MEB bu yıl eylül seminerleri için okullara gönderdiği programda çok dikkat çekici bir kitabın öğretmenler tarafından okunması ve tartışılması talimatında bulundu. Bundan önceki seminerlerde 50’ye yakın kitap ve film önerisinde bulunan MEB, bu kitaplardan birinin seçilerek okunmasını önerirken bu yıl sadece bir kitap zikretti ve bir öğretmen moderatörlüğünde kitabın tartışılmasını istedi. MEB’in varoluşsal bir çelişki içerisinde olduğunun dışavurumu olan kitabın adı  ‘’EĞİTİM- BİR KİTLE İMHA SİLAHI’’. John Taylor Gatto’nun yazdığı eserin alt başlığı ise ‘’Zorunlu Eğitimin Karanlık Dünyasında Bir Yolculuk’’  

 

Bir mekânda kapatılmaya dayalı okul eğitiminin düşmanı olan Gatto, okulun bireysel hayatları tek tip hale getirdiğini, yığınlaştırma emelinde olduğunu; modern eğitim sisteminin yalnızca zararsız bir seçmen kitlesi ve köle ruhlu iş gücü ordusu yaratmakla kalmayıp zihinleri iğdiş edilmiş bir tüketici sürüsüne de hayat verdiğini ileri sürer.

Okulu, genç zihinlerin denek olduğu bir laboratuar, bir şirkete dönüşmüş toplumun ihtiyaç duyduğu alışkanlıkların ve davranış kalıplarının üretildiği bir imalathane olarak tanımlarken okurlarına tavsiyelerde bulunmayı ihmal etmez;
''Okullar çocuklara işçi ve tüketici olmayı öğretir, siz kendi çocuklarınıza lider ve maceracı olmayı öğretin. Okullar düşünsel olarak itaat etmeyi öğretir, siz kendi çocuklarınıza eleştirel ve bağımsız düşünmeyi öğretin. Okulun istediği gibi yetiştirilmiş çocukların sıkılma eşikleri çok düşüktür, siz kendi çocuklarınıza hiçbir zaman sıkılmamalarını sağlayacak kendilerine ait bir dünya yaratmaları için yardım edin...''

 

Özgür Eğitim-Sen olarak her satırına imzamızı atacağımız, modern eğitim sistemini oldukça ağır şekilde eleştirerek bombardımana tabii tutan bu değerli kitap üniversite öğrencilerine önerilse, alternatif eğitim görüşlerini öğrenmeleri açısından, gerekli görürüz. Veya eğitim sistemimiz bu görüşlere uygun olsa yine anlaşılır buluruz. Ancak zorunlu eğitimi 12 yıla çıkararak iyice muhkem hale getirirken, uyguladığımız tüm sistem yazarın eleştirdiği şekilde işlerken zorunlu eğitimi ve okul sistemini kökünden berhava eden bir kitabı zorunlu eğitimin içindeki insanlara neden okutma gereği duyuyoruz. Teknik bir kitap olsa bilgi edinme amaçlı okunmasını anlayabiliriz. Bilakis kitap bir anlamda okul ve zorunlu eğitim karşıtı bir propaganda kitabı hüviyetinde.  

 

Durumu, içeriğindeki çelişkiyi ve absürtlüğü göstermesi açısından, tüm iktisadi iş ve işlemlerini faizle yürüten devletin, camilerde faiz karşıtı hutbeler okutmasına benzetebiliriz.  Eğer MEB’in zorunlu eğitim sisteminden vazgeçme gibi yapısal bir reform çalışmasının öncü adımları değilse, ki böyle bir ufuktan bile söz edemeyiz, çok ciddi bir usul hatası yapıldığını düşünüyoruz. Aksi takdirde MEB bürokratları modern eğitim sistemine, zorunlu eğitime, uygulamadaki okul sistemine Gatto gibi yaklaşıyorlarsa biz büyük bir yalanı mı yaşıyoruz diye sormak istiyoruz?

 

Kitabın genel yayın yönetmeni ve kitabı yayımlayan EDAM Yayınları’nın sahibinin mevcut Talim Terbiye Kurulu Başkanı olmasının, aklımıza bile getirmek istemediğimiz bir ilkesizliğe dair şüphe oluşturmakta olduğunun da altını çiziyoruz. Talim Terbiye Kurulu Başkanı’nın şu an yayınevi ile bağı veya bağlantısının olup olmamasından bağımsız olarak kitabın genel yayın yönetmeni olmasının şaibe oluşturmaya yeteceğinden MEB’in, bürokratlarının itibarını düşünerek çok dikkatli adımlar atması gerekirdi. Yoksa insanların ‘’65 bin okul var, her okulda sadece sunum yapan öğretmen satın alsa…‘’gibi düşüncelere kapılmasına engel olamazsınız. Dolayısıyla usulen de esasen de yanlış bir çalışmadan bahsediyoruz ve Özgür Eğitim-Sen olarak, ilgili yetkililerden şaibeleri giderecek bir açıklama bekliyoruz.

 

Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu