Son günlerin gündemi en çok meşgul eden öğretmen-veli diyalogunda haklarımızı ne kadar biliyoruz?

      Okullarımızda öğretmenlerimiz ne yazık ki veli ve öğrenci tarafından çeşitli yollar ile şiddete maruz kalabiliyor. Bu şiddet kimi zaman fiziksel kimi zaman mobbing (bilinçli yıldırma) şeklinde kendini gösteriyor. Daha önceki yazımda mobbing konusunu detaylıca örnek üzerinden ele almıştım. Şimdi bu yazıda başına benzer durum gelen sevgili öğretmen arkadaşlara yol göstermesi açısından mahkeme kararı ile hukuki yollardan hakkımızı nasıl aramamız gerektiği konusunda bilgilendirme yapacağım. 

Kamu kurumlarında memurların en çok yaşadığı olumsuz hadiseleri şu şekilde sıralayabiliriz;

 

1-    Tehdit Suçları

 

         Tehdit; Türk Ceza Kanunu (TCK) 106. maddesinde düzenlenmiş olup bu madde ile kişilerin hayatı, vücut ve cinsel dokunulmazlığına karşı bir saldırı gerçekleştireceğini söyleyen kişi hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Tehdit suçu için yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesi olmakla birlikte görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

      Günlük hayattan birkaç örnek verecek olursak; tartışma esnasında bir velinin öğretmene     "bunu senin yanına bırakmam" , " bu iş burada bitmedi, hesaplaşacağız" , " kendine dikkat et sana bir şey olabilir" , "bu okulu başına yıkarım" , sözleri olayın durumuna göre tehdit olarak kabul edilebilir.

 

2-    Hakaret Suçları

      Hakaret; Türk Ceza Kanunu (TCK) 125. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanuni düzenlemeye göre bir kimsenin şeref ve saygınlığını ihlal edici davranışlarda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mağdurun kamu görevlisi olup hakaret kişiye kamu görevinden dolayı yapılırsa fail bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

     Yine bu durum için açıklayıcı olması bakımından örnekleme yaparsak; velinin öğretmene yönelik “senden öğretmen olmaz” , “senin kadar adi bir öğretmen olmaz olsun” , “suratına tükürmek gerek” , “şerefsiz” gibi sözleri hakaret suçu olarak değerlendirilir. Bu hakaretlerin alenen herkesin içinde yapılması durumunda verilecek ceza altıda bir oranında artırılır. Sınıf, koridor ve okul bahçesi gibi yerler aleni sayıldığından verilecek cezalar artırımlı olarak uygulanır.

      Tam burada konuya örneklik olması için Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/969 esas no’lu kararını incelemenizi istiyorum. Olay, okul koridorunda velinin okul müdürüne alenen hakaret içeren sözler sarf etmesi ile başlamış ve devamında yapılan yargılama sonucu, suçu sabit bulunan veli ceza almıştır. Yapılan yargılama sonucunda ilgili veli 11 ay 20 gün ile cezalandırılmasına, daha önce kasıtlı bir suçu olmaması ve mahkemede iyi hal nedeniyle hükmün açıklanması geriye bırakılmıştır.

 

 

Hakaret Eden Kişi İçin Tazminat davası nasıl açılır?

     Haksız fiil işlendiği günden sonra 1 yıl içerisinde tazminat davasını açabilirsiniz. Bu konuda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

     Tazminat davası açabilmek için, ilk olarak tarafınıza işlenmiş olan hakaret suçunu kanıtlamak, bu konuda mahkemeye başvuru da bulunmanız gerekmektedir. Yani, tazminat davası açmadan önce, ilk olarak yukarıda örneğini verdiğim hakaret davası için başvuru yapmanız gerekiyor.

      Eğer ki, hakaret davasından sonuç alır ve haklı çıkarsanız, bu durumda tazminat davası

da açarak, maddi ve manevi olarak tazminat talep edebilirsiniz.

 

3-    Yaralama Suçları

      Yaralama fiilleri; Türk Ceza Kanunu (TCK) 86 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıldan üç yıla kadar cezalandırılır ama yaralama basit bir tıbbi müdahale ile giderilebiliyorsa fail dört aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır.

      Mağdur eğer kamu görevlisiyse ve görevinden dolayı şiddete maruz kalmışsa faile verilecek ceza yarı oranında arttırılacaktır. Bu durumda ceza iki yıldan altı yıla kadar çıkabilmektedir.

        Doktordan Darp Raporu Alınmalı

       Böyle bir durum ile karşılaşmayı hiçbir öğretmen istemez ama değişen toplum yapısında okullarımızda bu ve benzeri üzücü hadiseler yaşanıyor. Bu durumda kalan bir öğretmen en yakın sağlık kuruluşuna başvurup darp edildiğine dair rapor alması gerekmekte.

       Yaralama suçunun niteliği ve tespitinde mağdurun aldığı darp raporu önem arz etmektedir. Alınacak adli muayene raporu sayesinde, mağdurun sağlık durumundaki değişiklikler kanıtlanmış olur. Çünkü ilgili ceza kanununa göre, mağdurun sağlık durumundaki değişiklikler sanığın alacağı cezanın nevinde değişiklik arz eder.

      Bu durumda kalan memur, delillerin elde edilmesi ve zarar görmemesi için biran önce savcılığa başvurması icap eder.

4-    Mobbing Suçları (eziyet, psikolojik baskı)

       İşkence fiilleri; Türk Ceza Kanunu (TCK) 94 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

       Mobbing vakaları da ceza kanunu kapsamında en ağır suçlardan olan işkence başlığı altında değerlendirilmektedir. Bu durumda mağdurun yaşadığı psikolojik travmaları, kanıtlar nitelikte doktor raporu olması gerekmekte. Olayın niteliği,  süresi ve delillerine bağlı olarak yapılan psikolojik işkenceye verilecek cezanın miktarı artırılmakta.

      Bu durumda olan mağdur memurunda bulunduğu ildeki Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette  bulunması gerekmekte.

 

 

 

          Rafet URAL

        Eğitimci Yazar