mahmutbalta @ hotmail.com

Milli Eğitim Bakanlığı 10 Temmuz 2019 tarihli resmi gazetede yayınlanan, okul öncesi ve ilköğretim kurumlar yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle, yönetmeliğin 6. Maddesini yeniden düzenledi.

Buna göre, 10 dakika olan teneffüs sürelerinin normal eğitim yapan okullarda 15 dakika, İkili eğitim yapan okullarda ise en az 10 dakika olmasını karara bağladı.

Ayrıca yönetmelikte yapılan değişiklikle daha önce öğretmenler kurul toplantılarında karar altına alınarak uygulamaya konulan ‘’Blok Ders’’ uygulaması da ortadan kaldırıldı.

Teneffüsler öğrenciler için uygun ortam oluşturulduğunda ve bu ortamlar eğitici materyallerle desteklenerek, uzman eğitimcilerin kontrolü altında gerekli ve yerinde dokunuşlar ile yönlendirildiğinde şüphesiz ki en önemli ve öğretici zaman dilimleridir.

Bu yönetmelik değişikliği ile teneffüslerin gündeme gelmesi,  kamuoyunda konunun tartışılması ve dikkatlerin teneffüslere çevrilmesi oldukça önemlidir.

Bu sayede teneffüslerin süresi ve içeriğiyle verimli hale getirilmesi için yapılan tartışma, bilimsel çalışma ve beyin fırtınalarının teneffüslerin eğitim gündeminde yer alması adına faydalı sonuçlar doğuracaktır.

Teneffüslerin öğrencilerin psikolojik, sosyal ve fiziksel yönde gelişimlerine katkı sunarak eğitim öğretim yaşantılarına olumlu etki edebilmesi için teneffüslerle ilişkili de olan bir takım uygulama ve paydaşların doğru bir şekilde yönlendirilmesi ve işleyişin sağlıklı bir şekilde yürümesi,oldukça önem arz eden konulardır.

Bunlardan birincisi ve en önemlisi, okullarımızın fiziki yetersizliği, bahçe ile oyun alanlarının okul mevcutları ile orantısız bir şekilde küçük olması, öğrencilerin sayılarının çokluğu nedeniyle yeterince oynamaya fırsat ve yer bulamamaları ve bu alanların ihtiyacı karşılayacak genişlikte ve yeterlikte olmamalarıdır.

Buradan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz.

Okullarımızın fiziki yapılarını planlarken sadece derslik ve atölyelerin değil bahçe ve oyun alanlarının da öğrencilerin gelişiminde çok önemli bir yere sahip olduğu gerçeğinden hareketle buraların, öğrencilerin yaş, ilgi ve becerilerine göre Dizayn edilmesi ve pedagojik bir yaklaşımla yeniden yorumlanması gerekmektedir.

Teneffüslerin değerlendirilmesi ve öğrencilerin gelişim süreçlerinde önemli bir yere sahip olması için üzerinde düşünülmesi gereken başka bir konuda öğretmenlerin nöbet görevleridir.

Teneffüslerin okullarda öğrenciler açısından verimli geçmesini istiyorsak, öğretmenlerin tuttuğu nöbetleri gözden geçirmeli, öğretmenlerin yorgun argın ve mecburen tuttukları nöbetleri daha dinç bir kafa ve dinamik bir şekilde tutabilmeleri için çareler aramalı çözümler üretmeliyiz.

Düşünün ki; 40 dakika boyunca sınıfta aktif olarak bir performans sergileyen öğretmen,  teneffüs arasında çayını içererek dinlenmeyi beklerken, bunun tem tersi; 40 dakika boyunca sırada pasif bir şekilde oturarak hareketsiz kalan öğrenci ise dört gözle teneffüsün olmasını beklemektedir ki koşsun, zıplasın, oynasın ve enerjisini harcasın.

Bir yandan; 40 dakika boyunca yorulan ve teneffüste öğrencilerin başında durmak zorundan olan ayrıca sorumluluğun tamamen kendisinde olduğu nöbetçi öğretmen, diğer yandan da; 40 dakika boyunca yerinde oturan ve enerjisini harcamak için teneffüsü bekleyen öğrenciler, teneffüslerde karşılaşınca ortaya çokta olumlu bir durum çıkmamaktadır.

Öğretmen nöbetlerinde gerektiğinde ücretler artırılarak. Gönüllük sistemine geçilmeli ve bu şekilde gönüllü öğretmenler ücretini de ona göre alarak çocuklar ile zaman geçirmeli ve onların gelişimine katkıda bulunmalıdır.

Bu şekilde öğrencilerin topluma sosyal yönlerini geliştirerek katılımları sağlanmalı, bu gönüllü öğretmenler ön plana çıkartılarak diğer öğretmenler de teşvik edilmelidir.

Teneffüslerde elde edilen kazanımları göz ardı etmeyerek özellikle öğrencilerin sosyalleşmelerinde ki önemi kavranmalı ve gerekirse öğretmen, öğrenci veli ve diğer paydaşlara eğitimler vermek yoluyla dikkatler bu önemli zaman dilimleri üzerine çekilmelidir.

Okulların fiziki alanlarını uygun hale getirmenin yanı sıra buralarda kullanalan eğitim öğretim materyallerini teneffüslerde öğrencilerin erişimine açık hale getirilmeli ve bu materyalleri özellikle teneffüslerde öğrencilerin ulaşıp kullanabileceği noktalara yerleştirilerek kullanıma hazır halde bekletilmelidir.

Okullarımızda teneffüslerde yaşanan manzara genelde şu şekilde tezahür ediyor; teneffüs zili çalar çalmaz öğrenciler kantinin önünde sıra olmak için koşuşturmaya başlıyorlar. O kısacık süre içerisinde kantin sırası kendine gelebilirse ve öğrenci yemeğini almış ise kendini şanslı olarak görüyor. Hızlı hızlı yemeğini yiyerek sınıfına doğru yol alıyor. Dolayısı ile herhangi bir sosyal etkileşimde bulunması ve oyun oynayabilmesi mümkün olmuyor.

Teneffüslerin etkili, verimli ve öğrencilerin gelişimine olumlu bir katkı yapabilmesi için okullarda ki kantinlerde gözden geçirilmeli ve burada ki sorunların çözümü noktasında da bir irade ortaya konmalıdır.

Özellikle ortaokul ve lise öğrencilerinin teneffüslerde yaşadığı başka bir durumda öğrencilerin teneffüslerde soru çözmeye çalışmaları ve bilmedikleri ya da tam anlayamadıkları konuları öğretmenlere özel olarak sormak için teneffüsleri bir fırsat olarak görmeleri ve teneffüsleri bu minvalde değerlendirmeleridir.

Bu durum da hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin teneffüslerden azami ölçüde istifade etmelerini engelleyen bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

''Teneffüsleri en verimli dersler yapmak istiyorsak'' olması gereken, öğrenciler için oldukça önemli olan bu zaman dilimlerinin sadece süresini artırmak değil, teneffüsleri her açıdan yeniden yapılandırmak, öğretmen, öğrenci, veli ve diğer paydaşlar ile birlikte  konunun önemine dikkat çeken çalışmalar yapmak ve teneffüsleri işlevine uygun bir şekilde öğrencilerin faydasına sunmaktır.

Teneffüslerin çocukların kendi aralarında oyunlar oynadıkları, eğlendikleri ve sosyalleştikleri zaman dilimleri olduğu gerçeğinden hareketler bu özel ve önemli zaman dilimlerine büyüklerin müdahalesinin dozajı, yeri ve zamanın çok önemli olduğu gözden ırak tutulmamalıdır.

Zamanında ve yerinde yapılabilecek bir müdahale çocukların oyunlarını daha eğitici hale getirebilecekken, yerinde yapılmamış bir müdahale ise ‘’akran zorbalığı’’ ve benzeri sorunların öğrenciler arasında yaygınlaşmasına sebebiyet verebilecektir.

Teneffüs sürelerinin uzaması ile birlikte öğrencilerin okullardan dağılma vaktinin de biraz daha geç olacağı gerçeğinin de özellikte başta veliler olmak üzere bütün eğitim paydaşlarına aktarılması bu sorundan kaynaklanması olası sorunların çözümünde etkili olacaktır.

Eve biraz daha geç gidecek olan çocukların özellikle ilkokullarda derslerden sonra açılacak ‘’çocuk kulüplerine’’ katılacak öğrenciler de düşünüldüğünde bu zamanın rehberlik servisleri tarafından planlanması, çocukların evdeki zamanlarını daha verimli kullanmalarını sağlayacaktır.