Eğitimciye uygulanan şiddet ya da psikolojik baskı ile ilgili gün geçmiyor ki medyada haber çıkmasın.Ya bir veli tarafından, ya bir öğretmene saygıdan nasibi olmayan öğrenci ya da bir başka meslekten kendini bilmez biri eliyle.. Ancak işi çalıştığı kurumda işlerin hukuka uygunluğunu denetleyen kanun ve mevzuata uymayan iş ve işlemler yapanlar ile ilgili işlem yapmakla görevli birisine ait psikolojik baskıyı da ilk defa görmüş olduk.
Kağıthane Hasdal Ortaokulunda çalışan öğretmen eşinin yaşadığı sorunları bahane ederek ben "Maliye Müfettişi" diyerek mesleğinin saygınlığı üzerinden okul müdürü T.K'ı baskı altına almaya çalışan müfettiş M.G'dan bahsediyoruz.

CİMER'e yapılan şikayet üzerine öğretmen eşi B.G ile ilgili yapılan soruşturma hakkında; soruşturmanın doğası gereği bilgi vermeyen-ki muhakkik kendisi değildir- Sayın Maliye müfettişimiz, "Bu işin peşini bırakmayacağız" diyerek aba altından sopa göstermesi meslek etiği açısından doğru olmadığı gibi kanunen de suçtur. Bunu en iyi bilmesi gereken Sayın Müfettiş M.G, öğretmeni sahipsiz sanmış olmalı ki bir taraftan eşi, diğer taraftan kendisi, şikayetçi veli ile okul yöneticileri ve öğretmenleri, soruşturmayı etkileyecek şekilde yönlendirmeye çalışıyorlar.

Ne WhatsApp'tan atılan iletiler yoluyla subliminal mesajlar vererek tehdit edilen öğretmenler ne de okul yöneticisi arkadaşlar sahipsiz değildir. Üyelerimizin yayınında olduğumuzu ve hukuki anlamda her türlü desteği sunacağımızı açıkça belirtmek isteriz. Bu kararlılığımızdan da kimsenin şüphesi olmasın. 
Geçen yıl benzer şikayetler olduğunda "empati yoluyla çözün" denilerek şikayetlerin üzerini kapatmayı başarmış olmanız sizi cesaretlendirmesin. Artık bardak taşmıştır; bu saatten sonra bu ihtimalin olmadığının da bilinmesini isteriz.

İdris ŞEKERCİ

Eğitim Bir Sen İstanbul 6 Nolu Şube Başkanı