adnankalkan01 @ gmail.com


Adana Milli Eğitim İl Müdürü Sayın Mustafa Altınsoy beye açık mektubumdur.
Sayın Müdürüm! Daha önce görev yaptığınız yerlerde göstermiş olduğunuz gayret ve icraatlardan haberdarız. Vatan, millet ve ümmet adına minnettarız. Yaptığınız projeler ve hizmetler gerek Allah, gerekse kul nezdinde yerini almıştır. Bu projelerden bazıları bildiğimiz kadarıyla şunlardır:

1. Sivas Yazarlarıyla Buluşuyor Projesi,
2. Onlar da Buradaydı Projesi
3.Kültürümüz Ölmesin, Türkülerle Yaşatalım Projesi
4. Turizm Elçileri Projesi
5. Rehberim Öğretmenim Projesi
6.  Yaşayan Halk Edebiyatı Projesi
7. 15 Temmuz'da Anlat Slogan Resim Kısa Öykü Yarışması Projesi
8. Empati Çadırı Projesi
9. Atasözü ve Deyim Avcıları Projesi
10. Sakın Geç Kalma Erken Gel Projesi
11. STEM Projesi
12. STEP Projesi
13. Yönetici Akademisi Projesi gibi yaklaşık 25 projeye başlayıp başarıyla sonuçlandırdıgınızı biliyoruz.

Tüm bu hizmetlerinizi tebrik eder vatan, millet ve ümmet adına teşekkür ederiz.
Şimdi...
Yıllarca Adana Eğitim açısından dezavantajlı konumda kalmıştır. Her ne kadar bazı gayretli idareciler hizmet etmeye çalışmışsada bir bütün olarak "İnsan Faktörü" açısından eğitim hep eksik kalmıştır. Sizden önce son zamanlarda Adana her ne kadar "Proje ve Okul İnşaatı" konusunda yol katettiyse de "İnsanı İnşa Etmekte" pek yol kat edemedi. Gayretiniz ve samimiyetinize dayanarak bazı tavsiyelerde bulunacağım:
1. Öncelikle İnsan Faktörüne Hizmeti" ön planda tutmanızı tavsiye ediyorum. Nitekim bina inşa etmek ile, strateji geliştirip projeler yapmakla ne Vatan kalkınır ne ümmet. "İnsan Temeli Üzerine Eğitim Bina Etmek Gerekir."
2. Kapılarınızı başta eğitim çalışanları olmak üzere, bünyenizde çalışan insanlara açın. Özellikle İlçe Müdürleri, Okul Müdürleri, Müdür Yardımcıları, Rehber Öğretmenler, Branş öğretmenleri ile ayrı ayrı, Arge Birimi ile istişarelerde bulunun. Nitekim her birinin bir tecrübesi mutlaka vardır. Kendi bünyenizde çalışanlar ile sert sınırlar-kırmızı çizgiler ne kadar fazla olursa 'Takım Ruhunuz" o kadar zayıf olacak ve birlikte başarıya yürümeniz o kadar zorlaşacaktır.
3. Sivil Toplum Kuruluşları ile istişarelerde bulunmanızı tavsiye ederim. Nitekim Başkanlık Sisteminde asıl ön plana çıkacak olan sivil toplum kuruluşlarıdır. Bazen sizin görmediklerinizi görür, duymadıklarınızı duyar, söyleyemediklerizi söyleyebilirler. Ayrıca sadece devlet kurumları ile vatana, millete ve ümmete hizmet etmek mümkün değildir. Devlet-millet birlikteliğini sağlayacaksak, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları el ele vermeli, birbirini tamamlayarak hizmet etmeye çalışmalıdır.
4. Nefsinizi ayaklar altına alarak, kalbiniz ve aklınıza kulak verin. Makam geçici olduğu için ne siyaset, ne ticaret ne de şahsiyetlerin sizi etkilemesine müsaade etmeyin. Doğru bildiğiniz yolda yürüyün... Rıza-i Ilahi'yi esas maksat yapın ki, Allah cc esas yardımcınız olsun.
5. Programınızın başına "Değerler Eğitimini" yerleştiriniz. Nitekim gerek gençlerimiz gerek Ailelerimiz ve gerekse birçok eğitimci değerlerinden kopmuş ya da kopma aşamasına gelmiştir. Bunun için sadece kamu görevlileri yetersiz kalmakta ve bir kısmı görev niyetiyle değerler eğitiminin ehemmiyetini anlamadan, sırf görevlendirildiği için, maddeyi aşıp manaya ulaşamamaktadır. Bunun için kamu olsun özel sektör olsun, Sivil Toplum Kuruluşları olsun, değerler eğitiminde kendini yetiştiren, işin ehli olanlarla el ele verilerek toplumu yetiştirmeye çalışmanızda fayda var.
6. Özellikle okul müdürlerinin ve öğretmen mülakatlarının yapılması aşamasında, siyasi, bürokrasi gibi hiçbir etkide kalmadan "Liyakat- ehliyet-sadakat (vatana, millete)," endeksli mülakat yapılması için azami gayret göstermenizde fayda var.
7. Özellikle "İmam-Hatipler" üzerinde oynanan oyunlar ve itibarsızlaştırma senaryoları devre dışı bırakmak için, "Dindar, milli ve manevi değerlerine sahip gençler yetiştirmek" için ciddi gayret gösterilmelidir.
8. Meslek liseleri bir ülkenin kalkınması için en önemli kurumlardır. Meslek liseli öğrencilerin stajları bu işin bilincinde olan kurumlarda yaptırılmalıdır ve bu iyice denetlenmelidir. Nitekim pratik olmadan teorik bilgi havada kalacaktır. Bizler ise meslek ortaokullarının açılması için gayret etmeye devam edeceğiz. Ayrıca mesleğinde başarılı olmuş kişileri öğrencilerle buluşturmak gerekir. Nitekim bunlar canlı örneklerdir. Özgüven ve cesaret aşılamada ciddi fayda sağlar.
9. Maalesef öğretmenlerimizin birçoğu tükenmişlik sendromuna girmiş ve bir kısmı da kendini bir boşlukta hissetmektedir. Ayrıca bir kısmı bir nesil yetiştirmeye olan inancını yitirmiştir. Yapmış olmak için yapmamak, gerçekten ihtiyaç hissederek ciddi bir eğitim çalışması öğretmenler için yapılmalıdır. Çok gayretli ama küstürülmüş eğitimciler yeniden kazanılmalı ve sahada aktifleştirilmelidir. Nitekim kendi evlatları da vardır. Kendi evlatları için en iyi öğretmeni arayan öğretmenlerimiz, kendileri de en az çocuğu için istediği öğretmen kadar, kendini yetiştirmeli ve birlikte Yeni Nesil yetiştirilmelidir.
10. Okul ve aile işbirliği öğrenci Endeksli olarak sağlanmalıdır. Böylece takip edildiğini gören öğrenciler hem hal hareketlerine dikkat eder, hem de okula devam konusunda istikrar yakalayabilir, devamsızlık sorunu da bir nevi çözülmüş olur.
11. Gençlerimizin Milli- manevi değerleri öğrenebilmesi için, ders dışı etkinlikler, geziler, tarihi bilgisi olan şahsiyetleri ziyaretler, tarihi yerleri gezecek projeler üretilmelidir.

Velhasılıkelam...
İcra etmekte geçici olarak bulunduğunuz makamınız, dünya-ahiret amel ve sevabına vesile olacak... Hadisi Şerif'te Efendimiz aleyhissalatü vesselam, "Sebep olan işleyen gibidir" der. Allah basiretinizi, ferasetinizi, gayretinizi, Ihlasınızı arttırsın. Hak yolda sizi muvaffak eylesin. Hayırlı kararlar alıp uygulamayı nasip eylesin. Hak yolda halka hizmet etmeyi nasip eylesin. Vesselam
Adnan Kalkan
Psikoterapist
Aile Bilim Kültür ve Eğitim
Derneği Genel Başkanı