beycosan @ gmail.com

Bir devletin kendi sınır güvenliğini sağlamak ve korumaktan daha doğalı ne olabilir?

Hele hele, bu devlet Türkiye gibi Ortadoğu’da sınırları olan ve ateş çemberi içerisinde bulunan bir ülke ise bu pek tabi ki bir tercih değil bilakis zorunluluktur.

Güneyimizde sınırı bulunan ülkelere ve el'an bulundıkları duruma bir bakın bunu rahatlıkla anlarsınız.

Suriye sınırımız 911 kilometre, Irak sınırımız ise 378 kilometredir.

Üstelik bu sınır hattı boyunca terör örgütleri burnumuzun dibine kadar sokulmuş, emperyalist güçlerin desteğiyle palazlandırılmış ve ülkemiz için apaçık bir tehdit haline getirilmiştir.

Hal böyle iken buna sessiz kalmak, bu tehditlere boyun eğmek ve başta ABD ve İsrail olmak üzere batılı ülkelerin açık ya da gizli emellerine göz yummak mümkün müdür?

Elbette buna göz yumulamaz.

Türkiye, batının tüm oyunlarına ve engellemelerine rağmen "Barış Pınarı Harekatı" adını verdiği operasyonla buna göz yummayacağını, emperyalist planlara karşı mücadele edeceğini ve ülkemizin çıkar ve güvenliğinin, milletimizin istikbal ve emniyetinin batının çıkarlarından daha önemli olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Hal böyle iken, manzara bu kadar net ve gerçekler bu kadar açık ortadayken güya "savaşa hayır" nutukları çekenleri, barışçılık oyunu oynayanları ve sanki ülkemiz durduk yerde bir maceraya sürükleniyormuş gibi davrananları görünce insanın nutku tutuluyor.    

Neymiş efendim, "savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz" mış, Canan Hanım savaş istemiyormuş,

Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla başlattığı "Barış Pınarı Harekatı" devam ederken, "Bizler bu ülkenin işçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, şehir plancıları ve hekimleri olarak tehlikenin farkındayız.” diye ortak açıklama yapan KESK, DİSK, TTB ve TMMOB bu operasyona tepkililermiş..

 

Bu da sanatçıymış ve ablamız (!) savaşa hayır diyormuş,

Olura olmaza twet atan diğerleri ise pek bi suskun, ülkesinin başlattığı ve terör koridorunu bertaraf edip sınır güvenliğini sağlamak amacıyla yürürttüğü operasyona bi destek twiti atmaktan bile imtina ediyorlar belli ki.

ABD’yi, AB ülkelerini, Arap ülkelerinin şahsiyetsiz yöneticilerini ve bilumum Türkiye karşıtlarını hadi anlıyoruz da, içimizdekilerin bu mide bulandırıcı tavır ve söylemleri milletimizi üzüyor gerçekten.

Bir türlü milli ve yerli olamadılar zaten, milletle bir türlü sağlam bir bağ kuramadılar, hep uzaktan baktılar bu millete ve değerlerine,

Neyse ki, milletimiz her şeyin farkında, olan bitenleri irfan ve izanıyla tartıp değerlendiriyor,

Neyse ki, kahir ekseriyet milletimizin güvenliği ve geleceği için yapılan "Barış Pınarı Harekatı"nın arkasında ve duasıyla Allah’dan yardım diliyor ve diyor ki;

"Yâ Rabbi!

Ülkemizin güneyinde, Suriye sınırında vatanımızın güvenliği ve milletimizin selameti için  “Barış Pınarı Harekatı”na başlayan kahraman ordumuza ve güvelik güçlerimize yardım eyle, onlara güç ve kuvvet ver, ayaklarına bir taş dahi değmeden görevlerini tamamlamayı nasip et,

İzzet ve onurumuza, istiklal ve istikbalimize kastedenlere, varlığımıza ve vatanımıza göz dikenlere fırsat verme!

Askerlerimizi ve güvenlik güçlerimizi her türlü tehlike ve tuzaklardan muhafaza eyle!

Fesadı ve terörü ortadan kaldırmak için çıktığımız bu yolda bizleri nusretinle (yardımınla) ve kudretinle muzaffer eyle!

Milletimizin selameti, çocuklarımızın geleceği için çıktıkları bu seferi başarıyla tamamladıktan sonra sağ salim memleketlerine, ailelerine ve sevdiklerine kavuşmalarını nasip eyle,

Memleketimizi ve milletimizi her türlü felaketlerden, afetlerden, depremlerden, görünür görünmez her türlü tehlikelerden ve düşman saldırılarından koru,

Ya Rabbi  !

Milletimize bir binanın tuğlaları gibi kenetlenip tek vücut olmalarını, birlik ve beraberlik içinde yaşamalarını nasip eyle."