EZBER BOZMAK LAZIM

1987’den beri Bakanlığımıza bağlı Mesleki Teknik Eğitim Kurumlarında görev yapmaktayım. Babamızın da görevi nedeniyle meslek lisesinin içinde doğmuş biri olarak; çocukluk çağlarımdan beri genel bilgi öğretmenlerinin, atölye ve meslek dersi öğretmenlerine yönelik “TAKILMALARINA” şahitlik ederim. Aynı şekilde ben de dostların hoşgörüsüne sığınarak, babamızın kelamı olan “laklakçılar ve taktakçılar” kelamını sıklıkla zikrederim.


Okullarda sürekli atölyelerde olmamız hasebiyle öğretmenler odası pek çıkamaz, genel bilgi öğretmenleriyle kurullardan kurullara ya da bayrak törenlerinde hasbihal edebilirdik. 2003 yılında kadar bu husususun sadece bir “takılma” olduğunu bilirdim. 2003 yılındaki yüksek lisans öğretimim sürecinde ve sonrasında Sendikalılıktan Sendikacılığa geçmem doğrultusunda; mevzunun TAKILMADAN çok daha öte bir boyutunun olduğunu esef ve şaşkınlıkla idrakini yaşadım. Durumun adını koymaktan hala da hicap duymakta ve imtina etmekteyim; sadece OLUMSUZLUK diyebilmekteyim.

Bu olumsuzluk sürecinde, yanlış ya da eksik bilinen bazı hususları aşağıda elimden geldiğince izah etmeye çalışacağım.


HAFTALIK MAAŞ KARŞILIĞI DERS GÖREVİ ve EK DERS ÜCRETLERİ:
Atölye ve Meslek Dersi öğretmenleri haftada 24 saat, genel bilgi dersleri 15 saat ek ders ücreti karşılığı derse girebilir. Aradaki fark sadece 9 saattir. Evet, 9 saat fazla ek ders ücreti alınır lakin 9 saat fazla ek ders görevi yerine getirilir. Bunun dışındaki ek ders ücreti karşılığı diğer ödemeler (tam gün tam yıl kapsamında ilave 10 saat, nöbet, ders dışı hazırlık planlama, sınıf rehber öğretmenliği, belletmenlik, sınav ücretleri v.b.) sayılan bu faaliyetleri yerine getirmeleri şartıyla tüm öğretmenlere ödenir.


Atölye ve Meslek Dersi öğretmenleri haftada 20 saat, genel bilgi dersleri 15 saat maaş karşılığı derse girer. Aynı maaş alınmasına rağmen ücreti alınmadan her hafta 5 saat fazla ders görevi yerine getirilir.
9 saat fiilen çalışmanın karşılığı olan ek ders farklılığı sürekli gündemde tutulurken, senelerdir aynı maaşı alıp 5 saat daha az çalışmanın genel bilgi dersi öğretmenlerimizce hiç dillendirilmemesi manidardır.


DERECE/KADEME:
4 yıllık üniversite mezunlarının 9/1’den başladığı doğrudur. Önlisans mezunları da ‪10/2‬’den başlar. Bunlar 657 sayılı Kanun’un öğretim durumu ve türlerine göre koyduğu basamaklardır. Sadece eğitim öğretim hizmetleri sınıfı ile ilgili değil; tüm Devlet Memurluğu Hizmet sınıflarıyla ilgilidir. Teknik alanda lisans mezunu olan kişilerin, iş piyasasında da karşılığının olması nedeniyle Devlet Memurluğunun tercih edilirliğini arttırmak için zamanında 1 derece verilmiş ve öyle de kalmış. Günümüzde Devlet Memurluğunun daha cazip olduğu düşünülebilir. Bu durumda da illa eşitlik istenirse; Devlet ilave 1 dereceyi kaldırır. İstenen bu mudur? Bu ilave bir derece uygulaması sona erince rahata erilecek mi?


KURS ÜCRETLERİ:
Dershanelerin kapanması ile destekleme ve yetiştirme kurslarına %100 artırımlı ücret verilmeye başlandı. Genel bilgi öğretmenleri, hafta sonları bu kurslarda görev yaparak ücretlerini %100 arttırımlı alırken; elektrik, makine, mobilya, metal v.b. branşlardaki teknik öğretmenler, haftasonları gerçekleştirilen yüzyüze eğitim faaliyetlerinde söz konusu genel bilgi dersi öğretmenlerinin yarısı kadar ek ders ücreti alabilmektedirler. Bu da tamgün tamyıl kapsamında haftada 10 saat ile sınırlıdır. Bu da 2019 yılı ocak ayı itibariyle haftada 165 Tl’dir. Ortalıkta dolaşan “teknik öğretmenler 1500-2000 tl kurs ücreti alıyor” söylemi mesnetsizdir.

 TEKNİK ÖĞRETMENLER BİR DERSE 3-4 KİŞİ GİRİYOR!
15-17 yaşlarındaki 30-40 kişilik bir gruba bir arada, her biri ayrı makine ya da tezgâh başında; tornacılık, kaynakçılık, elektrik tesisatçılığı, mobilya imalatçılığı v.b. uygulamalı eğitimin verilemeyeceği aşikardır. Kaldı ki bu gruplandırmalar bazı meslek gruplarında ayrı öğretim programlarını da içermektedir. Meslek liselerimizin uygulamalı atölye ve meslek derslerinde, şube seviyesine göre 8-10 kişilik gruplamalar yapılır. Bu gruplar ayrı fiziki ortamlarda eğitime alınırlar. Günümüzde lise çağındaki 20 genci sınıf ortamında tutabilmek bile ayrı bir meziyet gerektirmekteyken, uygulamalı mesleki eğitimin gruplar halinde verilmesinin konuşuluyor olması abesle iştigaldir.


TEKNİK ÖĞRETMENLER KOORDİNATÖRLÜK ADI ALTINDA OKULA GELMEDEN ÜCRET ALIYORLAR!
Mesleki teknik eğitimde işletmelerde mesleki eğitime devam eden öğrencilerin, işletmelerdeki mesleki eğitim süreçlerinin de takibi atölye ve meslek dersi öğretmenlerinin görev ve sorumluluklarına dahil edilmiştir. Bu görev ek ders kapsamında sayılmıştır.
Genel bilgi dersi öğretmenleri, okullarda 40 dakikalık derse karşılık 1 saat ek ders ücreti alabilirken, koordinatör öğretmenler 60 dakikalık hizmetlerine karşılık 1 saat ek ders ücreti alabilmektedirler. Yani 120 dakikalık (2 saat) hizmete karşılık, genel bilgi öğretmenine 3 saat ek ders ücreti tahakkuk ettirilirken; koordinatör öğretmenlerin aynı süre çalışmasına 2 saat ek ders ücreti ödenmektedir. Haftada 24 saatlik koordinatörlük görevi göz önüne alındığında; koordinatör öğretmenler, 24 saat ek ders ücreti için genel bilgi öğretmenlerine nazaran 8 saat daha fazla çalışma ortaya koymak zorundadırlar.


Okullarda 40 dakika da bir teneffüs yapılıyor ve genel bilgi dersi öğretmenlerimiz öğretmenler odasında koltuklarında çayları içip dinlenebilirlerken, koordinatör öğretmenler ancak, iki işletme arasında toplu taşıma ile seyahat ederken ya da yağmurda çamurda işletmeden işletmeye giderken dinlenmeyi (!) sağlanabilmektedir. Şehir sınırları içinde kalan her yer görev alanı içinde olup; ek ders ücreti dışında bu görev için herhangi bir yolluk, yevmiye ve harcırah ödenmemektedir.


Bu görevin ifası sürecinde öğrencinin eğitim süreçlerinin takibinin yanı sıra, işletme ortamının uygunluğu ve hatta yeni düzenlemelerle öğrencinin iş güvenliği süreçleri de koordinatör öğretmenlerin sorumlulukları arasındadır. Böyle bir yükümlülüğün altına girmiş ve bunun karşılığında 2019 yılı ocak ayı itibariyle sadece 15,41 Tl alan koordinatör öğretmenler için “geziyorlar, yattıkları yerden ücret alıyorlar” nitelemeleri dillendiren meslektaşlarımızdan(!), insaf kelimesinin lügatteki karşılığını okumalarını istirham ederim.

Yukarıda belirtilen süreçlerin ifasında atölye ve meslek dersi öğretmenlerimizin ya da süreçlerin takibinden sorumlu okul yöneticilerimizin kusurları, hataları yok mudur? Elbette vardır. Koordinatörlük görevine düzenli gitmeden sadece evrak düzenleyen, grubunu başka grupla birleştirip dersine girmeyen elini alet almayıp, tezgâh başına geçmeyip “TEKNİK ÖĞRETMENLİK” taslayanlar maalesef olmuştur. Lakin hangi iş kolunda %100 mükemmellik sağlanabilirmiştir ki?  Görevini doğru yapmayan, yetkisini çıkarları doğrultusunda kullanan, boğazından geçenin muhasebesini tutmayanlardan yol alarak, üzerine bir de geçmişten gelen olumsuz duygusallığı da katarak ortaya çıkarılan atölye ve meslek dersi öğretmenlerimiz hakkındaki bu tavır sadece kutuplaştırır, kaos ortaya çıkarır. Ötekileştirmeyi, kutuplaşmayı ülkede tutmayalım derken, eğitim camiamıza sokmuş oluruz. Bunun da kimseye faydası olmaz.


Bu tutum ayrıca mesleki teknik eğitimi de baltalar. Meslek Lisesini Memleket Meselesi görmek, kalkınmanın anahtarının mesleki eğitim olarak ele almak söylemleri lafta kalmamalı. Ancak görülüyor ki, doğrudan eğitimci camiası, mesleki eğitime ve mesleki eğitimciye olumsuz yaklaşmaktadır. Böyle giderse bu iş nasıl düzelecek? Ülke nasıl kalkınacak? Dün sınavla girilen meslek liselerimiz vardı bugün eski Eğitim Bakanımızın tanımlamasıyla; “niteliksiz liselerimiz” var. “Hiç bir yer olmazsa öğretmenliği yazayım” düşüncesiyle tercih edilen eğitim fakültelerinin yanında,  %1-2’lik dilimle ilk 3 tercih arasında kayıt alan Teknik Eğitim fakültelerimizin bugün kapandılar.  Üzülerek söylüyorum ki bu günlere gelinmesinde meslektaşlarımızın da(!) bu olumsuz tavrı etken olmuştur. Dibi gördük, şimdi el birliğiyle omuz verme zamanı!


A. Tamer KAMBER
Teknik Öğretmen

AJANSKAMU

www.ajanskamu.net