Çalışma uzun soluklu bir çabanın ürünü. Sendikalar, bir grup akademisyen, hukukçu, eğitim bilimci ve en önemlisi sahadaki müdürlerin olduğu bir grup TÜİK rakamlarını ve deneyimlerini ele alarak ülkedeki okulların parmak izini çıkarmaya çalıştı. 18 kişiden oluşan akademik kurulun da yer alacağı bu ekip bundan sonra da haftada bir toplanıp değerlendirme yapacak. Bu çalışma her okulu tek tek bulunduğu yere, öğretmenine, öğrencisine ve başarısına göre puanlayıp sıralayacak. Okulların ilçesine, iline ve ülke geneline göre gelişimlerinin tablosu oluşacak. Sonuç olarak bir anlamda her okulun parmak izi çıkartılacak.

‘NASIL BAŞARDINIZ’ SORUSU
Bu konuda en önemli adımlardan biri de dört ay önce atıldı. İmkânları kısıtlı olmasına rağmen gittikleri yerde başarı hikâyesi yazan, okullarını ileriye taşıyan Türkiye’nin farklı illerindeki 150 okul müdürü bakanlığa davet edildi. Üç gün boyunca “Bu okula niye talip oldunuz? İmkânlarınız kısıtlı olmasına rağmen nasıl başardınız? Ek bütçe mi aldınız? Öğretmenleri mi değiştirdiniz? Farklı bir sistem mi uyguladınız?” sorularının yanıtları arandı, ‘Bir okul nasıl dönüşür’ün hikâyesi dinlendi. Bu müdürlerin kişisel başarıları ve heyecanlarının diğer yöneticilere de nasıl yansıtılacağı uzun uzun konuşuldu.

Daha sonra da okullar için 50 kriter belirlendi. Eğitim fakülteleri ile bir anlaşma imzalandı. Akredite olan vakıf ve derneklerle işbirliği yapılarak öğretmenlerin eğitimi buna göre planlandı.

 


HER OKULA FARKLI BÜTÇE
‘Okul Profili Değerlendirme Çalışması’nda, sınıflarda akıllı tahtalarda hangi bilginin ne kadar arandığı, hangi öğretmenin sınıfında ne kadar bilgiyi paylaştığı da ortaya çıkacak. Okulların avantaj ve dezavantajlarına göre öğrenci başına alacakları bütçe de farklı olacak. Tüm bu sonuçlar öğretmenlerin hizmet içi eğitimde hangi alanlara öncelik verileceği, kütüphaneye ne kadar yatırım yapılacağı, kaynak aktarımları ve öğretmen atamalarında da kriter olacak.

PİLOT ÇALIŞMA AY SONU
Okulların MR’ı olarak nitelendirilen bu projenin pilot çalışması ay sonunda bitiyor. Bu çalışma sonrası ihtiyaçlar belirlenerek sistem yaygınlaştırılacak ve öğretmen eğitiminin yol haritası belirlenecek. Okullar bir izleme ve takip sistemine girecek. Sistem şu anda hazır. E-okuldaki tüm veriler de kullanılacak. Veri madenciliği ile ilgili bir ekip kuruldu. Her okulun ay ay analizi yapılacak. Okullar hangi parametrede, nerede olduklarını görecekler.

VELİLER İLK YILLARDA SIRALAMAYI BİLMEYECEK
Her ne kadar Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu projenin ‘karşılaştırma, rekabete sokma, yarıştırma değil, geliştirme’ olduğunu vurgulasa da veliler, bu sıralamayı öğrenmek için çaba gösterecek. Ancak ilk etapta okulların bu durumlarını sadece bakanlık ve okul müdürleri bilecek, velilere bildirilmeyecek. Okullar arası farklar azaldığı zaman bu puanlamalar velilere de açık olacak. Sistemdeki açıklar kapanıp, okullar arası farklar azalınca veliler çocuğunu göndermek istediği okulun tüm datalarını takip edebilecek.

NELERE BAKILACAK?
Anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liselerin ilçe, il ve Türkiye’ye göre durumlarının tablosu çıkarılacak. Her kriter bir puana eşdeğer olacak. Okulun bulunduğu bölge, öğrenci başına düşen alan, bahçesinin büyüklüğü, ulusal ve uluslararası projeleri, sınav başarıları, ücretli ve kadrolu öğretmen sayısı, öğretmenlerin çalışma süreleri ve lisansüstü, doktora eğitim oranları, internete ulaşımı, akıllı tahta kullanım durumu, TÜBİTAK ve bilimsel araştırma sayıları, uluslararası spor alanlarında alınan madalya sayısı, spor kompleksi, yüzme havuzu, yeşil alanın büyüklüğü, kütüphanesinin büyüklüğü kriter olarak okul puanlarını etkileyecek.

Nuran ÇAKMAKÇI / Hürriyet