cekapan @ gmail.com

DAHA NELER

Arkadaşların ısrarı üzerine köşe yazarlığına başladım. Yine arkadaşların ısrarı üzerine “Daha Neler” isimli kitabı yazdım. Kitabı elime aldığımda ” İçine sindi mi?” diye kendime sorduğumda cevap kocaman bir “Evet!” ti. Mutlaka kitabın bir sürü eksikliği vardır. Belki bir sürü hata da yapmış olabilirim ama ne yaptıysam keyif alarak yaptım.

En kolayı önsözü yazmaktı çünkü ortada bir şey yokken önsöz yazması çok kolay oldu. Bir düğme bulup ona uygun elbise diktirmek gibi bir şey. En zoru arka kapak yazısıydı. Defalarca,  her seferinde daha az cümle kullanarak yazmak zorunda kaldım.

Belki birileri daha, bir şeyler yazmak istiyordur ama cesaret edemiyordur diye kısa tavsiyelerde bulunacağım. Âlime sormuşlar: “Ne biliyorsun?” diye “Haddimi biliyorum.” diye cevap vermiş. Ben de haddimi bilerek naçizane tecrübelerimi paylaşacağım. (Allah kibirden korusun.)

-Son sözü ilk başta söyleyeyim; Akl-ı Selim, Zevk-i Selim, İlm-i Selim sahibi olun.
-Çok kitap okuyun.
-Her türden kitap okuyun.
-Her gün okuyun( Bir sayfa olsa dahi). Kitap okumayı sevmeyenler çizgi roman, süreli yayınlar, gazete ya da her gün ansiklopediden bir sayfa okuyabilir.
Tarihle ilgili bulduğunuz her şeyi okuyun, sosyal medyadan videolar izleyin,  tarihinizi iyi tanıyın.
-Bir ideolojiniz, bir duruşunuz olsun ama her düşünceden (bazen sizin düşündüğünüzün tam zıttı bile olsa) kitap, köşe yazarı vb okuyun. İdeolojisinden dolayı kimseyi ötekileştirmeyin. Bazen bugün karşı ideolojide bulunan bir kişi yarın sizin ideolojinizin bayraktarlığını yapabilir. Bakınız Nazım Hikmet, Necip Fazıl …
-Hiçbir şeyi yarım yapmayın. Ne yapıyorsanız tam yapın ve hakkını verin.
-Kendi ideolojinizin öncüsü olun. Korkmadan utanmadan sesli düşünün. Asla size ölçülen kalıplarla yetinmeyin. Sorun, sorgulayın, tartışın. Okuduğunuz kitapları, köşe yazılarını tartışın. Saygılı bir fikir çatışması bakış açınızı değiştirir, baktığınız pencereyi genişletir.
-Merak edin. Araştırın. Aklınıza takılan her şeyi araştırın.
-Biz gençken tek başımıza dünyayı değiştirebileceğimize inanırdık. Buna siz de inanın!
-Bazı çok satan kitaplar, herkesin tavsiye ettiği kitaplar size çok saçma gelebilir. Size hiç hitap etmeyebilir. Bu yaşınızda okuyup saçma bulduğunuz kitapları 10 yıl sonra çok beğenebilirsiniz ama 20 yıl sonra tekrar vasat bulabilirsiniz. Yani o kitaptan elektrik almanız sizin yaşanmışlığınızla, birikiminizle ve tecrübenizle ilgilidir…
-Mutlaka bir ajandanız olsun. İlk sayfaya büyük harflerle yılı yazın. Sonra yıl boyunca okuduğunuz kitapları alt alta yazın. Beğendiğiniz kitaptaki atıfta bulunulan, adı geçen yazarlar ve o yazarların kitaplarını da alt maddeler halinde yazın ve mutlaka bu kitapları da okuyun. Yıl bitince çizgi çekip, yılı kapatın, yeni yılı açın.
-Şiir yazın. Şiir tehlikeli iştir, susmanın haddi aşmış halidir. Aziz Nesin demiş (ya da ona ithaf edilir) “Her üç kişinin, beşi şairdir” diye.
Sevginin idrakine varın. Platonikte olsa birilerini, bir şeyleri sevin. Değer verdiğiniz bir şeyler olsun.
-Şiir antoloji kitabınız olsun. Yerli yabancı şiir kültürüne hâkim olun.
-Yazmak istiyorsanız ve okuyarak belli bir birikim sağladıysanız, durmadan yazın. Sonra yazdıklarınızı yüksek sesle okuyun ve sesinizi kaydedin. Sonra kaydettiğiniz sesinizden yazdıklarınızı dinleyin. Başlangıçta %100’ü çöpe gidecektir. Zamanla bu oran % 90’ lara inecektir. Çöpe gitme oranı %50’nin altına indiğinde bir şeyler olmaya başlamıştır.
-“İnsan yaşadığı yere benzer” diyor Edip Cansever. Doğduğunuz yeri, yaşadığınız yeri, ailenizi, arkadaşlarınızı yazmakla başlayın.
-Anlatmak istediğinizi 10.000 karakterde anlatın. Sonra aynı yazıyı 5.000 karakter ile yazın. Sonra 3500.
-Film seyredip hoşunuza gittiyse, bu filmin eleştirisini yazın.
-Okuduğunuz kitap hoşunuza gittiyse kitapla ilgili eleştirilerinizi yazın.
-Hatta o kadar ciddiye alın ki, uzmanı olduğunuz sevdiğiniz bir konu hakkında bir gazetede makaleniz çıkacakmış gibi yazın.
-Yukarıdaki maddelerin bir kısmı bana ait iken birçoğu farklı yazarlara ait. Dedim ya haddimi bilirim diye…

Yazarlık serüvenimin ürününü merak ediyorsanız, siz de yok artık “Daha Neler” diyebilir, bu kitabı okuyup kıvamına kendiniz karar verebilirsiniz.