ajanskamu @ gmail.com

          MEB Yıllardır her nedense şu okul yönetici atama işlerinde bir arpa boyu yol alamadı/alamıyor.Her değişen Bakan’dan sonra bir umut belirse de sonunda yine kimi zaman mağdur edilen,kimi zaman yüzüstü bırakılan okul yöneticileri  ve kimi zaman da hiç beklenmedik bir anda  eğitim-öğretim döneminin tam ortasında atama -ayrılma işlemlerini yaparak aslında eğitimin ruhuna çok ta uygun olmadığını düşündüğümüz uygulamalara imza attı.

        Öte yandan Eğitim-Öğretimde dört  yıllık görev süresi normal yaşamda bir , bilemediniz iki yıla ancak denk gelebilmektedir.Çünkü  bir okula yönetici olarak atanan biri, ilk iki yılda okulu,öğrencileri,öğretmenleri,veli,okul paydaşlarını ve çevresel koşulları tam anlamıyla ancak tanıma olanağına kavuşabilmektedir.Bunun için bu sürenin en azından altı yıla çıkarılması ya da okulunda kalmak isteyen yöneticiye dört yerine ancak sekiz puan verilmesi halinde eğitim –öğretim  ortamının sağlıklı olarak devam etmesini sağlayabilir.

      Tekrar son yaşadığımız sürece gelince, karne günü hem öğretmen,hem öğrenci ve hem de velinin en mutlu olduğu günde, okul yöneticilerinin görev süresinin sona erdiğini bildiren yönetmelik maddesini fark etmeyip,bunu en azından Haziran sonuna erteleyememek yöneticilerin tam anlamıyla kendilerini “sistemin  üvey evlatları” hissine kapılmalarına neden olmuştur.Zira dünyanın neresinde görülmüştür ki tüm paydaşların en mutlu olduğu günde bu yükü yıl boyunca omuzlarında gururla taşıyan yöneticilerin il-ilçe MEM koridorlarında ilişik kesme koşuşturması  yaşasınlar.Hal bu ki bu ilişik kesmenin hemen ertesi gününde bu sefer görevlendirme olarak okulda kalmaya devam edildi.

 

         Daha kötüsü ise atamaların okul bitiminden sonra iki haftalık sene sonu seminerinin son gününe bırakılması idi.Her nedense bakanlığımız yöneticilerinin arkadaşlarıyla daha rahat bir şekilde vedalaşıp öylece okullardan ayrılmalarını da kendilerine çok görmüştü.Oysa birkaç yılın birikimi vardı ve helalaşma gerekiyordu.Bunun için de seminer dönemi inanılmaz bir fırsattı.Ama ne yazık ki takvim buna engeldi ve ayrılan yöneticilerin çok büyük bir kısmı yüz yüze,insan insana ,sımsıcak bir ayrılma yerine ,sosyal medya üzerinden vedalaşma merasimlerini gerçekleştirdiler.

        Sıra yöneticiliğe ilk atama takvimine gelmişken,sürenin çok uzun tutulması nedeniyle ilk defa atananların Eylül ayının son haftasında ayrılış-başlayış işlemlerini yapmalarına hiç kimse akıl-sır erdiremiyor.Zira bu tarihte herkes sınıfında dersinin başındadır. Durum bu iken yaz boyunca atamaları gerçekleştirmeyip okulların açıldığı bir tarihte bu atamaların gerçekleştirilmesi  kesinlikle hatadır.

       Dileğimiz bakanlığımızın bir an önce bu takvimi yeniden gözden geçirmesi ve atamaları okulların henüz açılmadığı bir tarihe çekmesidir.SAYGILARIMLA