cvtykgm @ gmail.com

İSTANBUL HALA TUHAF BİR SEÇİME GİDİYOR

          Sanırsınız ki Onbeş milyonluk bir şehrin seçimi iptal edilmemiş.

          Sanırsınız ki On milyonluk seçmenin oyları bir şekilde yok sayılmamış. Ya da çalınmamış.

          Bir tuhaf seçim atmosferi var. Ya da tuhaf olan şey; sanırsınız ki şu Yirmi Üç Haziranda değil de 2035’ te yapılacak bir seçim söz konusu. Herkes kendi çevresinde hatta güçlü olduğu yerlerde moral motivasyon faaliyetleri yapıyor. Kimsenin telaşı yok gibi. Ne miting yapan var. Ne alanın tozunu attıran var. İki de bir sosyal medya ortamlarında cevaplar dolaşıyor. Muhtarlık seçimi mi bu kardeşim. Gerçi muhtarlar bile bu sefer acayip çalıştılar. Anlaşılır gibi değil.

          Ramazan rehaveti midir, nedir? Bu güne kadar böyle fantastik bir seçim dönemi olmamıştı. Koskoca bir şehrin yönetimi için yapılan bir seçimde binlerce oyun çalındığı söz konusu iken sanki çalanlar değil de ya oy verilenler ya da oyu çalınan vatandaşlar suçlu gibi herkesin keyfi yerinde. Operasyonun adı her zaman ki gibi Fetö; ve işbirlikçileri olan kamuya dahi sızmış farklı terör örgütü yanaşmalarıdır. 

          Bir kaç devlet büyüklüğünde bir şehrin seçiminin bu kadar telaşsız olmasına bir anlam vermek mümkün değildir. Altıyüz milletvekilinden kimsecikler ortalarda gözükmemektedir. En azından istanbul'u dört dönmesi gereken bir parti teşkilatları olsa gam yemeyeceğim. Ne olduğunu anlamak değil de ne olmadığını anlamak daha kolay. Bu rahatlıkla iki tarafın da işi zor ben söyleyeyim.

           Halbuki işten çıkarılması muhtemel personel yerinde duramıyor. İçin için kaynıyor. Devletin sırlarının çalınması meselesi bile artık gündemden düştü neredeyse. PKK dan gelen açıklamalar gözümüze gözümüze sokuluyor. Yarın Pkk ekibinin desteklediği aday seçilse milyonlarca liralık yatırımlar ya duracak ya da art niyetli başka ellere geçecek. Belki Ankara’da ilk zamanlar olduğu için ve yapılacak İstanbul seçimlerinin hatırına yapmayı düşündükleri bir çok şeyi bekletiyorlar da onun için bir telaş havası oluşmuş gibi durmuyor olabilir.

           Verilen ve verilecek hizmetlerle ilgili önce ben açıkladım diyenler var, biz yaptık onlar hava atıyor diyenler var. Kısır çekimenin ötesinde bir siyasi argüman, kimsenin ne elinde ne dilinde mevcut değil. Sen ben alaveresi dışında, bir horoz döğüşü dışında hiç bir şey yok. Böyle giderse tekrar seçilen bir İmamoğlu’nun İstanbul’a kazandırcağını umacağımız bir şey olmadığı gibi Yıldırım’ın çekingen ve geride duran kampanyasının da ümide katkı sunabileceğine dair endişeler yer yer tedirgin ediyor.

           Yapılan farklı açıklamalar; her iki taraftan da, alın bunu elimizden de bir rahat edelim havasında. Hadi Chp ve bloğunu anlayabiliriz. Çünkü kazandıkları taktirde diyecekler ki zaten kazanmıştık. Kaybederlerse asla erkenden teslim olmayacaklar ve her türlü sorunu, sıkıntıyı verecekler ülkeye. Dikkat buyurun İstanbul demedik tüm ilkede huzursuzluk çıkarmak için her şeyi yapacaklar. Ayrıca zaten herkesin proje olduğunu ifade ettikleri İmamoğlu’nun Chp genel başkanlığı için önü açılmış olacak. Daha sonrası için Yıldırım karşısında kaybetmiş olsada yıldızı parlatılarak İmamoğlu Erdoğan’ın karşısına çıkarılacak bilindiği üzere.

          Koskoca Ysk gibi hukuki bir kurumun itibarını yerle bir ediyor adamlar ve bunun üzerinden piyasa yapıyorlar ve çalınan oylara rağmen her türlü hileli, ve yalan dolu propoganda ile zemin etüdü yaparak Ak Parti’yi ve Cumhurbaşkanını bile suçalayan hatta hakaretlere varan bir bayağı dili alana servi ediyorlar. Gürünürde kazanmak için gereken her türlü algı operasyonlarını devreye sokuyorlar. Çünkü hem muhalefetin gereği olarak hem de aldıkları dış desteklerin gazıyla vaz geçmeyi asla düşünmüyorlar.

          Ne sokaklara ne hanelere ne alanlara ne gençlere yeterince nüfuz edememiş bir çalışma ile seçim alamak mümkün değildir artık. Yapılan hizmetler için bile yeter artık dedirtilen bir toplumu azar azar işlemeye devam ediyorlar. Ayrıca Rahmetli Özal’a ‘’ alışamadık ‘’ diye propaganda yaptıkları zaman, Alıştık Artık dizisi ile cevap verilmeye çalışıldı ise ‘’ sıkıldık ‘’ artık sloganını da bu gün için gündeme taşıyorlar. Ama Payitaht da Alıştık Artık gibi yeterli gelmeyebilecektir. Ne olursa olsun milletin / seçmenin eline, diline pelesenk olacak türden sloganların her evde konuşulmasını sağlamak gerekiyor artık…

          Hafızaları diri tutuma ve özellikle birlik beraberlik kavramlarının çokça işlenmesi gereği ve kimseyi tehlikelerle korkutma amacı gütmeyen uyarıcı levhaların alanı kuşatması sağlanmalıdır. Bana öyle geliyor ki seçim danışmanları ile ilgili bir takım sorunlar söz konusu. Ya da seçim işlerini yürüten danışman şirketler üzerinde br daha düşünülmelidir derim ben. Seçimin yenilenme kararı sonrası #DahaGüzelOlacak ifadesi bile neredeyse tesadüfen ortaya çıktı ve erkenden söndü. Veya Binali Yıldırım’ın #ÇünküÇaldılar ile #AdamlarSağlamÇalmışlar gibi bize çok tatlı gelen ifadeler karşı takımın acayip derecede canını sıkıyor ve bu  cümleler bile neredeyse tesadüfen çıkmış gibidir.

          Ayrıca sunulan hizmetler ile ilgili olarak zorda kalınınca yapılan ve öncesinde nereden bulacağız kaynağı denen hususlarda yapılan indirimlerin dahi yeterince iyi sunulamadığı gerçeğini nereye koyacağımı ben bilemiyorun, bulamıyorum. Su faturasının bu ay ilginç şekilde düşük gelmiş olması bile milletin nazarlarından kaçırılmak isteniyor ve maalesef bunların her birinde de iyi performans gösteriyorlar. Binlerce çalışanı olan bir belediyenin özellikle siyasi kadrolarında bulunan bürokratların neden hala sahada olmadığı ise ayrı bir sıkıntıdır.

           O kurumlarda yüksek makamlarda görev yaptığı halde o makamların birer siyasi makam olduğunu bilmeyen mi vardır ki sanmıyorum. Seçim kaybedildiğinde de yerlerinde kalacaklarını mı sanıyorlar. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacaklarını biliyorlar belki de. Ama ona rağmen seçimin akıbetinde ki sıkıntının ortaya çıktığı günlerde hemen dilekçe ile küçük belediyelere geçiş hazırlığına girdiklerini de gördük.

           Bu gidiş hayra alamet değil onu söyleyelim. O kadar seçim yaşadık belki de ilk defa bu kadar saçma sapan bir süreç yürütüldüğünü söylesem abartmış olur muyum bilmiyorum. Eninde sonunda yaptıkları yıkımı da bize toplatırlar. Daha doğrusu onlar imha etmek için beri taraf ise ihya için uğraşıyor. Bunu yüz senedir görmekten gına geldi artık. Biz de bu durumdan sıkıldık diyoruz ama netice değişmiyor. Mazbatayı bu sefer alan öyle kolay kolay da bırakmayacaktır. İster Yıldırım ister İmamoğlu İstanbulu elbette tek başlarına yönetecek değiller. Ekipleri ile yöneteceklerdir. Asıl mesele de burada başlıyor.

          Verilen sözler nelerdir?

          Asıl hedefler nelerdir?

          Kimler arkasındadır, önündedir, daha bu konuda neler yapılacaktır. Hedefin ne olduğu aşikar olmakla birlikte yapılan S400 açıklamasını bu milletin dikkatinden nasıl da kaçırdıklarına bir bakar mısınız. Ülkenin güvenliği için zaruri olan bir iş için ABD ve onun çizgisinde muhalefet edişin izahı olabilir mi? Ama milleti gözünden kaçırılıyor maalesef. Doğu Akdeniz de yapılan petrol ve doğalgaz aramalarının doğru olmadığı ve bundan dolayı başımıza gelecek sıkıntılardan bahs eden video yayınladı adam. Kimsin sorusunu hak ettiği kadar kim için çalışıyorsun sorusu da kendisine yöneltilecek önemli ve gerekli sorulardan birdir.

          Ha bir de sanki Ankara’da işe yaramış gibi burada da aynı hatayı sürdürüyor Ak Parti veya ekipleri. Neymiş efendim Mansur Yavaş Angaralı değil de Makedon’muş !!! Eee aldınız mı Angara’yı böyle söyleyince. Adam düpe düz Angara’yı ele geçirdi. Şimdi tutturdunuz bir Yunan haberinin yakasını. Adam cevap bile vermiyor. Çıldırıyorsunuz. Göz göre göre vereceksiniz İstanbulu. Caps’lerle Hashtag’larla belediye seçimlerinde başarılı olamazsınız. Onlar olur ama siz olamazsınız. Çünkü onlar muhalefet, siz icranın başındakiler olarak daha oturaklı ve ayağı yere basan işler yapmalısınız, sağlam vaatler vermelisiniz. Umudu yükseltmelisiniz. Bu iş ne öfke işidir ne de lay lay lom işidir.

          Tek tek insanları, kapı kapı evleri, blok blok sanayi ve iş yerlerini, bakkalları, çay ocaklarını dolaşıp ikna etmelisiniz. Her de öyle rastgele insanlar yapmayacak bu işi. İşinde ehil, eli yüzü düzgün, ve sınırlı sorumlu açıklamalar yaparak nezaket içerisinde işi götürmelidir Ak Parti. Başka çare yoktur. Yoksa şimdiden bay bay diyin gitsin.

          O kadarrrrr…

          Vesselam

          Cevat YEK

          18.05.2019 04.55