ajanskamu @ gmail.com

Başkanlık Sisteminin referandum sürecinde lehte yazılar yazmıştım. Bana göre Başkanlık Sistemi hantal devlet yapısından kurtulmanın, vesayetçi zihniyetin bitişinin ve güçlü siyasetin, güçlü devlet olmanın başlangıcıydı… Bana göre önemli olan, Başkan’ın kim oluşundan da öte artık süper güçler ligine çıkma kavgasıydı…

Ne yalan söyleyeyim…

Bir ara acaba yanlış mı yaptık diye düşünmedim de değil…

Önceden şikâyet ettiğimiz “Bürokratik Oligarşi”, oluşan boşluktan istifade ederek, daha da güçlenmiş, neredeyse taşrada dahi görev yapan bürokratların “Bürokratik Bakanlık” seviyesine yükselmesine olanak sağlamıştı…

Gerçi bu tehlike daha geçmiş değil, ama en azından son dönemlerde meydana gelen olaylara karşı devlet yönetiminin göstermiş olduğu hızlı refleks ve güçlü siyaset kendini iyice hissettirmeye başladı…

Özellikle Malatya ve Elazığ depremlerinde Bakanların günlerce bölgede oluşu, devletin neredeyse tüm imkânlarını seferber etmesi, hem güçlü devlet imajını oluşturdu hem de Başkanlık Sistemi yönetim değişikliğinin ne kadar isabetli olduğunu ortaya koydu…

Yine dünyayı sarsan, bazı hesaplamalarda milyonlarca insanın ölümüne sebep olacak ve belki de yüzyılın felaketine karşı ülkemizde alınan tedbirlerin işleyişine, bakanlıkların koordineli çalışmasına, bilhassa Sağlık Bakanlığı’nın gösterdiği çaba ile kontrolü tamamen elinde tutuyor oluşuna ve oluşturulan Bilim Kurulu’na baktığımızda Başkanlık Sisteminin etkilerini görüyoruz…

Tabii bütün bu gelişmeler; milletin devletine olan güveninin çoğalmasına, millet – devlet kaynaşmasının, birlikteliğinin daha da güçlenmesine, ülkemizin dünyadaki ve üstelik yıllarca içine dâhil olmaya çalıştığı AB ülkelerinden çok daha öte kaliteli yaşamsal standartlara ulaşmasını sağlıyor… Ülkemiz dışında yaşayan birçok vatandaşımızın salgınla birlikte ülkemize dönmek isteyişi de bu açıdan değerlendirildiğinde kıymetlidir…

Anadolu insanı ve kültürü farklıdır… Biz de komşumuz açken tok yatılmaz. Yine Coronavirüs’ün en fazla olumsuz etkilediği yaşlılarımız, yani büyüklerimiz bizim için kıymetlidir…

Yardımlaşmaya en fazla ihtiyaç duyduğumuz, devletimizin gücünden ve gerekli olan her şeyin yapacağından emin olduğumuz bu dönemde, daha önce ülkemizde yaşanan birçok felakette olduğu gibi bizim de bir vatandaş olarak çorbada tuzumuz olmasını istiyorsak, mahallemizde ki yaşlılarımıza sahip çıkalım, ihtiyaçlarını takip edelim, gerekli mercilere bilgilerini mutlaka ulaştıralım…

Son telefon görüşmelerimin büyük çoğunluğunu oluşturan bir talebi, bir temenniyi de buradan paylaşmak istiyorum…

Son dönemlerde gerek milli savunma, yerli silah üretimi veya gündemde olan sağlık sistemindeki yerli üretim ve millileşme gibi milli duygularımızı yücelten, bizleri gururlandıran, heyecanımızı artıran, tarihimizde ki özgüvenimizi tekrar yeşerten çalışmalar için milletimizin de katkı sağlama imkânı oluşturulması güzel olur…

Bu vesile Rabbim bütün dünyayı kuşatan salgın hastalıklardan ve zalimlerin zulmünden muhafaza eylesin… Âmin…

“Evde Kalalım Emniyette Kalalım”