28.05.2020, 16:45

Koltuğumla Konuşmalar-5

Bu yazıda bahsi geçen her şey yazarın hayal dünyasında üretilmiştir. Koltuk sahibi hiçbir kimse ile burada anlatılanların alakası yoktur. Tamamen tasarımlama yapılmıştır. Yazarın kendisiyle konuşmalarından ibrettir.

Ey koltuk, beş bölümdür hep sana yüklendiğimi gördüm. Kim bilir senin de ne derdin vardır? Hayatta her şey göründüğü gibi olmuyor. Buz dağının birde görünmeyen tarafı olabiliyor. Bu sefer sen anlat ben dinlemek istiyorum. Evet; koltuk olmakta zor bu dünyada. Etrafında alıcı kuşlar akbabalar çevrili herkes bir şeyler istiyor. Kimsenin senin istenenleri nasıl vereceğinle, işin içinden nasıl çıkacağınla ilgilendiği yok. Varsa yoksa ver, ver de nasıl verirsen ver? Etrafımdakilerin sürekli alacaklı gibi bakmasından bıkıyorum. Ben verebilmek için nelerden vazgeçiyorum. Hangi kuralları çiğniyorum, hangi kalpleri kırıyorum, hangi hakları gasp ediyorum? Düşünende, soranda, ilgilenende yok. Hatta olur ya bir gün birisi hesap soracak olsa içinden çıkacağım, belimi doğrultacağım yok. Belki de yatacak yerim bile yok.

Nereden bileceksiniz siz benim neler çektiğimi? Bana öyle yerlerden öyle istekler geliyor ki ben bile hızlarına yetişemiyorum. Sayelerinde görüşmediğim akrabam, arkadaşım, tanıdığım kalmadı. Bazılarıyla o kadar çok görüşüyoruz ki can ciğer kuzu sarması bile olduk. Ben benim üzerime oturanın yaşadıklarını gördükçe ben benden geçtim. Dünyaya insan olarak gelmiş onca varlar içinde çok azını doymuş gördüm. Çoğu açlık, kıtlıktan çıkmışçasına ha bire istiyor, biriktiriyor. Doymak nedir bilmiyor. İnsanlar doğarken ağlar, ölürken ağlatır. Arada güler, ağlar. Ben ağlayan ve gülenleri görmekten ne ağlayabiliyorum, ne de doğru dürüst gülebiliyorum.

Benim ağzım olsa da bir konuşabilsem. Neler, gördüm neler yaşadım. Yazsam roman da olur, filmde. Ah ne taklalar atıldı, ne iltifatlar, ne yalakalıklar gördüm. Kutsanacak bir şeyi olmayanlar sırf koltuk sahibine öyle methiyeler dizdiler ki küçük dilimi yuttum. Benim göremediğim ne ulvi özelliklere sahipmiş patronum diye hayıflandım. Boşuna şeyh uçmaz, müritleri uçurur dememişler. Hani Nasreddin hocanın hikâyesinde hocanın halısı çalınmışta herkes hocaya şöyle yapsaydın, böyle yapsaydın, tedbirli olsaydın senin halıyı kimse çalamazdı diye çıkışınca Hoca dayanamayıp Yahu hırsızın hiç mi kabahati yok demiş ya işte öyle…

Ey koltuk, sende her fani gibi dolusun. Anlıyorum, anlamasına da hayatta hiç kimse bulunduğu yerden pek memnun değil, Bunu neye bağlıyorsun. Bunun iki sebebi olabilir bence. Birincisi gözlerimizin konumundan hep başkalarını görüyoruz. Yeni görüntü ile birlikte beynimiz hep karşılaştırma yapıyor. Nedense hep yukarıya çıkmaya çalışıyoruz. Aynalarda olmasa kendimizi gördüğümüz yok. İkincisi içimizdeki ezeli ve ebedi duygu bizi sürekli daha iyi ve daha güzelin peşine sürüklüyor. Cenneti dünyada arıyoruz. Bulabilir miyiz? Bu mümkün mü? Sanmam…

Değerli koltuk. Galiba seni biraz anladım. Aslında sende varlığından pek memnun değilsin. Ya da şöyle desek daha isabetli olabilir; varlığından değil de yaşadıklarından memnun değilsin. Elbette doğru yerden yakaladın. Ben benden değil düzenden memnun değilim. Benlik üzerine kurulmuş bu insanlık düzeni aslında ateş olup herkesi yakıyor, herkes durumundan şikâyetçi ancak kimse bir şey yapmıyor. Cenaze kokuyor, kimse oralı değil. Benim bildiğim ve gördüğüm bir hakikat var. Bu dünya da üzenler değişiyor da üzülenlerin pek değiştiği yok. Allah sonumuzu hayretsin.

Ey koltuk! Dünyada en önemli görevlerimizden birisi de sanki diğerlerini anlamaya çalışmak. Dinlemek, empati yapmak. Kimse kimsenin yaşadığını yaşamadığı için tam olarak durumunu bilemiyor. O yüzden %100 anlama mümkün olmayabilir. Ancak bu konudaki gayret ve samimiyet karşıda değer duygusu oluşturacağından ilişkilerin olumlu seyretmesine yarar. Mademki yolcuyuz yolda gördüğümüz ve yaşadıklarımızı anlamak birinci vazifemiz olsun. Haklı olmak değil meselemiz. Sorunlara çözüm olmak, çözüm bulmak, hemhal olmak. Makul talebin, makul yoldan karşılanması. Hakkın teslimi, görevin yapılması, rolün oynanması. Ne dersiniz? (1ilhamifindik@gmail.com)

Yorumlar (2)
Muharrem PALA 2 ay önce
Sayın hocam
çok güzel yazmışsıniz elinize fikrinize kaleminize sağlık...
Korkut Daban 2 ay önce
Kalemine ve yüreğine sağlık sevgili abim. Rabbim bizleri bu dünyada koltuk derdinde olmayanlardan eylesin inşAllah...
banner51
24°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Sizce Şu Anki Korona Virüs Rakamlarına Göre Okullar 31 Ağustosta Açılmalı mı?
Namaz Vakti 16 Temmuz 2020
İmsak 03:46
Güneş 05:39
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:42
Yatsı 22:26