mahmutbalta @ hotmail.com

Sesi dünyanın her tarafından duyulan üzüntüleri yürekleri yakan her gün savaş ölüm ve şiddet ile anılan bütün bunlara rağmen içeride tam olarak ne olduğu bilinmeyen ülkeler vardır.

Hele İslam dünyasında…

1979’a kadar süren ‘’şah iktidarı’’ sonra gelen ‘’Rus işgali’’ devam edilen cihat ve kazanılan bir zafer ardından mücahitlerin birbirine düşmesi, yaşanan kaos ve zayıflama, güçsüzleşme dönemi ve nihayetinde ABD’nin 11 Eylül saldırılarının müsebbibi olarak bu ülkeyi görmesi ve zalimane yöntemler ile orayı yer ile yeksan etmesi.

Sizlerin de tahmin ettiğinz gibi Afganistan’dan bahsediyoruz.

Son bir hafta İHH insani yardım vakfı tarafından organize edilen ‘’Yetim Dayanışma Günleri’’ Kapsamında Afganistan’dayız.

Başkent Kabil, Mezarı şerif, Kandahar, Feyza Abad, Parvan, seyahat ettiğimiz diğer şehirler.

Ülkenin girişinde bizleri, bize çok yakın bir kültür ve asil bir halk karşılıyor. Çektikleri onca acıya rağmen yabancılara ve hatta birbirlerine karşı bu kadar güler yüzlü ve samimi olmaları ilk dikkatimi çeken özellikleri oluyor.

Bu kadar çok yabancı kültür ve gücün egemenlik arenasına çevirdiği Afganistan’da giyim kuşamda farklılık göstermiş, kırsal kesimde geleneksel giyinme hakim iken şehir merkezlerinde batı tipi giyinme çok revaçta ama şunu söylemeliyim ki Afganların yerli kıyafetlerine bürünmüş insanları çok daha şık ve güzel göründü gözüme.

Bir parantezde trafik ve araçlar için açmak gerekecek hiçbir trafik ışık, işaret ve kuralının olmadığı ülkede trafik düzensiz ve kuralsız bir şekilde akarken, ülke adeta eski otomobil hurdalığına dönüşmüş durumda ülkede hakim olan egemen güçler işlerine yaramayan eski araçlarını burada satışa sunmuş ve oldukça başarılı olmuşlar.

Nüfusun yüzde 10’luk bir kesimi kelimeler ile ifade edilmeyecek kadar büyük bir zenginlik içerisinde kendileri için özel olarak oluşturulan mahallerde lüks evlerde yaşarken, yüzde 20’lik bir kesim ise ortalama bir gelirle geçimlerini sağlamaktadırlar. Ancak geriye kalan yüzde 70’lik kesim ise kelimenin tam anlamı ile sefalet içinde zor şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir.

Hiçbir şekilde iş imkanın bulunmadığı ülkede aileden kalma, babadan oğula geçen bir sanat veya zanaat yoksa maalesef gençlerin bir meslek sahibi olmaları mümkün görünmemektedir. İş bulmak amacıyla binlerce genç başta Türkiye ve İran olmak üzere diğer ülkelere göç etmekte ancak bu macera çoğu zaman sınır dışı edilerek son bulmaktadır.

Peştun, Özbek. Tacik ve Türkmenlerin ağırlıkta bulunduğu Afganistan’da Türkiye’nin etkisi oldukça güçlüdür. Afganistan’da Türkiye’nin yakından takip edildiğini söyleyebiliriz. Sadece Türk dizilerinin döndüğü bir televizyon kanalı dahi var. Kendinizi her an hava alanı, restoran veya bir başka sosyal ortamda bir Türk dizisi izlerken bulabilirsiniz. Özellikle ilk gelen dizilerin Türkiye’nin algısına olumsuz bir etkisi olmuş ancak zamanla gelen nispeten daha kaliteli diziler ile bu durum biraz daha düzelmiş diyebiliriz.

Afganistan’da kanayan en büyük yara ise ‘’Yetim gerçeği’’ uzun yıllar süren savaşlar neticesinde binlerce çocuk yetim kalmış binlercesi ise ailesinin bütün bireylerini kaybetmiş, bu çocukların kaldığı devlet yetimhanelerinin hali ise içler acısı buralarda barınan çocuklar asgari yaşam standartlarında hayatlarını sürdürüyorlar.

Türkiye’nin devlet, vakıf ve sivil toplum kurumları seviyesinde elinde bulundurduğu yetimhanelerde ise yetim çocuklara yönelik nispeten daha hijyenik şartlarda eğitim ve sosyal yaşam imkanları verilmektedir.

Afganistan egemen güçlerin birbirileriyle savaşmak ve güç denemesi yapmak için seçtikleri bir ülke bu durum malesef hem yaşanan savaşlar esnasında hem de savaşlar bittikten sonra ülkenin adeta bir cehenneme dönüşmesine neden olmaktadır.

Afganistan’ın resmi dilleri Peştunca, Özbekçe, Farsça’dır ancak özellikle başkent kabil ve çevresinde ağırlıklı olmak üzere ve ülkenin genelinde insanların ortak olarak anlaştığı dil farsça’dır.

Afganistan’ın bir başka özelliği de yapılan seçimler ve sonuçlarının açıklanması noktasında şöyle ki; ülkede seçimler yapılmakta ancak sonuçlar en iyi ihtimalle 6 ay sonra açıklanmaktadır. Bu da beraberinde birçok şaibe ve hile söylentilerini getirmekte bunun sonucunda şiddet olayları ve ölümler meydana gelmektedir.

Bir sonra ki yazımızda özellikle Afganistan’da ki ‘’yetim’’ gerçeğini daha ayrıntılı olarak ele alacağız.