat diye yapılan değişiklikler değil, altyapısı hazırlanarak yapılan değişiklikler.Bizzat benimde içinde bulunduğum süreçte biz 2013 yılında liselere geçişte sınavın olmadığı, sınav baskısının olmadığı bir düzenleme için yola çıkıyoruz dedik.Zaman içerisinde aslında yaptığımız şeyde buydu.

Liselere geçişte sınav uygulamasını tamamen kaldıran bir lise düzenlemesi düşünüyorduk ve TEOG modelini de açıklarken de nihai amacımızın da bu olduğunu defalarca konuştuk. şimdi geldiğimiz nokta da aslında o politika ile bir süreklilik var. Değişen tek şey sadece ve sadece belli liseler için sınav getirmek. Böyle baktığımızda 2013 noktasında başlatığımız süreç bir devamlılık arz ediyor. 2013 de hedeflediğimiz yere gelmiş olacağız. zamanla geriye kalan yüzde 10 luk nokta da aynı yere gelebileceğimizi ümit ediyorum. T

EOG'DA BİR SINAV YAPMIYORDUK

Biz bütün süreci her dönem, her sınav döneminde, her eğitim öğretim sürecinin başında, öğretmen arkadaşlarımızla, öğrencilerimizle alan araştırmalarıyla zenginleştirerek , geri dönüşümler alarak devam ettiriyorduk.TEOG'la ilgili sıkıntımız şu: aslında hiç arzu etmediğimiz halde, kamuoyu bunu bir liselere geçişte bir sınav olarak algıladı ve bu bizim başlangıçta söylediğimiz hedeflerle tamamen çelişen bir uygulamadır. TEOG da bir sınav yapmıyorduk sadece çocukların okulda ders geçmek için girdikleri yazılılardan bir tanesinin sorularını biz gönderiyorduk ki Türkiye genelinde objektif eşit bir ölçme değerlendirme geliştirebilelim diye. Yani aslında liseye geçişte bir sınav yoktu ama bu olay sanki bir liseye geçiş sınavı gibi algılanmaya başladı. Bu algıyı kaldırmak için liselerin yüzde doksanında bu uygulamayı başlatmış olduk.

"EĞİTİMİ ÇOCUKLARIMIZI SINAVA HAZIRLAMAK ÜZERİNE KURMUYORUZ"

Biz okullarımızın, öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin performasını Türkiye'nin her tarafında aynı kriterle ölçebilecğeimiz bir sistem geliştirmeye çalışıyoruz. TEOG kaldırıldı ama açık uçlu sorular devam edecek fakat bunu liseye geçişte bir done olarak almayacağız artık. Biz okullardaki eğitimi çocuklarımızı herhangi bir sınava hazırlamak üzerine kurmuyoruz. Biz çocuklarımızın okulda elde ettiği kazanımları ne ölçüde aldıklarını, bunlardan neler elde ettiklerini görmeye çalışıyoruz.

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ NASIL SAĞLANACAK?

"Türkiye'nin herhangi bir Anadolu Lisesi'ndeki öğretmenimizle, İstanbul'daki bir öğretmenimizin o okUla atanma koşulları mezun oldukları okullar, formasyonları neredeyse standart. Bizim okullarımız da donanım olarak standart donaımızın var. İstanbul'daki liseyle Anadolu'daki lisede donanım açısında fiziksel açıdan fark yok. Kamuoyunda okullar arasındaki farklılığı oluşturan husus, okullar arasında başarı sırasına göre yapılan değerlendirmeler. Siz aynı başarı gurubundaki öğrencileri herhangi bir sınıfa toparlarsanız eğer otomatik olarak başarılı öğrenciler orda olur. Başarılı öğrencinin gitmesine izin vermediğiniz başka bir lisede başarısızlık imajı oluşur.Biz iyi öğrencilerin bütün sınıfı yönlendirebilecekleri bir sistemi arzu ediyoruz. Böylelikle okullar arası bu başarı skalası kendiliğinden değişmiş olacak. Bütün okullarımızda her düzeyde öğrenci bulunsun istiyoruz"

EVE EN YAKIN OKUL NASIL BELİRLENECEK?

"Şöyle bir algı var: Sanki herhangi bir ilçe örneğin Beşiktaş bir eğitim bölgesi olacak Beşiktaş'taki bütün öğrenciler oraya gidecek gibi. Bu kesinlikle doğru değil. Eğitim bölgesi planlaması asla yapmıyoruz. Biz her lisenin etrafında bi daire oluşturuyoruz. Birincisi, ev üzerinden ikamet üzerinden bunu yapıcaz. İkincisi, çocukların gittikleri ortaokulların üzerinden her liseye belli mahallerdeki sokaklardaki, belli caddeler ve belli ortaokullar her liselerle ilişkilendirilecekler ve liseler sadece ordaki öğrencileri alcakalar.Biz ilçe bazlı düşünmüyoruz, liselerimizi mahal olarak alıyoruz.

"EVİNE YAKIN OKULU BEĞENMEYEN ÖĞRENCİLER UZAKTAKİ OKULLARA GİDEBİLECEKLER. YANİ KİMSE İSTEMEDİĞİ OKULA GİTMEK ZORUNDA KALMAYACAK"

"9 okulu belirlerken sınavla öğrenci alan okullar bu kategorinin dışında bir kere. Sınavla öğrenci alan okullar dışında diğer okulları bölge olarak, mahalle olarak ve ortaokul olarak birbiryle ilişkilendirip her öğrenciye her ortaokula veya bir mahalleye 9 tane her okul türünden okul tercihi sunucağız ve her okul türünden 5 tercih yapmasını arzu ediceğiz. Bu tabloda çocuklar 5 tercihi doldurmak zorundalar. Çocuklarımız 5 tercihi yaptılar ve istemedikleri bir okul türüne yerleştiler ondan sonra bizim 2. süreç, nakil süreçleri ve ek yerleştirme süreçleri başlayacak. İstediği okul türüne yerleşemeyen ya da yerleştiği okul türünü beğenmeyen kişiler için biz yine boş kontenjanlarımızın kaldığı okul türünden ilerleyen aylarda, ağustos ayında çocuklarımızın önüne bir seçenek sunucağız. Ben bu okulda okumak istemiyorum diyen çocuğa biz istediği okul türünden başka bir okul önericez ama bu kez bizim boş kontenjan kalan okullarımızdan vericeğiz bunu. Bu kez belki adresine yakınlık sırasında çemberin dışında kalan bir okulu önericeğiz."

"ÖĞRENCİLERE MECBUREN İMAM HATİP YOLU GÖZÜKMEYECEK"

Bizim şu anda meslek liselerinde toplam ortaöğretim öğrencilerin %43 ü meslek lisesine gidiyor. %12'si imam hatibe gidiyor. Bu çocuklar isteyerek gittiler oralara. Çocuklarını imam hatibe ya da meslek lisesine göndermek isteyenler oralara gönderiyorlar. Bu öğrencilerin oraları tercih edeceğini kabul etmemiz gerekiyor. Şu önkabul çok yanlış 'kimse çocuğunu meslek lisesine göndermek istemiyor, imam hatip istemiyor.' Bu sahayı görmemek anlamına gelir. Pek çok insan öğrencilerini imam hatip ya da meslek lisesine göndermek istiyor. Böyle bir talep var.

347 bin civarında Anadolu Lisesi kontenjanımız var . 2018 eğitim öğretimde hayata geçicek 10.400 lise dersliğimiz var. 200 binde özel okul dersliğimiz var. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden neden soru sorulduğuyla ilgili Tekin: Çünkü biz temel kurgumuzu ortaokulda ki eğitim üzerine yaptık. Temel dersler her neyse biz o derslerden soru sormak için kurguladık. Haftalık ders saatleri üzerinden ağırlık yaptık. Anayasal bir derstir. Muaf olan öğrenciler ise farklı alternatifler olacak. ifadesini kullandı.

Öğrencilerin daha büyük bi strese girmeyeceklerini belirten Yusuf Tekin: Sınava giren çocuklar (TEOG)belki de bizim yüzde onluk olarak tanımladığımız okullardan daha düşük okullara giriyorlar. Şimdi biz geriye kalan okullar için öğrencilere bi alan açıyoruz ve garanti veriyoruz siz seçtiğiniz okul türüne ve erişim olarak sınav olsaydı eğer gideceğiniz okuldan çok daha yakın daha rahat bir lise alternatifini size sunuyoruz.Veliler %10 luk sisteme giremeyeceğini düşündüğünü çocuklarını sınava sokarak o stresi yaşatmayacaklar. Belki öğrenciler ilk yıl sınava girmek isteyebilir ama ilerleyen yıllarda azalacaktır.

"ÇOCUKLARINI İMAM HATİBE GÖNDERMEK İSTEYENLER ÜZERİNDEKİ BASKIYI KALDIRDIK"

28 şubat öncesinde Türkiye'de ortaöğretimde devam eden öğrencilerin yüzde kaçı İmam hatibe gidiyordu. Bugün yüzde kaçı gidiyor orantıyı böyle kurmak lazım. O zamanlar % 11-12 civarı imam hatibe gidiyordu şimdi de bu oran %12 ye yakındır. Böyle baktığımızda kesinlikle herhangi bir şekilde bir yönlendirme söz konusu değil. Çocuklarını imam hatibe göndermek isteyen veliler üzerindeki baskıyı kaldırdık.

"İMAM HATİPLEDEKİ BAŞARI ÖNCEKİ YILA GÖRE DAHA FAZLA"

İmam hatiplerin kontenjanı boş kaldığı için TEOG'u kaldırıyorlar eleştirisinin haklılık payı olmadığını belirten Tekin: Tam tersine çocuklarını imam hatibe göndermek istedikleri halde gönderemeyen velilerin şikayetleriyle karşılaştık. İmam hatiplerde ki başarı bir önceki yıla göre daha fazla. Cevapladıkları net sorulara göre söylüyorum bunu. YUSUF TEKİN BİR BABA OLARAK ÇOCUKLARINI BU SINAVA SOKAR MI? Evime çok yakın bir okula çocuğumu yerleştirme garantisi verilse asla hazırlamam sınava.

"VELİLERİN SİSTEME GÜVENMELERİ LAZIM"

2013'de kurguladığımız sisteme devam ediyoruz. Bu uygulama devam edecek sınav uygulamasını minimize edeceğiz. Sınav kapsamını azaltmak istiyoruz. Velilerin sisteme güvenmeleri lazım.

Habertürk