ajanskamu @ gmail.com

Bursa’dan Harran’a yani Anadolu’nun bir ucundan bir ucuna uzanan bir hayat hikayesi bu. Eşini, çocuğunu alıp bilinmezlere yolculuk yapmak açıkçası biraz cesaret işi. Neden mi böyle bir yolculuk? Çünkü eşi öğretmen olarak atanmıştı. Artık tercih yapma zamanıydı ya ailesinden uzak kalıp memleketinde işine devam edecek ya da eşiyle birlikte eşinin atandığı yerde yeni bir hayat kuracaktı.

Erdal, aslında doğru olanı yaptı işini, çevresini bırakıp eşiyle bilinmeze yol aldı. Bir yandan eşinin atamasından duyduğu gurur, bir yandan kendisini bekleyen belirsizlik.. Tamam, eşinin atandığı okul, Anadolu’nun bir ilçesinde fakat burada Erdal ne iş yapacak? Hayata nasıl tutunacak hep soru işareti. Velhasıl farklı bir kültür, hiçbir arkadaş çevresi yok, belki de maddi sıkıntılar hepsi onları beklemekteydi. 

Halbuki, günümüzde evliliklerin pamuk ipliğine bağlı olduğu bir dönemde Erdal, eşinin yanında kapı gibi durdu ve ona destek oldu. Asıl olan da bundan sonraki süreç.

Sonra ne mi oldu?

Erdal açtığı küçük işyeri ile buradaki hayatına başladı…

Hiçte kolay değildi bu başlangıç. Bu ilçede bir iş yeri açarak hem ailesine destek olmak hem de yemek sıkıntısı yaşamakta olan memur kesimine hitap etmeyi hedefliyordu. Elindeki son birikimini buraya yatırarak büyük bir riskin altına girdi. Artık insanların bu mekana gelip gelmeyeceği düşüncesi sarmıştı Erdal’ı…

İlk aylar sıkıntılı zamanlar geçiren Erdal, bir süre sonra insanların gönlünü kazanmayı ve işlerini yoluna koymayı başardı. Buradaki halkın da sevgini kazanan Erdal, Harran’ı değişik tatlarla tanıştırdı. Bazen insanlar sırf muhabbet için uğrar olmuştu.

Erdal, müşterilerinde fikirlerini dinleyerek şu zamanlarda dükkanını büyütme derdine düştü. Belli bir süre Harran’da kalacak olan Erdal, yanına Harran’da sevilen sayılan Hasan Taş ile el ele verip bu güzel mekanı büyütmeyi hedeflemekteler.

Harran’a yolunuz düşerse Erdal’ın Köşe dükkanında Kumru, Ayvalık tostu… yemenizi tavsiye ederim. Çay, yemek yiyenlere ücretsiz ☺

 

Her gördüğümde bu başarısını yüzüne söyledim ancak yazıya dökmeyi hiç düşünmemiştim. Benim nazarımda takdir edilecek bir başarı öyküsü.

Başarmak, risk alanları seviyor sanırım…