ajanskamu @ gmail.com

Karneden Önce Çocuğunuzun Gözlerine Bakın

       Milyonlarca öğrenci ve veli için merakla beklenen o gün nihayet geldi. 8 Haziran Cuma günü öğrenciler karnelerini alacak. Heyecanlı bekleyiş son bulacak. Kimi için sevinç kimi için hüzün olacak.

       Eee hocam hüzün oldu mu şimdi? Pek tabii ki oldu, öğrenciler bu duyguları yaşayacak bırakın yaşasınlar zaten. Bu duygular fıtratımızda yüklü olarak dünyaya geliyoruz. ‘Hüzün’ de bir duygu unutmayınız. Duygusuz bir neslin tehlikesi çok daha vahim sonuçlar doğurur.

       Asıl sorun çocukların bu duyguları yaşamasında değil, velilerin öğrencilerin bu duygu durumlarına gösterdikleri tepkiden kaynaklanıyor. Her iki duygu durumunda da bu yaşanıyor aslında. Veliler olarak verdiğimiz tepkiler ile çocuğun yaşadığı duygu yoğunluğunu idrak edemiyoruz.

       Aşağı yukarı son on yıldır öğrencilerim karnelerini velileri ile beraber almaya geliyor ve bende bu durumu gözlemliyorum. Daha şimdiye kadar “Oğlum, kızım ne hissediyorsun? ” diye soran bir veli ile karşılaşmadım. Unutmayınız ki karne çocuğun değerini ölçmüyor. Zaten bir çocuğun değeri notlar ile ölçülmemelidir. Siz anne baba olarak çocuğunuza değerli olduğunu hissettirir iseniz doğal olarak başarı kendiliğinden gelecektir.

       Veli çocuğun mutluluğunu önemsiyor ise bu durum okul başarısından çok daha önemlidir. Zira yapılan tüm araştırmalar gösteriyor ki mutlu çocuk-mutlu insan gerek sosyal gerekse iş hayatında daha başarılı sonuçlar elde ediyor.

       Yapılan büyük hatalardan bir tanesi; çocuğu başkaları ile kıyaslamak. Velinin yaptığı en büyük hataların başında bu durum geliyor. Öğrenciyi en çok etkileyen bu durum sonunda  öğrencinin okula ve öğrenmeye karşı olumsuz tavır takınmasına yol açabiliyor. Burada dikkat edeceğimiz en önemli şey öğrencinin başarısını başkalarına göre değil kendi kapasitesine göre değerlendirmek.

Gelin bu karne gününde çocuğunuz ile karne heyecanını birlikte yaşayın.

Çocuğunuzun karnesinden önce gözlerine bakın ve ona “Ne hissediyorsun?”diye sorun…

Unutmayın sizler de bir zamanlar çocuktunuz, sizler de bir zamanlar öğrenciydiniz.

Yaz Tatili İçin Öğrenci ve Velilere Tavsiyeler

        Bazıları için uzun, bazıları için kısa süren eğitim ve öğretim dönemi sona erdi. Karnelerimizi aldık. Üç ay sürecek yaz tatili dönemi başladı. Bu sürenin tatil olduğunu, öğrenci için artık dinlenme vaktinin geldiğini veliler olarak kabullenmeliyiz öncelikle.

       Okul sezonunda tabir yerinde ise ‘at yarışı’ gibi öğrencileri okul, kurs, özel ders, etüt, test, sınav maratonuna tabi tutuyoruz zaten. Bırakın yaz tatilinde çocuklarınız tatil yapsın. Eğlenerek de öğrenebilir çocuklarımız.

        Buradan sizlere yaz tatili için kulağınıza küpe olacak küçük tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Özellikle oyun çağındaki ilköğretim grubu öğrenciler ve velileri için;

-          Çocuğun öncelikle kendisine değer verdiğinizi bilmesi şart. Çocuğa hem derslerinde yardımcı olmak için hem de oyun ve eğlence için zaman ayırarak çocukla sağlıklı bir ilişki kurmalısınız. İletişiminiz sağlam olmalı. Bu birinci basamak, bu olmadan diğerleri olmuyor.

-          Günlük düzenli olarak, yaş aralığına uygun belirli bir süre kitap okumalarını sağlayın. Bunu hayatlarının bir parçası haline getirsin çocuklarınız. Unutmayın ki nasıl vücudumuzun beslenmeye ihtiyacı varsa, ruhumuzu da beslemeliyiz. Bunun en iyi yolu ‘okumaktan’ geçiyor. Bu alışkanlığı kazanması için kitap almaya birlikte gidin. Hatta internetten beğenecekleri bir kitap için araştırma yapmalarını isteyin. Kitapçıya gittiğinizde siz de kendinize bir kitap almayı unutmayın. En güzel örneğin anne baba olarak sizler olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın.

-          Düzenli olarak yazmalarını sağlayın. Konu ne olursa olsun, her gün yazmaları dil becerilerinin güçlenmesini olumlu etkiler. Deftere yazmak istemeyenler olacaktır ama özellikle küçük yaş grubu yazma becerilerini kalem ve kağıtla daha fazla geliştirirler. Günlük, anı veya şiir yazarak işe başlayabilirsiniz.

-          Çağımızın yeni yazım dili kodlama öğrenmelerine yardımcı olun. Veli olarak bizler kodlama bilmesek de internette çocuklar için kodlama öğreten onlarca site var. Sizden daha çabuk öğrenecekleri göreceksiniz. Milli Eğitim Bakanlığının güvenli olarak öğrencilerin hizmetine sunduğu ‘EBA’ sistemi üzerinden kodlamaya başlayabilirsiniz. Küçük yaş grubunda ki öğrencilerin bu işe biran önce başlamasında fayda var.

-          Yaz için bir aydan fazla olmayan, aktivitelerin bol olduğu yaz okullarına çocuklarınızı gönderebilirsiniz.  Belediyelerin açtıkları sportif amaçlı yaz kurslarına giderek hem kaliteli vakit geçirmelerini hem de bir spor branşında uzmanlaşmasını sağlayabilirsiniz. Yine yaz kurslarında yabancı dili eğlenerek öğrenebilirler. Küçük yaş grubunda bu öğrenme daha kolay gerçekleşir.

-          Yüzmeden tutunda at binmeye kadar birçok aktiviteyi çocuğunuz ile birlikte yapabilirsiniz. Bu hem iletişiminizi güçlendirir hem de birlikte eğlenceli vakit geçirirsiniz.

-          İnternet ve televizyon karşısında vakit geçirmeleri yerine parklarda akranları ile oynamaya teşvik edin.

 

      Yazın, tatil olduğunu unutmadan, tatilin keyfini bozmadan da eğlenerek öğrenebileceklerini göreceksiniz. Hayatın içinde var olan gerçek problemler ile karşılaştıklarında çözmeleri için onlara fırsat verin. Gerçek yaşamla doğrudan ilgili her türlü alıştırma ve çalışma, çocukların okul sırasında edindikleri bilişsel ve akademik becerilerini unutmalarını engelleyecektir.

Bir insanın bu dünyada sahip olabileceği en değerli varlığı çocuklarıdır.

Onlara değerli olduklarını hissettirin…

 

 

Rafet URAL

rafetural@hotmail.com