Milli Eğitim Bakanlığı’nın gelecekte uygulamaya koymayı planladığı 5’inci sınıfta ağırlıklı İngilizce eğitiminin pilot uygulamaları şimdiden büyük sorunlar ortaya çıkardı. Toplumsal dinamikler ve değerler açısından eleştirilerin odağında olan planlama ile ilgili yapılan son araştırma, uygulamanın şimdiden “hata” verdiğini gözler önüne serdi…


Milli Eğitim Bakanlığı’nın yabancı dil eğitimindeki sorunu gidermek için planladığı 5’inci sınıfta ağırlıklı İngilizce eğitiminin pilotuygulaması bile büyük sorunlar ortaya çıkardı. Hem öğretmen eksikliği ve hem de materyal eksikliği yüzünden gelecekte büyük sorunlar ortaya çıkaracak olan uygulama ile ilgili Eğitimciler Birliği Sendikası çarpıcı sonuçların yer aldığı ciddi bir araştırma yaptı. Geçen yıl uygulamanın ‘Zorluklar, Riskler ve Alternatifler’ başlıklı yapılan analizde yabancı dil öğretiminin sadece ders saati ile sınırlı bir yaklaşımla ele alınmasının doğru bulunmadığı aktarılmıştı. Sendika hazırladığı yeni raporda ise 620 pilot okulda uygulamaya konulan sistemin açıklarını aktardı, uygulamanın zorluğuna dikkat çekti.

EKONOMİK MALİYET VELİYE YÜKLENİYOR

Eğitim -Bir-Sen tarafından hazırlanan erken uyarı raporunda, öncelikle gereken zeminin hazırlanmadığına dikkat çekildi. Bu uygulamanın sosyal ve pedagojik anlamda büyük maliyetlere neden olacağının aktarıldığı raporda, ekonomik maliyetlerin de öğrenciye, velisine ve eğitim çalışanlarına yüklendiği ifade edildi. Raporda, “Velilerin, karşı karşıya bırakıldıkları çözümsüzlüğü alternatif kaynak arayışıyla aşma çabaları ise beraberinde başka sorunları getirmiş, 100 TL’den başlayıp 1.000 TL’ye varan fiyatlarla velilerin kaynak kitap aldıkları görülmüştür” denildi.

PİLOT UYGULAMA ÖZELLİĞİNİ KAYBETMİŞTİR

Pilot uygulamanın mantığına uygun olarak koordinasyon gerektiren bir mekanizma olmadığı için, sistemde birlik sağlanamadığının da yer aldığı araştırmada, “Adeta pilot uygulama olma özelliğini kaybetmiş durumdadır. Örneğin, kimi pilot okulda yabancı dil dersinin dinleme, okuma, konuşma ve yazma becerilerinin tümü tek öğretmen tarafından verilirken, kimi okulda aynı sınıfın yabancı dil dersinin her bir becerisine birden fazla öğretmen girmektedir. Yine pilot uygulama için seçilen okulların bir kısmında 5. sınıfların tüm şubeleri uygulama kapsamına alınırken, bazı şubelerin farklı gerekçelerle pilot uygulama kapsamı dışında bırakıldığı görülmüştür” denildi.

YABANCI UYRUKLU ÖĞRETMENLER İSTİHDAM EDİLİYOR

İnsan kaynağı açısından da sistemin yürümesinin imkânsız olduğunun da aktarıldığı araştırmada, “İnsan kaynağı açısından da yürütülmesi mümkün görünmeyen hazırlık sınıfı modelinde, bütün yerel imkânlar seferber edildiği hâlde pilot okullarda öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı görülmektedir. Öğretmen açığıyla ilgili bu sorunlar yaşanırken, uygulamanın yaygınlaştırılması durumunda eğitim sistemi kuşkusuz ciddi bir krizin içine atılmış olacaktır. Görevlendirilen öğretmenlerin mezun oldukları alan ve istihdam türü ile ilgili birçok farklı uygulamaya da rastlanan pilot okullarda, bir taraftan branşı İngilizce olmayan ücretli öğretmen bulunurken, diğer taraftan yabancı uyruklu öğretmenlerin istihdam edildiği okullar bulunmaktadır” ifadeleriyle de ciddi bir soruna da zemin hazırlandığı yer aldı.

MATEMATİK FENİ İKİNCİ PLANA ATMAKTA

Yapılan araştırmada, 5’inci sınıfın ağırlıklı olarak yabancı dil öğretmek üzere yapılandırılmasının anadil, fen, matematik ve teknoloji gibi yeterlilikleri ikinci plana itildiği de, şu şekilde yer aldı: “Çocuğun psiko-sosyal gelişiminde kritik öneme sahip bir dönem olan 5. sınıfın ağırlıklı olarak yabancı dil öğretmek üzere yapılandırılması; anadil, matematik, fen ve teknoloji, sosyo-kültürel bilinç ve ifade gibi yeterlilikleri ikinci plana atmaktadır. Çocuğun gelişim özellikleri itibarıyla öğrenmeye en açık olduğu bir dönemde Türkçe, fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarına ağırlık verilmesi beklenirken, topyekûn yabancı dil öğrenmeye odaklı bir modele maruz kalmaları telafisi imkânsız kayıplara neden olacaktır.”

BU ŞEKLİYLE YABANCI DİL ÖĞRETİLEMEZ

“Haftada 15 saatlik yabancı dil öğretim programı, uygulamada karşılaşılabilecek sorunlar göz ardı edilerek hazırlanmıştır” ifadeleriyle ders programlarının eksikliğine de değinilen araştırmada, “Öğrencilerin yaş grubu özellikleri ve hazır bulunuşluk düzeyi de dikkate alındığında, 40 üniteden oluşan programın 36 haftalık eğitim-öğretim süresi içerisinde öğrencilere aktarılması mümkün değildir. Daha önce yabancı dil öğretimi konusunda sıklıkla dile getirilen müfredatın gramer ağırlıklı olduğu eleştirisi bu program için de geçerlidir” denildi.

DERS KİTAPLARI HALEN OKULLARA ULAŞTIRILAMADI

Yapılan araştırmanın son bölümünde ise materyal eksikliğinden söz edilerek, “Okullar açıldığı zaman öğrencinin elinde olması gereken ders kitapları, öğretim yılının başlamasının üzerinden iki ay geçmesine rağmen henüz okullara ulaştırılamamıştır. Kitap olmadan yapılan derslerin öğrenci ve öğretmen açısından oluşturduğu zorluğun EBA ve DynEd gibi destek araçları ile aşılması beklenirken, bu sistemler üzerinden de pilot uygulamada kullanılmak üzere herhangi bir materyal üretilmemiştir” denilerek, eksikliğe dikkat çekildi.

Milli Gazete