Eğitim Bir Sen Tokat 1 No’lu Şube Başkanı Şaban Ceylan, YÖK tarafından tasarlanan yeni yükseköğretime geçiş sistemi uygulamaya konulmadan önce tüm paydaşların da bu konudaki eleştiri ve önerileri dikkate alınarak revize edilmesi gerektiğini söyledi.
Sendika binasında TEOG ve üniversite sınavlarında değişiklik yapılması hakkında basın açıklaması yapan Başkan Ceylan, geçmişte LGS, OKS, SBS, ÖSS, ÖYS, LYS gibi nice harfleri değişen ama kaderleri değişmeyen sistemlerin aynı mantığın kısır tezahürü olduğunu söyledi. Kaldırılacak sistemin eksikliklerinin ne olduğunu paylaşmadan, tartışıp istişare etmeden kurulan sınav sistemlerinin birçok sıkıntıyı da beraber getirdiği tecrübelerle bilinmekte olduğuna dikkat çeken Ceylan, “Yanlışı terk ederken gösterdiğimiz acelecilik, yapım aşamasında bir hıza dönüşmemekte; yetkililer, konuya katkıda bulunacak kişi ve kurumlarla bir araya gelmekten imtina etmekte, durum böyle olunca da, ya ortaya kabul gören bir model çıkmamakta ya da enine boyuna tartmadan, tartışmadan yöneldiğimiz modeller de geriye yönelik tadilat görmektedir. YÖK tarafından tasarlanan yeni yükseköğretime geçiş sistemi uygulamaya konulmadan evvel eleştirilerimiz ve tüm paydaşların da bu konudaki eleştiri ve önerileri dikkate alınarak revize edilmelidir. Toplumun yeni sisteme olan güven duygusu tesis edilmelidir. Aksi hâlde sorun çözmek için getirilen yeni sistem, yeni sorunların kaynağı olacaktır’’ dedi.
Adayların girecekleri sınavların kapsamlarının daraltılarak bazı derslerden hiç soru sorulmayacak olmasının ortaöğretimi olumsuz etkileyeceğini ileri süren Ceylan, “Bu kapsam daraltması, öğrencilerin tek yönlü bir şekilde yetişmesine, temel Sosyal ve Fen Bilimleri alanındaki dersleri ihmal etmelerine; ayrıca, özellikle sayısal ve eşit ağırlık alanında tercihte bulunacak öğrencilerin lise öğrenimlerinde temel Sosyal Bilimler derslerini es geçmelerine neden olacaktır. Kısacası, öğrenciler sınavda yapmak zorunda olmadıkları ders gruplarını ihmal edeceklerdir. Bu durum ise lise eğitimini olumsuz etkileyecektir. Sadece belirli dersleri merkeze alarak, diğer dersleri dışlayarak, öğrencinin ilgi alanının dışına iterek, belli dersleri tamamen ağırlıklı hale getirip diğer dersleri kötürümlüğe sürükleyecek anlayış doğru bir ölçme anlayışı değildir” diye konuştu.