ajanskamu @ gmail.com


“ Dinin siyasete alet edildiğini iddia edenler, siyaseti din düşmanlığına alet edip Anadolu topraklarından İslam’ı silmek için 90 sene sistematik putperestlik yapanlardır.”

Maalesef ülkemizdeki ana muhalefet kitle partisi değil, siyaset eliyle ilerleme, büyüme, yatırımlar ve toplumsal uzlaşının önünü tıkayan bir kütle partisidir.

Muhalefet yapmanın sadece“ HAYIR “ demekten ibaret olduğunu düşünen ve yaşadığı yenilgilerden ibret almayan ana muhalefet, birliğe, kardeşliğe, gelişmeye ve barışa da hayır demektedir.

Almış olduğu yenilgilerin faturasını dahi millete kesen ana muhalefet, 100 yıla yaklaşan tarihi boyunca bir kez olsun milletle barışmayı, milletin milli ve manevi değerlerine saygı duymayı aklına getirmemiştir. Irkçı ve mezhepçi akım ve söylemlerle iktidar olmaya yetecek kadar değil, rant elde etmeye yetecek kadar oy almayı hedefleyen ana muhalefet, oy kaygısı ile bölücü politikalara prim vererek kamplaşma ve kutuplaşmanın ana unsuru haline gelmiştir.

Toplumun tümünü ve ülkenin bütününü yönetmek yerine PLAJ PARTİSİ olmayı seçen ana muhalefet, Genel Başkan diktatörlüğü altında makamsal kaygılar ve korku ile yönetilmektedir. Parti içinde dahi demokrasi, özgürlük, yenilik, değişiklik ve reform yapamayan Ana muhalefet partisi CHP’de siyasi hedefler ideallere göre değil, koltuklara göre konulur.

“Sonuçta ülkesi için kelle koltukta gezen siyasetçiler yerine, koltukta oturan kellelerden oluşan bir siyasi örgüt kurulur.”

CHP’de siyaset köşe koltuk takımı mantığıyla yürür. Kazanılması kati veya muhtemel olan makamlar için aday olan aday adayları, birbirleriyle her tür çirkef ve kuralsızlık içeren yöntemlerle mücadele ederek kutsanmış seçilmiş olmaya çalışırlar.

Siyasi tabirle “ ceketini koysa kazanır” denilen koltuklar için yarışan adayların hedefi bir ceket olup bir koltuğun üstüne atılmaktan ibarettir.

Delegelere baskı, rüşvet, şantaj veya kandırma gibi yöntemlerle hak edenin değil halt edenin önünün açıldığı ön seçimlerin kaldırılmasıyla bu defa kripto kadrolara yer veren ana muhalefette koltuk kavgası Afrika steplerini aratmayacak acımasızlıktadır. Aday olmanın yolunun zengin olmak veya birilerini zengin etmekten geçtiği ana muhalefette hedefler, partide yükselmek için patronlarınırant sahibi yapmak ve diktatörün gözünde ileri gitmekten ibarettir.

Ana Muhalefet Partisi olmasını mezhepsel oyların “ başka partimi var oy verecek”çaresizliğine borçlu olan CHP artık bu gücünü kaybedecektir. Genel başkanının kendi şehrinde dahi güçsüz, çaresiz ve aciz olan CHP ancak tercihsizliğin tercihi bir mecburiyet partisidir.

Çaresizliğin dayatması CHP…

Uzlaşma kültürü olmayan, politika üretemeyen, 90 senelik tarihte 3 genel başkan ile günümüzün atanmışlığına teslim edilen CHP, Türkiye’deki ana muhalefet boşluğunun ana sebebi olmaktan öteye gidememiştir.

Muhalefet oylarını kendisinin zannedip, dev aynası düşlerinde ayakları yerden kesilen CHP genel başkanı ise yakında kendisine yol verecek olan baronların önünde yeni roller kapma derdinde.

“Geldikleri gibi giderler” ne güzel bir söz. Komplolar ve siyasi şantaj film senaryolarının sonucu olarak koltuğa oturtulanlar kahraman ilan edileceklerini mi sandılar?

Türkiye çok yakın gelecekte yaşayacağı yerel seçimler öncesinde Siyasi Partilerin kampanyalarını izleyecek.

FETÖ, Bölücü terör örgütleri ve batılı patronlarının gölgesinde, milli menfaatlerden uzak korkaklık ve yalan üzerine kampanya yapacak olan Ana Muhalefet ve türevi yavru muhalefet, milletin karşısında çok zorlu bir hesaba tutulacak.

Düşman ve hain ile ittifak kurmanın diyetini millete ödeyecek olan ana muhalefet bu seçimde sandıklarda yok olacak.

Mustafa Kemal’in kurduğu CHP, bugün, hapishaneden çıkarılmaya çalışılan, bir zamanlarınPKK kamplarında teröristçillik oynayan terörist yamağına teslim edilmeye çalışılıyor.

Hendek operasyonlarında gördüğümüzyerel kaynakları teröre peşkeş çekmek isteyenlere arkadaş olup, darbe ile devleti ele geçirmek için milletimizi katledenlere yamaklık ortak olan Ana Muhalefet, bu defa Milli İrade tokatıile unutamayacağı bir ders alacak.

Büyük ve güçlü Türkiye, teslimiyetçi, milli hedeflerden uzak, batı uşağı politikalar üreten ana muhalefet anlayışından 30 Mart seçimleri ile ilelebet kurtulacaktır. Mart seçimleri sadece yerel hizmetin Ak Kalelerinin millete teslim edilmesinin vesilesi değil aynı zamanda, hain siyasetinin ve siyasetçinin devlet ve milletin sinesinden sökülüp atılmasının dönüm noktası olacaktır.

Ülkemizin siyasi eksiği milli ve yerli politikalar ile devletin bölünmez bütünlüğü ile milletin birliğine kendisini adamış Ana muhalefetin olmayışıdır.

Siyaset yelpazesinde, bölücü hainlerle beraber ülkeyi sallamaktan gurur duyan değil, gerektiğinde darağacını göze alacak, tanklar arasından korkuyla kaçacak değil milleti ile tankların karşısında duracak, darbe girişimi duyulunca bankamatiklere koşan değil, şehit olmak için saflarda yer tutmaya koşacak ana muhalefet lazım…

Muhalif Efendiler ve ey bölücüler;

Türkiye Cumhuriyeti, hainler, korkaklar, işbirlikçileri memleketi olamaz. Milli İrade gücün kaynağıdır, kazananlar inananlar olacaktır…