Köy okullarına karşı hassasiyeti olduğunu dile getiren Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Taşımalı eğitimle ilgili meseleler beni çok rahatsız ediyor. Gerçekten bir tedbir almamız lazım” dedi.

illi Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, katıldığı televizyon programında açıklamalarda bulundu. Eğitim hayatında annesinin yerinin önemli olduğunu ifade eden Selçuk, 2 yıl önce vefat eden annesini hâlâ yanında hissettiğini söyledi. Psikoloji alanındaki çalışmalarında, annelerin davranışlarıyla ilgili de çalıştığını dile getiren Selçuk, “Annemin eğitim hayatımla ilgisi çok önemli. Onun sayesinde okudum” dedi.

TEDBiR ALMAMIZ LAZIM 

Köy okullarına karşı hassasiyeti olduğunu dile getiren Selçuk, “Taşımalı eğitimle ilgili meseleler beni çok rahatsız ediyor. Gerçekten bir tedbir almamız lazım. Köy okullarının aslında bir hayat sahnesi olduğunu, çocuğun yaşamla irtibatının orada sahicileştiğini unutmamamız lazım. ” ifadelerini kullandı.  “Siz bu ülkenin çocuklarının geleceği için ne düşünüyorsunuz, ne yapmak istiyorsunuz?” sorusunun sorulmamasından rahatsız olduğunu dile getiren Selçuk, sözlerine şöyle devam etti: Bizim evlatların, dünyanın her yerinde gururla, sabırla ve dimdik ayakta durarak, kendi var oluşundan, ülkesinden, ürettiğinden tatmin olmuş bir hissiyatla ‘biz de buradayız, varız’ diyebilecek bir gençlik istiyorum. 

EĞİTİM BİR PARTİ ÖDEVİ DEĞİL 

Bunu yapabilmenin her koşulu var Türkiye’de. Fakat eğitim, bir grup hizip ya da parti ödevi değil. Eğitim bir millet, ülke ödevi. Bir mutabakat istiyor eğitim. Mutabakat olmazsa milletleşemiyoruz. Bizim bu mutabakat üzerine bir gelecek tasavvuruna ihtiyacımız var.” 

KİTLESELLEŞME DOĞRU DEĞİL

Her çocuğun müfredatının kendi içinde saklı olduğunu anlatan Selçuk, “Teknolojisindeki gelişmelerden dolayı, öğrenmenin bireyselleştirilmesi süreci hızlanacak. Kişiye özel öğrenme içerikleri oluşturulacak. Bu kadar kitlesel eğitim, kitlesel imha doğurur. Bu kadar kitlesel eğitim doğru değil. Bir fabrika yemeği gibi bir şey yapıyoruz, anne yemeğine doğru gidişat, vizyon olmalı" dedi.

HAYALiM TIR ŞOFÖRÜ OLMAKTI

Lise döneminde 2 ay kadar okuldan kaçtığını, bunun üzerine babası “Okumayıp benim gibi dolmuş şoförü mü olacaksın?” diyerek kendisini dövünce “Hayır, ben TIR şoförü olacağım” dediğini belirten Selçuk, lisede bir yıl sınıfta kaldığını, ardından da Ankara Üniversitesi’nde Eğitim Bilimleri Fakültesi’ne devam ettiğini, bu sürede de dolmuş ve taksi şoförlüğü yaptığını anlattı. Selçuk, “Çoçukluk hayallerinizle geldiğiniz yer uyuşuyor mu?” sorusuna, “Aslında uyuşmuyor. Benim hayalimde nikelajlı büyük bir TIR’da, TIR şoförü olmak vardı” dedi.

BiLiMiN YOL GÖSTERiCiLiĞiNE iHTiYAÇ VAR

Bilimin yol göstericiliğine ihtiyaçları olduğunu dile getiren Selçuk, okul kurumunun eskisi gibi güçlü olmadığını kaydetti. Selçuk, okulun da hakkını koruyarak, okulu hayatla irtibatlı hale getirerek eğitimi işlevselleştirmek istediklerini ifade etti. İnsana olan her şeyin önce evrensel başladığını aktaran Selçuk, bu toprağın boyasının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

AKŞAM