İsrail, geçtiğimiz yıl tarih vererek UNESCO'dan ayrılacağını bildirmişti. UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay tarafından yapılan açıklamada, "İsrail'in çıkarları karşıtı olan kararların onaylandığı" gerekçe gösterilerek İsrail hükümeti tarafından alınan kararın birlik içinde üzüntüyle karşılandığı belirtilmiş, Azoulay, UNESCO'nun ifade özgürlüğünü savunduğu ve bugüne kadar antisemitizm ve ırkçılığa karşı durduğunu ifade etmişti.


FİLİSTİN TAM ÜYE SEÇİLDİKTEN SONRA İLİŞKİLER GERİLDİ

İsrail'in UNESCO'dan ayrılmasındaki başlıca nedenin Filistin'deki El Halil tarihi kentin Dünya Kültür Mirası listesine alınmasının ardından Filistin'e ayrı bir devlet statüsü verildiği anlamı taşıdığı ve UNESCO'nun Filistin'e tam üye statüsü çerçevesinde yaklaşım sergilediğini ileri sürmüştü.


BM Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun Filistin'i tam üye olarak kabul etmesinin ardından ABD ile ilişkileri gerilmiş, ABD, UNESCO'yı yıllık katkı payı olan 80 milyon doları ödemediği için oy hakkını kaybetmişti.

ABD HER YIL UNESCO'YA 80 MİLYON DOLAR KATKI PAYI ÖDÜYORDU

Kriz öncesi ABD her yıl UNESCO'ya 80 milyon dolar katkı payı ödüyordu. Bu miktar UNESCO'nun bütçesinin yüzde 22'sine tekabül ediyordu.

Son yıllarda ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kalan UNESCO, önemli birçok faaliyetini askıya almak zorunda kalmıştı.