ajanskamu @ gmail.com

Meseleleri esastan konuşmadığınızda sürüp giden ciddiyetsizliğe can suyu olmanız kaçınılmaz hale geliyor. Bunun en ibretlik örneği, sanıyorum eğitim alanında yaşanıyor. En son ve çarpıcı olanını Öğretmenler Günü vesilesiyle Konya’da yaşadık. Gün vesilesiyle yapılan toplantıda konuşmak için kürsüye gelen vali ‘öğretmenlerin nasıl önemli, öğretmenliğin nasıl kutsal’ olduğuna uygulamalı şekilde öğretmeni fırçalayarak (fırçalandığında muhabir değil öğretmen olarak biliniyor vali tarafından) anlattı. Şüphesiz hadisenin buraya kadar olan kısmı önemli ve ibretlik! Ancak başımıza gelen ibretlik olayların çap ve genişliğini büyütmeden duramıyoruz. Can Yücel’in ifadesiyle ‘ne kadar rezil olursak o kadar iyi’ modundayız. Vali öğretmeni fırçalıyor, bir salon dolusu öğretmen valiyi alkışlıyor. ‘Nerden baksan tutarsızlık, nerden bakarsan ahmakça’ diyor Ahmet Kaya.

İş orada da bitmiyor. Gözlerimizin önünde cereyan eden bu üzücü ve ibretlik vakıada valinin nasıl güzel ve yerinde müdahale ettiğini belirten, bir tür sözüm ona meseleyi derin okuyorum, yüzeyselliği eşlik etmeye başladı. İş devletin itibarına, makama saygıya, protokol adabına vs. götürülüp oradan ‘devleti kurtarmaya’, ‘güce halel getirmemeye’ vardırılıyor. Olay önümüzde, olayın içeriği önümüzde! Devlet önümüzde, devletin işleyişi bu işleyişin niteliği, hakka hukuka uygunluğu önümüzde! Rahmetli Vali Yazıcıoğlu daha 1990’larda verdiği bir beyanatta, bu hastalıklı zemine ilişkin olabilecek an açık sadelikte anlatıyor: “Bürokrasi hastalığı; işi yokuşa sürmekten zevk alma, haz almadır. Bunun çok çeşitli örnekleri vardır. Öyle başladık bu işe, sonra el yordamıyla öğrendik. Bir gün birisi eli cebinde langur lungur... 'Çıkar elini cebinden' dedim. 'Biz Almanya'da dairelere böyle giriyoruz.' diye karşılık verdi. 'Burası Almanya mı? Çıkar elini cebinden.' dedim. Sonra düşündüm; demek ki Almanya'da insanlara askerlik yaptırmak mı gibi bir ihtiyaç yok. Adam işini görüyor, işi görülüyor. Bizde öyle değil. Otur, kalk oturma, hiza, istikamet, emir, komuta! Bu komplekstir, aşağılık duygusunu tatmin etmektir. Bu çok büyük adamlarda da görülür. İnekler, develer, öküzler kesilir. Davullar, zurnalar çalınır. Bir faciadır. Geri kalmış ülkelerde görülür. Batı ülkelerinde böyle adam karşılanmaz. Tabii bu zamanla değişecek."

Yazının Devamı İçin TIKLAYINIZ