Milletimizin İradesi Tezahür Etti

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı. Seçim sonuçları açıklandı. Neticede Aziz Milletimizin iradesi tezahür etti. Ülkemize ve Milletimize hayırlı olsun.

Ülkemiz bu seçimle yeni bir döneme, yeni bir sisteme yani; Başkanlık Sistemine geçmiş oldu.

Seçim sonuçları netleşmeye başladıktan sonra Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın balkon (teşekkür) konuşmasında vurguladığı pek çok konudan birkaç tanesine dikkat çekeceğim.

‘’Bu seçimin galibi demokrasidir, milli iradedir, milletimizin kendisidir.

Amerika'daki oylara bakıyorum, oradan ana muhalefete bayağı oy gelmiş. Halep oradaysa, arşın sandıkta.

Vandallara ve ihanet çetelerine karşı koyduk, ellerini ovuşturarak Türkiye'nin diz çökmesini bekleyenlere derslerini hep birlikte verdik.

Dün darbecilerin tanklarını, toplarını, uçaklarını, helikopterlerini, silahlarını çıplak elleriyle durduran bu millet, bugün aynı ellerle istiklaline ve istikbaline sahip çıkmıştır.

Hangi partiye oy vermiş olursa olsun sandığa giderek demokratik hakkını kullanan her vatandaşıma teşekkür ediyorum.

Bu sonuçlar, aynı zamanda ülkemize kem gözle bakan terör örgütlerinden, küresel çıkar çevrelerine kadar herkesin karşısında dimdik durulacağının ifadesidir. Aynı zamanda demokrasideki ve ekonomideki hedeflerimize bir adım daha yaklaştığımızın ifadesidir. Milletimiz bu seçim sonuçlarıyla o kadar çok çevreye, o kadar farklı mesajlar vermiştir ki, dünyanın tüm siyaset bilimcileri bir araya gelip yıllarca çalışsa yine de bunu zor çözer.

 Şunu da açıkça ifade etmek isterim; Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı da aldık. Önümüzdeki dönem, milletimizin karşısına tüm bu eksiklerimizi tamamlayarak çıkacağımızdan emin olun.’’

Cumhurbaşkanımızın konuşmasından bazı satırbaşları böyle devam ediyor. Pazar Günü Milletimiz söyleyeceğini sandıkta söyledi.

Elbette Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Milletvekili Genel Seçimi sonuçlarından ayrı-ayrı çıkaracağımız dersler, sonuçlar vardır.

Bu seçim sonuçlarının verdiği mesajları tüm siyasiler iyi okumalıdırlar. Siyasi manada nefis muhasebesi yapıp kendilerini sorgulamalıdırlar. 

24 Haziran 2018 seçimlerinde halkımızın verdiği ince ayarı, verilen mesajı iktidar partisi de iyi okumalıdır.

Gerçekten sessiz duran büyük halk kitleleri sandık başına gittiğinde mesajını verdi. Konuşacağını konuştu.

Bu mesajı okumak ve gereğini yapmak, halktan vekâlet görevini alıp ülke yönetimine talip olanlara düşmektedir.

Anavatan Partisi, iktidarının 5. Yılında (1989) ilk yerel seçimde toy kaybına uğramıştı. 1989 yerel seçimlerinde  %21 seviyesine düşmüştü.

Zamanın Başbakanı rahmetli Turgut Özal, seçim sonuçları belli olduğunda, ‘’Halkımızın bize ceza vereceği belliydi; ama bu kadarını beklemiyorduk; kantarın topu biraz fazla kaçtı’’ demişti.

7 Haziran 2015 seçimlerinde halk ince ayar yapıp bir uyarı yapmıştı. Burada verilen mesajı iktidar partisi iyi okudu. Özellikle bu seçimden sonra İstanbul 1. Bölge Milletvekili Erol Kaya bir bayramlaşma programında ilginç bir tespitte bulunmuştu. Önemine binaen bu öz eleştiriyi tekrar alıyorum.

Konuşmasında Kaya; ‘’…Biz niye yüzde 51 değil de 41 aldık? Biz öncelikle çıtayı yüksek tuttuk. Diğer bir önemli faktörde biz biraz kibrimizden kaybettik. Milletvekili, Belediye Başkanı ve Başkan Yardımcıları ulaşılamaz bir konuma getirdik. Randevu alacaksınız diyerek kapımıza gelenleri geri çevirdik. Böyle bir algı oluştu. Ben kendi adıma tövbe ettim. Emanetlerin hesabını bu dünyada da öte de vereceğiz. Herkes bu anlamda kendisini sorgulamalıdır. Biz Havaalanı, Köprüler, yollar, Marmaray Projesini yaptık. Fakat gönül yapmayı ihmal ettik. Herkes komşusunu-çevresini, kendinden bir önce görev yapanı arayıp gönlünü almalıdır’’ demişti.

İktidar partisinin bundan sonra da hassasiyet göstermesi gereken pek çok konu arasından önemsediğim iki noktaya işaret edeceğim.

Birincisi; 1970’lerden beri Türk siyasetini takip ediyorum. Yüzer-gezer bir rantcı grup ülkemizde mevcuttur. Bunların partisi yoktur. Kim iktidarsa onun ön safında boy gösterirler. Tek gayeleri ihale kapmak, rant elde etmektir. İktidar gücü kaybolduğunda bunlar da mevzi değiştirirler.

İkincisi; Her seçim öncesi partilerde bir aday adaylığı yarışı başlar. Ancak bu yarışa katılanlar arasında gerçekten aday olacağı partiye bağlı olup hizmet aşkıyla yananlar vardır ve bu eleştirimizden bunlar varestedir, istisnadır. Ancak 6.000 tl verip (kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla) koltuk kapmaya çalışanların sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur. Bunların vereceği zarar en az birinciler kadar etkilidir. Bürokrasi atamalarında mutlaka liyakate önem verilmelidir.

24 Haziran seçim sonuçlarının artı ve eksileriyle ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz.

                                                 Abdullah YADİGAR-26/06/2018