ajanskamu @ gmail.com

Anne Lütfen Ölme!
Lütfen ölme anneciğim. Henüz on yaşındayım daha. Ne olur affet beni annem. Nasıl da  baba demişim  acımasız keskin bir bıçağa. Anne lütfen ölme. Yaşama sevincim, sabahım aydınlığım sensin. Eğer ölürsen gözlerimin önünde, ruhum da ölür annem. Hem gözlerim neye yarar. Ebedi kapansın annem. Hiçbir şeyi görmesin artık. Bu dünyada görebileceği en korkunç şeyi gördü.Yaşamaktan korkuyorum annem. Bir daha görmekten korkuyorum. Bütün insanlar kanlı bıçak  gözlerimin önünde. Arşı inleten çığlığı duymadı kimseler. 
O zayıf, savunmasız bedenin hançerlendi, yavrunun gözlerinde. Benimse minik yüreğim parçalandı, kanadı anneciğim.  Baba diye sarıldığım eller parçaladı yüreğimi. Ruhum, minik avuçlarımın arasında uçtu sonsuzluğa. Bir anne, minik evladının kolları arasında can verdi. Sahi canlar var mıydı annem etrafımda. Hiç birisine rastlamadı, göremedi gözlerim. Bir umut koştum, yardım istedim insanlardan. Dünyadaki tüm seslerle bağırdım insanlığa. İnsanlığın çölünde, seraplara koşmuşum meğer. Gördüğüm insanlar değil gölgelermiş annem. Gözlerim bir parça merhamet, cesaret aradı. Ah zavallı yüreğim taş kesilmiş bedenler. Boşuna çabalamışım annem.
 Oysa ben babamın kollarında, göklere havalanmayı hayal ederdim anne. Sevinç çığlıkları göğe yükselirken, yeniden düşmek isterdim, merhametli kollara. Kırlarda yürümek elini tutmak isterdim babamın. Bilemedin anneciğim affet beni. Kana susayanlar nasıl baba olur annem. Masum bir cana, evlada kıyanları baba bilmişim.Ya sen vicdanı paslanmış, cani bir eşin elinde ölecektin öylemi. Ben nasıl baba diyeceğim hala.  Ah zavallı kalbim. Ne çok umut bağlamışım, nasıl da aldanmışım.
Biz çocuklar kin nedir intikam nedir bilmeyiz annem. Bu kirlenmiş çağda çok mu saf duygularım. Caniler bile masum çocuklara kolayca kıymazlardı. Ben babamın kollarında öldüm annem. Bir baba bütün duygularımı kopardı toprağından. Acıyla sulanan, yeşeren duyguları bile çok gördüler annem..
Anne lütfen ölme. Yüreğim kanıyor annem. Bütün dünyam kanadı, içim ateş deryası annem. Kaç hazan yaşayacak minik yüreğim. Bütün sevinçlerim koparılmış dalından.Beni sulamasın yağmurlar. Doğmasın artık güneş, sabahlar olmasın anne.
Bir de insanlar gördüm anneciğim. Her yüreğime inen darbelerin fotoğrafını özenle çekenleri. Feryatlarıma dilsiz ve sağır kalanları gördüm. Bir anne herkesin gözü önünde ölürse, orada insanlık kalır mı annem.
Mutluluğum zaten parçalanmıştı annem. Küçük yüreğimde çok büyük yaralar taşıyordum. Ben babasız büyüyordum annem. Yasalar babasız büyümemi murad etmişti. Yüreğimin sokaklarında hep yalnız dolaşırdım.
Fakat sana belli etmezdim biliyor musun anne. Sen üzülmeyesin diye tebessüm ederdim sana. Bil ki havasız, karanlık bir mağaradaydı yüreğim. Bazen nefessiz kalır, çekilirdi kanım biliyor musun annem. Bir ışık olmuştun bana, karanlığıma. Bütün ormanların havasını taşırdın yüreğime. Bana yaşama sevinci veren, bir sen vardın yanımda.
Şimdi bu şekilde mi?  Böyle kanlar içerisinde mi veda edecektin bana. Daha okuldan mezun bile olamadım annem. Mezuniyetime kimler gelecek şimdi. Kime koşup sarılacağım söylesene. Anne lütfen ölme. Ya da beni  götür anneciğim. Beni de öldürsün  babam. Birlikte gömülelim ne olur. Yan yana olsun mezarımız.  Ben ölüyüm, bilmiyor musun annem? Daha kaç kez öleceğim...

** Kırıkkale'de meydana gelen cinayetin ardından nefesim kesildi adeta! 38 yaşındaki Emine Bulut'un hayatını kaybetmeden önceki son görüntüsünü gördüm. Eski eşi tarafından bıçaklanan Emine Bulut'un kızı "anne lütfen ölme" diye ağladığı görünce, yüreğimden dökülen satırlardır. Hayatını kaydeden anneye Rabbimden rahmet ve mağfiret diliyor, minik kızına metanet ve sabırlar diliyorum. İnsanlığın vicdanda  ölen kişinin, en ağır cezayı almasını umuyor ve bekliyorum.