cekapan @ gmail.com

DİYANET İŞLERİ SEN NE İŞ YAPARSIN?

Ortalık birkaç gündür toz duman.

Nureddin hoca şöyle demiş, Cumhurbaşkanı böyle demiş, birileri ellerini ovuşturup keyifle seyrediyor.

Zamanlamaya dikkat, tam 8 Mart’a yakın bu olaylar gündem oluyor.

Ben ilahiyatçı değilim, verilen fetvalarla ilgili bir şey söylemem doğru değil ama ben akıllıyım.

Akıllıyım çünkü sorgularım araştırırım.

Hemen Nurettin Hocamızın daha önce kadınlar ile ilgili yaptığı konuşmaları araştırdım. Öyle ya eğer kadınların dövülmesi taraftarı ise geçmişteki konuşmalarında da sık sık aynı görüşü dillendirmiş olmalı öyle değil mi?

Hocamız geçmişte “Hanımını Allah’ın adını kefil göstererek sen aldın. Allah’ın adıyla, Peygamber’in sünneti ile bu kadın sana emanet edildi. Allah’ı kefil gösterip zevkine göre işkence yapamazsın. “ diyor.

2015 yılında da Nureddin Yıldız yine bazı basın yayın organlarınca linç edildi. Yıldız'ın, 6 yaşında çocukların evlenebileceğini söylediği ifade edildi. Oysaki Yıldız aynı vaazında, küçük çocukların fiilen evlendirilmelerinin insafsızlık ve haksızlık olduğunu söylüyor. Bunu yapan cahil anne babaların Müslümanlıklarının bile tartışılabileceğini anlatıyor.

Yıldız'ın vurguladığı hususun özeti şudur. Evlilik, en erken akil baliğ olan yaşta yani 18 yaşında mümkün olabilir. Ancak toplum geleneğinde olan beşik kertmesi  türünden nikahlamalar olabilir. Nikah farklıdır, evlilik farklıdır diyor.

Öncelikle şunu ortaya koyalım. Nureddin Hoca da, Cumhurbaşkanı da bir insan evladıdır, beşerdir. Bütün insanlar gibi onlarında hataları ve günahları vardır. Doğru konuştuğu, yanlış konuştuğu yerler vardır.

Olayın zamanlaması çok önemli. 8 Mart Dünya kadınlar gününde gündeme servis ediliyor. Sosyal Doku Vakfının yaptığı açıklamada “Günlerce “İslam’da kadın dövme teknikleri” vb çirkin başlıklarla yayınlanan o videonun 2007 yılında yapılan sohbetin içinden cımbızla alınıp montajlandığı ve hiç ilgisi olmadığı halde Diyanet Tv’nin logosunun eklendiği” söyleniyor.

Dikkat bir hafta önceki gündem “Ak parti – MHP ittifakına Saadet dâhil olacak mı?”, son hafta gündem kadınlar günü, birileri tezgâhı hazırlıyor, 2007 deki görüntülerden önünü, arkasını kes, diyaneti de yıpratmak için diyanet tv logosunu kullan ve yayınla. Kötü niyet bu videoyu hazırlayanların Diyanet logosunu kullanmasından belli.

Hemen oltaya geliyoruz, bir bakıyoruz ortalık toz duman.

Başta Cumhurbaşkanımızla başlayalım. Elbette ki güncelleme açıklamaları ile kastı ayetler veyahut hadisler değil. Ama sayın Cumhurbaşkanımız keşke her mikrofon uzatıldığında her konuda yorum yapmasa. Dese ki “Bu konunun muhatabı Diyanettir, en kısa sürede Diyanet gereken açıklamayı yapacaktır.”

Elbette ki açıklamada ki kastı para için televizyon televizyon gezen, isteyene istediği fetvayı veren hocalar ama Onca danışman ne iş yapar? “Sayın Cumhurbaşkanım şu konuda böyle açıklama yapmasanız, farklı yerlere çekilebilir, birlik beraberliğimize zarar gelebilir. “ deseler ya keşke…

Hele Diyanet İşlerimiz sen ne iş yaparsın? Suya sabuna dokunma, aman bir şey dersem koltuğum gider mi mantığı ile daha ne kadar başlar kuma gömülü kalacak? Hiç kusura bakmayın bu olaydaki en büyük suç Diyanet işlerinin. Bahsi geçen olayla ilgili ayet ne der? Hadis ne der? Niye yüksek sesle açıklamıyorsun?

Ya hocalarımız? (burada bir isme değil genel anlamda konuşuyorum)Cehennemle korkutmak yerine cennetle müjdelemek daha iyi olmaz mı? Peygamberimizin hayatından örnekler versek daha iyi olmaz mı?

Ak partili arkadaşlar sosyal medyada Cumhurbaşkanını savunmaya, Saadetli arkadaşlar saldırmaya ayırdıkları vakti birleşmek için ayırsalar ya, daha güzel olmaz mı?

Yakın bir zamanda seçim var.

Ülke Afrin’de sadece PKK, YPG’ ye karşı savaşmıyor, yedi düvele karşı savaşıyor.

Ortalığı karıştırma sinyali ülkenin kredi notunu hiç sebepsiz yere düşürmelerinden belli.

Akıllı olmamız lazım.

Hilafetin kaldırılışı esnasında mecliste bulunan âlimlerin sinek fetvası ile uğraştıkları hepimizin malumudur.

Bile bile oltaya gelmek bize yakışmıyor. Vakit birlik vaktidir.

Ne deniyordu şarkıda:

Aynı yoldan geçmişiz biz/ Aynı sudan içmişiz biz/ Yazımız bir kışımız bir/ Aynı dağın yeliyiz biz/ Şarkılar bir türküler bir/ Hep beraber söyleriz biz / Halaylar bir horonlar bir/ Aynı sazın teliyiz biz/ Gönüller bir dualar bir/ Bir Allahın kuluyuz biz.