mahmutbalta @ hotmail.com

Ülkemizde ‘’eğitim öğretim’’  gündeme geldiğinde ilk akla gelen ve hemen ve tartışılmaya başlanan konulardan birisi tatillerdir.

Tatillerin uzunluğu, tatillerin zamanı, tatillerin verimliliği ve benzeri konularda bilen bilmeyen her kes ahkam keser.

Tarım toplumunun etkisi ile insanların yaz aylarında üretime daha çok katkıda bulunması amacıyla uygulanan 3 aylık tatil dönemi o zamanın şartları düşünüldüğünde nüfusun büyük çoğunluğunun kırsal kesimde yaşaması ve geçim kaynağının başat öğesinin tarım olması açısından doğru bir karar olarak görülebilir.

Gelişen teknoloji ve değişen nüfus yapısı ile beraber önce sanayi ve ardından bilgi dönemlerinin hayatımızı derinden etkilemesi insanların şehirlerde yaşamayı tercih etmesi ile genel anlamda bir değişim ve dönüşümün yaşanmasına sebep olmuş, bu değişim eğitimi de çeşitli yönleri ile etkilemiş ancak tatiller kısmına bir türlü dokunulmamıştır.

Tatiller üzerinde düşünen ve bir çalışma yapan Milli Eğitim Bakanlığı ilk kez bu yıl uygulanan ‘’Ara tatil’’ modelini hayata geçirmiştir.

Kasım ve nisan aylarında birer hafta olmak üzere yılda iki hafta uygulanacak olan ‘’ara tatil’’ Kasım ayı itibari ile başladı.

Ara tatilin eğitim öğretimin tüm paydaşları için olumlu sonuçlar ve özellik de öğretmen ve öğrencilerimizin motivasyonlarını artırıcı bir uygulama olmasını diliyorum.

Ara tatilin verimli bir şekilde uygulanan faydalı bir model olabilmesi için bu uygulamın içinde yer alan ve ya bir şekilde etki alanına giren herkesin olumlu ve olumsuz taraflarını belirten görüşlerini dile getirmesi ve Milli Eğitim Bakanlığının da bu görüşleri göz önüne alarak bir değerlendirme yapması önem arz etmektedir.

Ara tatil ile ilgili ortaya çıkan bir belirsizlik bu dönemin öğretmenler için bir ‘’dinlenme ‘’ arası mı?  yoksa bir ‘’eğitim’’ arası mı?  Olduğu konusudur.

Bazı kurumlar bunu dinlenme arası olarak telakki edip programlamayı ona göre yaparken bazı kurumlarında öğretmenleri yoğun bir eğitim programına tabi tutmuşlardır.

Öğretmenlerin bir haftasının okul müdürlüklerince planlanması olanaklar düşünüldüğünde istenilen düzeyde olmamış ihtiyaçlara cevap verememiştir. 5 günlük dönemin 2 veya 3 gününün bakanlık ve buna bağlı olarak, il, ilçe müdürlüklerince programlanması hem okulun yükünü azaltacak hem de öğretmenlerin daha kaliteli programlardan faydalanmalarını sağlayacaktır.

Bakanlığın öğrenciler için il bazında açıkladığı programlar hem velilere alternatif sunmak hem de öğrencilerin ilgilerine göre çeşitlilik göstermesi açısından faydalı olmuştur.

Çocukları olan öğretmenler ise bu faaliyetlerden yeterince faydalanamamış çocukları için ayrı kendileri için ayrı program yapma imkanı bulamayınca çocukları ile beraber okullarında hazırlanan programlara katılmış bu durum hem çocuklar hem de ebeveynleri olan öğretmenler için çalışmanın verimini düşürmüştür.

Özel okulların ara tatil de çoğunlukla kurs veya benzeri uygulamalar ile eğitim öğretime devam etmesi ise oralarda okuyan öğrenciler açısından çelişkili bir durumun ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Bütün olumlu ve olumsuz durumlar değerlendirildiğinde ar tatilin eksik ve geliştirilmesi gereken yönleri olmasına rağmen eğitim öğretim ve onun paydaşları açısından faydalı sonuçlar doğurmuştur diyebiliriz.

Bu itibar ile eğitim öğretim yılı içerisinde ki bütün tatillerin yeniden ele alınarak zamanın ruhuna ve eğitim öğretimin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde öğrenci ve öğretmen motivasyonun artırıcı bir mantık ile değerlendirilmesi elzem bir konudur.