Baştan Özgür Yıldırım, "Haksızlık karşısında susmayacağız. Bizler sağlık çalışanlarının sesi, sözü, gözü olarak tüm haksızlıkları haykırmaya, tüm usulsüzlüklerin takipçisi olacağımıza söz verdik. Herkes bilsin ki sendikacılık adı altında kanunlara aykırı hareket edenlerin, mazlumun hakkını yiyenlerin peşini bırakmayacağız’’ dedi.

Sağlık-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım yaptığı yazılı açıklamada bazı sendikacıların kanunlara aykırı hareket ettiği, sağlık çalışanlarını kullandığı ve kendi menfaatleri doğrultusunda usulsüzce hareket ettiğini vurguladı. Yıldırım, “Hakkı hukuku yok sayanlar ‘sendikacıyım’ diyerek ortalarda dolaşmakta, sendikacılık adı altında kul hakkı yemeye devam etmektedir. İşe gitmediği halde kendini iş yerindeymiş gibi gösteren ve buna göz yuman tüm idareciler hakkında suç duyurusunda bulunacağımızın bilinmesini istiyorum. Zira bizler bu yola çıkarken tüm sağlık çalışanlarının sesi, sözü, gözü olacağımıza söz verdik. Hiç kimsenin sağlık emekçilerine kullanmasına, kendi menfaatlerine alet etmesine izin vermeyiz. Konu ile ilgili her türlü yasal girişimde bulunacak ve bu sürecin takipçisi olacağız. Haksızlıkların karşısında dimdik duracağız’’ diye konuştu.

DİŞ TEKNİSYENİNİN HUKUK BİRİMİNDE İŞİ NE?

Hukuk biriminde görevlendirilen diş teknisyeninin gerek vatandaşa gerek devlete gerekse sağlık camiasına ne gibi bir hizmeti olabileceğinin sorgulanmasını isteyen Başkan Özgür Yıldırım, “Diş teknisyeni olmasına rağmen hukuk biriminde çalıştırılması gayri ahlakidir. Hukuk eğitimi almadığı halde o biriminde ne gibi hizmet üretiyor? Bu kişinin vatandaşa, devlete, hastaneye ya da sağlık camiasına orada ne gibi bir hizmet ürettiği sorgulanmalıdır. Hukuk biriminde çalışması tarafsızlığının yitirildiği karşıt sendikadan birinin mağdur duruma düşmesine sebebiyet verecektir. Kaldı ki burada bile işe gitmemekte fakat kendini iş yerindeymiş gibi göstermektedir. Bunun Türkçesi haksız kazanç elde etmektir. Kendi evine çoluğuna çocuğuna haksız elde ettiği kazancı yedirmekten çekinmeyenin Allah’tan korkusu olur mu ki, sağlık çalışanlarına faydası olsun? Bu duruma göz yuman, kapı açan Konak Diş Hastanesi'nin tüm yöneticilerini ve soruşturma sürecinde istenen belgeleri vermemesine İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün sessiz sedasız kalmasını da manidar buluyoruz’’ ifadelerini kullandı.

GÖREVE DAVET EDİYORUM

Konu ile ilgili kamera görüntüleri olduğuna dikkat çeken Başkan Özgür Yıldırım, “Kaldı ki soruşturma açılmasına rağmen soruşturma kapsamında istenilen belgeleri vermeye başta hastane müdürü olmak üzere resmi evrakların verilmemesinin sorumlusu olan tüm idareciler hakkında görevi kötüye kullanma ve delilleri yok etmelerinden dolayı cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız. İstenilen evrakların verilmemesinin sebebi bir tarafa dursun, izinsiz olarak bulunduğu hastanelerde de kamera görüntüleri mevcuttur. Bu pervasız davranışları kim neden, niçin korur? İl Sağlık Müdürlüğü'nün bu konuyu araştırması sorumlular hakkında gerekli işlemleri yapmasını talep ediyor aksi halde müdürlük bünyesinde soruşturmanın kapatılmasına vesile olan kişiler hakkında da hukuki süreci başlatacağız. Diğer taraftan balık baştan kokar sözü tam da yerinde kullanılmış, kaldı ki genel başkanının hiç bir vasfı yokken yıllarca sivil savunma biriminde ikinci kişi olarak görev yaptığı yani hiçbir iş yapmadan maaş aldığı ortadadır. Bunları sorgulamayanlar ya da sorgulamaktan çekinenler mesnetsiz iftiralarla sendikamıza saldırmaktadır. Hadsiz ve hukuka aykırı davranan sendika yöneticileri yan gelip yatmakta, kul hakkı yemeye devam etmektedir. Sizler hak etmediğiniz mevki ve makamı işgal edip milletin hakkını gasp edeceksiniz, sonra haktan, hukuktan, adaletten özellikle de liyakatten bahsedeceksiniz. Sağlık-Sen’e saldırmak sizin yaptığınız hukuksuzluğu kapatmayacak ve bizler burada olduğumuz sürece çalışan, emek mücadelesi veren arkadaşlarımızın sözcüsü de avukatı da olacağız’’ dedi.

KİMSE SENDİKACIYIM DİYE YAN GELİP YATAMAZ

Sağlık-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Yıldırım, ‘’sormayan sorgulamayan bir zihniyeti “Aman tüzel kişiliği var, dokunmayalım’ diyenlerde sesleniyorum. Babamın oğlu olsa kimse sendikacılık kisvesi adı altında yan gelip yatamaz, buna izin vermeyiz. Bizler devlet memuruyuz ve asli görevimiz bellidir. Bu eğitim durumu ve kadrosu belli şahsın sivil savunmada hiç bir vasfı olmadan yıllarca görevlendirilmesine sesiz kalan Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi yöneticilerini hakkı ve hukuku yerine getirmeye davet ediyorum. Konu ile ilgili bugüne dek onlarca ihbar ve şikayet aldık, bize ulaşan bu yakarışlar, bu haksızlığa son verilmesi taleplerini Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi'nden bir tek yönetici bile duymadı mı, duymuyor mu? Ben hastane yönetimini buradan bir kez daha işin ehli insanların görevlendirilmesi için göreve davet ediyor, sürecin takipçisi olacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyorum. Buradan tüm idarecilere sesleniyorum, adaletsizliğin olduğu yerde tarafsız kalıyorsan, haksızlık yapanın tarafını tutuyorsun demektir’’ diyerek sözlerini tamamladı.