21.10.2018, 00:44

KORKU İMPARATORLUĞU 1

KORKU İMPARATORLUĞU 1

VE

GÖZÜMÜZE SOKA SOKA CİNAYETLERİ

          Ne Kaşıkçı ne İnterpol başkanının kayboluşu ne de Hariri kaçırılma işleri kazara ya da küçük çaplı birer olay / operasyon değildir. Tüm bu işlerin asıl hedefi küresel bir güvensizlik oluşturma ve korku salmaktır. Dinleme cihazlarının neye benzediğini bilmediğimiz günlerde ‘’ Gavurlar her yeri dinliyormuş ‘’ cümlesinin çocukluğumuzda dilimizde olmasının sebebi büyüklerin dilinde olmasıydı. Sadece dilde olsa iyi ama bunun iç dünyaya da musallat olduğunu ve iç korku düzeyinin ne kadar derinde olduğunu tahmin etmek bile zor gelir insana.

          Ama bu korkunun seviyesinin ne olduğuna dair ipucu elde edişim gün gibi aklımda, o ses kulaklarımdadır. Babam çok cesur bir insandı ve bizi bu tür korkulardan hep uzak tutmuş ve sadece Allah’tan korkma hususunda ciddi bir bilinç vermişti bize. Anacak insan bazı korkuları toplumdan öğrendiği gibi bazılarını da toplum sayesinde atlatır.

          Biz öğrendiklerimizin de giderdiğimiz korkuların da az olduğunu düşünsekte her birey için yeter derecede korku öğretilir veya korkular yenilir toplum desteği ile. Henüz liseli olduğumuz yıllarda milletin dertleri ile dertlenme heyecanımızın çok taze olduğu günlerde de bir şeyler öğretiliyorduk yine sosyal ortamda. Ama ısrarala reddettik o gulyabanileri ve gerçekliği olsun olmasın üretilen korkuları reddettik ve ciddiye almadık.

          Bir milleti sindirmek için korkular kadar yasalar ya da yasaklar da kullanılmıştır tarih boyunca. Bizim olanın alınması için düşmüştük o liseli ayaklarımızla yollara ve imza topluyorduk bir arkadaşımla. Ülkenin en muhafazakar illerinden biri olan Erzurum'da yapıyorduk biz bu işi.

          Başörtüsü için imza istediğimiz bir yaşlı amca yaptığımızın yanlış olduğunu söyledikten sonra devamla ‘’ Oğlum devletten Allah’tan korkar gibi kormalısınız. ’’ demişti. O gün sebep olduğumuz bu kötü ifade ve manevi sorumluluğu için ilk defa alelacele tevbe etmiş ve arkadaşıma izah konuşması yaptırmamıştım.

          Hedef ne olursa olsun devam eden düzeni bozma konusunda bir fikir sahibi olan varsa az da olsa küresel boyutta bir korku salmak suretiyle tüm insanlığı kul köle yapmak arzusunun varlığı aşikardır. Bu işi sadece bu kadardan ibaret de görmemek gerekir.

           Abd’ nin önce İran, ardından Türkiye’ye sonra da Kaşıkçı meselesi bahanesiyle Suud’a ambargo tehditleri hatta uygulamaları bu işin destekçi unsuru olan bir genel operasyondur. Önce tehdit eder gib yapıp sonra kıvırgan bir ifadeyle Arabistan kendi işlerini yaparken ona müdahale çok sağlıklı gelmiyor, açıklamayı makul bulduklarını söylerken yapılmak istenen tüm dünyanın aklıyla oynamak ve bu genel aklı hafife almaktır.

           Daha önce Pakistan’a operasyon yapıp Usame b. Ladin’i alan ABD o zaman da güya kendi elinde olmayan bir terörist için operasyon yapmıştı. Ama zaman geçtikçe bir çok kişi ve kurum bu konuda sorular sormaya devam ettiler. Acaba gerçekten öldürülmüş mü idi Usame diye. Ya da aslında zaten kendi adamları değil miydi bu gruplar ve liderleri.

          Irakın işgali ve Suriye iç savaşının bir tarafı olan ‘’ İŞİD’’ ya da ‘’DEAŞ’’ ne oldu? Mossad ajanı olduğu söylenen Bağdadi ne oldu? Tüm bunlar işledikleri cinayetlerini meşrulaştırmak için oluşturulmuş birer korku adacıkları olarak hep Emperyalizme, Kapitalizme ve aslında Siyonizme hizmet ettirilen korkular ve korku merkezleri.

          Koskoca Interpol kendi başkanını kaybedebiliyorsa ve bulamıyorsa günlerce !!! Koskoca bir ülkenin Başbakanı günlerce bulunamıyorsa ve sonunda perişan bir şekilde ekranlara servis ediliyorsa !!! Hatta önce istifa edip sonra vazgeçtiği halde kaşıkçı meselesinde Suud’ a destek açıklaması yapıyorsa…

          Gözümüze soka soka, kamera kayıtlarına rağmen, güpe gündüz kaşıkçı cinayeti servis edilirken. Hem de yıllarca her ülke kendi açısından ifşa olmayı engelleyecek bin bir türlü gizli ve değişik yolla istemediklerinden kurtulmuş iken… Yani bu tarz tecrübelere sahip istihbarat ağları ve adamları varken.

           Ve göstermelik görevden almalar, tutuklamalar, ülkeler arası ve başkanların, başbakanların destek ve makul görme tutumları,  inandırıcı açıklamar demek suretiyle karşılıklı açıklamalar yapmalar basit ötesi bir acemilik kokuyor. Yada dünyayı ve genel aklı ciddiye almayan ve inadına kendilerinden korkulmasını isteyen emperyal güçlerin işleri ortaya saçılıyor böylece.

          Bu bilinçli saçılma ve saçmalama tam anlamıyla dünya siyasetinin ne kadar düzeysiz hale geldiğinin göstergesi olmakatan öte bir işe yaramıyor. Ve güçleri ne olursa olsun ne bir sapkın saldırıyı ve masum insanaların ölümünü engelleyebiliyorlar. Ne de herhangi bir terör oluşumunun yapacağı bir saldırıyı önleyebiliyorlar.

           Hem de bu kadar büyük istihbarat çalışmalarına rağmen ve bugün ki dünyanın sahip olduğu teknolojiye rağmen. Çünkü gelişme tüm insanlığın ortak malıdır ve terör grupları da bu teknolojik imkanları iyi kullanabiliyor. Gerçi onların yani tüm dünya terörizminin de arkadsında çoğunlukla daha büyük bir orgenizasyon olan siyonizm ve uşakları var da onun için bir türlü sonu gelmek bilmiyor.

           Vesselam

           Cevat YEK

           21.10.2018 01.32

Yorumlar (0)
banner51
18°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Taşerondan Kadroya Geçen İşçiler Ne Zaman Toplu Sözleşmeye Dahil Edilmeli?
Taşerondan Kadroya Geçen İşçiler Ne Zaman Toplu Sözleşmeye Dahil Edilmeli?
Namaz Vakti 03 Haziran 2020
İmsak 03:30
Güneş 05:26
Öğle 13:07
İkindi 17:06
Akşam 20:38
Yatsı 22:26