Milli Eğitim Eski Bakanı Sayın İsmet YILMAZ’ın 27.11.2017 tarihli “Devlet okullarında ek ders karşılığı çalışan ve 5 yılını doldurmuş ücretli öğretmenlerimizi KPSS puanı ve üç katı şartına bakılmaksızın mülâkata alıp bir nebze de olsa mağduriyetlerini gidereceğiz.” açıklamasıyla Torba yasaya konulmuş, 652 Sayılı KHK'nin geçici 15. Maddesiyle 5000 ücretli öğretmen ataması kararı 27 Mart 2018 tarihinde Meclis’te kabul edilip aynı gün Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 

Başvuru şartları: 

1. 540 (5 yıl) prim gününü tamamlamış olmak. 
2. 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında aktif olarak görev almış olmak. 
3. KPSS’ den 50 puan ve üzeri almış olmak vb. olarak sıralanmıştır. 
Ancak, 
Bu şartlardan prim gün sayısının her ilde farklı (16-30)olarak hesaplanması sebebiyle birçok aday mağdur olmuştur. Uzun yıllar çalışan adaylar bundan dolayı üç katına girememiş ve mülâkata dahi gidememişlerdir.
Kanunda “50 puan almış olma" ibaresi geçmiş olmasına karşın yönetmelikle 60 baraj puanı getirilmiş olmasından kaynaklı olarak yaşları ve prim gün sayısı yüksek olan tecrübeli birçok ücretli öğretmenimiz KPSS puanları yuvarlanarak verildiği için tercih dışı kalmış, kanun asıl amacından uzaklaşmıştır. Bu öğretmenlerimizin birçoğu Kontenjanda olmasına karşın bu madde yüzünden tercih dışı kalmıştır. 
Liyakat esaslı çıkmış olan bu kanun, tecrübe ve uzun yıllar çalışmış olma amacından saparak KPSS bazlı bir atama olmuştur. Neticede bilgileri taze olup 2-3 yıl çalışmış olanlar atanmış, 10-15, hatta 20 yıl ücretli öğretmenlik yapmış olanlar bu haktan mahrum bırakılmışlardır.
Bütün şartları ziyadesiyle taşıyıp sayıları 5-6 bin civarında olan eğitimin vazgeçilmez, gönüllü, vefakâr ve emektar bu öğretmenlerinin puan baz alınmaksızın atamalarının yapılıp haklarının iade edilmesi elzemdir. Bir milyonu aşkın taşeronu kadroya alan Devletimizin, bu bir avuç emektar, mağdur öğretmenini görüp tıpkı dershane öğretmenlerinin kadroya alındığı gibi ( KPSS VE BARAJ PUANI OLMADAN, PRİM ESASLI ) bir yöntemle gereğini yapacağına ve mağduriyetlerimizi gidereceğine olan inancımız tamdır. 


ÇÖZÜM VE ÖNERİLER; 

1. Prim gün sayılarının MEB ile Maliye Bakanlığı arasındaki anlaşmaya göre (Girilen ders saati / 7,5) olarak hesaplanması ya da bütün adayların prim gün sayılarının otuz güne (30) ‘a eşitlenip adaylar arasında prim hakkaniyetinin sağlanması ve buna uygun olarak yeni bir başvurunun alınması, Böylelikle daha önceki üç atamada da mağdur edilenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerekir. Bu, kanuni bir gerekliliktir. Bu, başvuruda binlerce ücretli öğretmenimizin mağdur olmasına sebebiyet veren önemli bir maddedir.

2. 2016 yılında 5.000 dershane öğretmeni KPSS şartı olmaksızın toplamda 6 yıl (2160 prim günü) çalışmış olmak kaydıyla kadroya geçirildi. İlk alımda mağdur edilen ve sayıları 5-6 bin civarında olan ücretli öğretmenlerimizin de dershaneciler gibi –makul bir prim gün sayısıyla- atamalarının gerçekleştirilip mağduriyetlerinin giderilmesi en önemli talebimizdir. 

3. Bu mağduriyetler giderilirken de adayların “mezuniyet tarihleri” nin ve “hizmet yılları” nın göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünmekteyiz.Liyakat esasının bu şekilde sağlanabileceğini düşünmekteyiz.

4. Kontenjan dağılımına hakkaniyetle yaklaşılması ve dağılım yapılırken ataması az olan bölümlerin (fizik,kimya,biyoloji,muhasebe,pazarlama, el sanatları, giyim vb. teknik bölümler) durumunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

5. Devletin resmi okullarında yıllarca ücretli öğretmen olarak çalışmasında herhangi bir sakınca olmadığı adli makamlarca tespit edilmesine rağmen çalıştırılan ve hâlâ çalışmakta olan bazı adayların mülakatta puanlarının düşürülüp kontenjan dışı bırakılması büyük bir mağduriyete sebebiyet vermiştir.
Adayın kendi tasarrufu dışında olmasına karşın yakın ve uzak çevresinden kaynaklı olarak güvenlik gerekçesiyle mülâkatlarda puanlarının düşürülmesi büyük mağduriyetler yaratmakta olup emeklerinin heba olmasına sebebiyet vermektedir. Bu konuda biraz daha hassas davranılması ve güvenlik soruşturmalarının sadece adayla alâkalı olarak yürütülmesi son derece önemlidir. 

6. “5 yıl çalışmış olma" şartına uyulmamış, primi fazla yatanlar 540 gün şartını 2-3 yılda doldurarak atanmış, 10-15 yıllık öğretmenler tercih dışı bırakılarak adeta cezalandırılmışlardır. Bazı öğretmenlerimiz bu prim usulsüzlüğünden dolayı sıralamaya (üç katı şartı) girememiş, mülâkata dahi çağrılamamışlardır. Bununla ilgili istatistikî veriler MEB'in idari birimlerinde -IKGM'de-fazlasıyla mevcuttur. Bundan kaynaklı mağduriyetler giderilirken de, bir daha benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için “beş yılını doldurmuş olma” şartının göz önünde bulundurulması son derece önemlidir.
7. Mezuniyetlerinin ilk yıllarında yüksek puanlar almalarına karşın kontenjan yetersizliğinden ve mezun fazlalığından dolayı atanamayan bu emektar öğretmenler, hiçbir zaman geri durmamış, mesleklerini ücretli öğretmen olarak devam ettirmişlerdir. Uzun yıllar, görmezden gelinip asgari ücretin altında bir ücretle çalıştırılan bu emektar öğretmenlerden şimdi yüksek puanlar bekleyip KPSS şartının öne sürülmesini doğru bulmuyoruz. Geçici 15. Madde bu öğretmenlerimiz için çıkmıştır, ancak bunun ruhuna aykırı davranılmıştır. Bu emektar öğretmenlerimizin haklarının aciliyetle teslim edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. 
8. Bakanlıkça yapılan Sözlü Mülâkatta sorulan 4 soruya da tam ve net cevaplar verilmesine karşın puanları yuvarlanarak aynısı verildiği için, KPSS puanı 60’ın altında olan ve uzun yıllar çalışan ücretli öğretmenlerimiz baraj altında bırakılmış, kontenjanları dolmamasına karşın tercih yapamamışlardır. Bundan sonraki mülâkatlarda adayların performanslarının hakkaniyete uygun olarak değerlendirilip, hak ettikleri puanların verilmesi gerekmektedir. İki defa aynı sınava giren adaya her ikisinde de aynı puanın verilmesi bir tesadüf değildir. Bu uygulamanın yapılan sözlü mülâkatın ruhuna aykırı olduğunu düşünüyoruz.

9. Ücretli öğretmenler olarak öğrenci-öğretmen-veli ve çevreyi bir bütün olarak görüyor, birindeki eksikliğin bir diğerini olumsuz etkileyeceğini ve hedeflenen başarıya ulaşılmasının mümkün olamayacağını düşünmekteyiz. 

10. Ücretli öğretmenlik uygulamasının bir diğer olumsuz yanı, öğretmenler odasında üç tip öğretmenin bulunmasıdır. Bu uygulama gerek ekonomik gerek sosyolojik gerekse psikolojik olarak büyük çöküntülere sebebiyet vermiştir, vermeye de devam etmektedir.Sonuç itibarıyla yaşanan tüm bu sıkıntılar boşanmalara, intiharlara ve aile düzeninin bozulmasına yol açmaktadır. Bu nedenle bu uygulamanın tamamen kaldırılması gerekmektedir.


Değerli Devlet büyüklerimizin; Sayın Cumhurbaşkanımızın "Girilmedik Gönül Bırakmayacağız" şiarından hareketle yukarıda maddeler halinde sunduğumuz mağduriyetlerin üzerinde hassasiyetle duracaklarına dair inancımızı korumakla beraber konuyu yüksek hassasiyetlerinize sunuyoruz. 


SAYGILARIMIZLA...

Mehmet Halis EKMEN / 14 Yıllık Ücretli Türkçe Öğretmeni