EĞİTİM ÜZERİNE -14

 

Yeni haftaya ve yeni güne merhaba değerli dostlar. Eğitim üzerine yazılarımıza devam ediyoruz.

Daha önce de ifade ettim:

Malumunuz, hayatın olduğu gibi eğitimin de çeşitli ayakları vardır. Tıpkı bir hikâyeyi oluşturan unsurlar gibi: zaman, mekân, şahıs kadrosu ve olay örgüsü…

Geçen iki yazıda mekândan bahsettik özetle. Gerisi zaten mühendislerin ve şehir plancılarının işi…

Bu aşamada ise eğitimde “zaman, süre planlaması” kavramlarına dönük önerilerimizi yazacağız.

Şu anda ülke gündemimizde olan bir mesele olduğu için ders saatleri üzerinden bir tartışma sürmektedir. Ancak eğitimde zaman planlaması sadece ders saatleri ile sınırlandırılamayacak kadar önemlidir.

Eğitim hayatın her anında olmalıdır. Hiçbir olgusu başka bir olayından bağımsız olamaz. Hayata uygulanmayan şey zaten eğitim değildir. Bilgi yüklenmektir.

Derdimi daha iyi anlatabilmek için tarihi bir gerçek üzerinden gitmek istiyorum. Bu gerçek dünyadaki bütün milletlere ibret olmalı ve çok iyi irdelenmelidir.

Hindistan’daki İngiliz sömürgesi 1800 yılında başladı, 1947 yılında sona erdi. Bu kadar uzun bir sürede çok şey değişti ve çok şeyi sömürüldü bu ülkede. Ama en büyük darbeyi “eğitim” ile vurdular dünyanın gizli fitnesi İngilizler.

Nasıl mı?

Onu da bizzat kendi adamları anlatıyor.

Hindistan’da uygulanan Britanya Kolonileri Eğitim Politikasının da mimarı Thomas Macaulay.

Bu adam 1835 yılında “Minute on Indian Education” isimli kitabında her şeyi anlatıyor.

Hedeflerini çok açık ve veciz ifadelerle şöyle özetliyor:

“Hükmettiğimiz yerlerde bizlerle idaremiz altındaki milyonlarca insanla bizim aramızda iletişimi sağlayacak bir insan tipi ve sınıfı oluşturmalıyız. Öyle bir sınıf ki, kanı ve rengiyle Hintli, fakat damak tadıyla, düşüncesiyle, sözleri ve entelektüel birikimiyle İngiliz olan insanlardan oluşsun.”

Peki, bu kitabın isminin Türkçe karşılığı ne?

“Hint Eğitiminde Bir Dakika”

Bir soru daha. Thomas Macaulay’in yukarıda bahsettiği insan tipi bize tanıdık geldi mi?

Cevabınızı duyar gibiyim. Bir kelime değişikliği ile okumaya çalışalım:

“Öyle bir sınıf ki, kanı ve rengiyle Müslüman/Türk, fakat damak tadıyla, düşüncesiyle, sözleri ve entelektüel birikimiyle İngiliz olan insanlardan oluşsun.”

Tam da FETÖ tarafından yetiştirilen insan modelinin tanımı.

Eğitimde bir dakika bile önemli iken, zaman planlaması ona göre ciddiye alınmalıdır. Ama bu plan insanı robotlaştırmayan aksine “insan” olduğunu hatırlatan bir plan olmalıdır.

(Bu konu önemli, yarına devam edelim…)