ajanskamu @ gmail.com

KÂR-ZARAR HESABI YAPIYOR MUYUZ?

-Zararın neresinden dönülse kârdır.(?)

               Bu cümle hem bir soru cümlesidir hem de ilginçtir kesinlik bildirir. Yani en az iki anlamı olduğunu düşünürsek; ‘zararın neresinden dönersem döneyim kâra ulaşamam’, ‘zararın ne olursa olsun hemen dön çünkü o zaman kâr etmeye başlarsın’ anlamlarını taşıyor. Haydi şimdi kendimize soralım o vakit; ‘Hangi zararı nerde, ne zaman tespit edebildik ve yönümüzü kâra çevirebildik? ‘ Son dönemde ülkemizdeki tepeden tırnağa tüm kurumların, kurulların ve kişilerin kendilerine sorması gereken en önemli soru bu! Kâr ettim diyebilmeniz için öncelikle zarardan dönmeli, muhasebeyi iyi yapmalıyız. Necip Fazıl KISAKÜREK 1947 yılında yazdığı ‘Muhasebe’ isimli şiirine göre bakın ‘muhasebe’ neden bu kadar önemli. ‘Yine çirkine mahkûm, eskisi güzellerin,/Allah kuluna hâkim, kulları heykellerin!/Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta,/Lafını çok dinledik, şimdi iş inkılâpta!/...

-Vakit inkılâp vakti!

                Üstadın yukarıda dediği gibi, eski güzeli çirkine mahkûm etmeden, artık sadece laf üretmeden çalışmalı yani işin icra kısmına acilen geçmeliyiz. Çünkü bu milletin artık kulakları değil, elleri ayakları çalışmalı yani işin içinde olmalı. Her taşı cennet olan 784 bin kilometrekareyi; Dünya’nın en verimli arazilerinde en modern tarımının yapıldığı; Üniversitelerinde, Ar-Ge merkezlerinde en ileri teknolojinin kullanıldığı; bilimin ihracatının yapıldığı, tek şikâyetin ise ölümden olduğu bir yurt edinene kadar durmadan bıkmadan ilk günkü aşkla çalışmalıyız. Çok zor değil, Japonya, Almanya 2. Dünya savaşında yok olmuş ülkelerdi. 60 sene içinde her alanda nereye geldiklerine bakılabilir, nasıl yaptıkları araştırılabilir.

-Vicdan muhasebesi aklın kılavuzudur.

                Muhasebe bilimini sadece para ile ilişkilendirdiğimiz için vicdan muhasebesini layıkıyla bugüne kadar yapamadık. Yapılmaması gereken göz göre göre hata yapılan bir kararı alsak bile, bunu kendimize itiraf etmekten korkar olduk. İstişareden uzaklaştık, hatalarımıza önce kendimizi sonra çevremizi inandırdık! Tabi inanma noktasında başkaları kendimiz kadar cesur olmayınca giderek yalnızlaştık, bu yalnızlık da bizi hırçınlaştırdı sonun başında olduğunuzun farkına bile varamadık. Aslında o kadar çok ki ama bu yazımda örnekler vermek istemiyorum. Konuyu örneklerle daraltmak istemiyorum. İstiyorum ki, alandan derlediğim bu sitemlerimizden herkes pay çıkarsın, kurumlar, kurullar, komisyonlar tamamı vicdani muhasebesini yapsın artık.

-Zülfüyâre dokunmak lazım.

               İnsan, fikir altyapısını güçlü kılan aldığı kararları sağlamlaştıran istişare ve eleştiri kültürünü hayatın her alanına aksettirmeli... 2019 Toplu Sözleşme görüşmeleri öncesi az da olsa zülfüyâre dokunabildiysem ne alâ. Yazıma en çok ihtiyacımız olan ve bendeki bilinci hep harekete geçiren merhum şair, kurucu genel başkanımız M.Akif İNAN hocamızın; kulaklarıma ilerlememizin en temel vicdan muhasebesini yaptıran, destanlaşan sözleriyle son veriyorum. ’ HANGİ DÜŞÜNCE, HANGİ FİKİR KAMPI İÇERİSİNDE OLURSA OLSUN, İNANCINDAN DOLAYI KİMSENİN HORLANMAMASI, KINANMAMASI, AYRI MUAMELELERE TUTULMAMASI LAZIM; İSTERSE BENİM DÜŞÜNCEMİN TAM ZITTI OLSUN. BEN ONA DA HAKKI HAYAT TANINMASININ KAVGACISIYIM.’

                                                                                                                                                                          Gökhan DUMRUL  

                                                                  Eğitim Bir Sen Kocaeli 1 No’lu                                                                            Şube Başk. Yrd.