ajanskamu @ gmail.com

 

Sağlıklı bir çocuğa sahip olan aileler ile öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği gibi eğitim hayatında zorlanacak problemlere sahip olan çocukların ailelerinin stres düzeyi aynı olmamaktadır.

Çocukları çalıştırırken ciddi bir enerji sarf etmeleri gereken aileler stres, kaygı, öfke gibi problemlerle karşılaşabilmekte, bu problemleri aşmak için ciddi bir süreç ve gayret gerekmektedir. Her ne kadar kaygı düzeyleri değişsede, ortadan tam anlamıyla kaldırılamamaktadır veya çok az oranda aileler bunu benimseyerek normal hayat yaşamaya çalışmaktadır. Bazen duygusal açıdan aileler kendini suçlamakta, bunun genden veya kendi tutumlarından kaynaklandığını düşündükleri için yine kaygı ve stres düzeyleri yükselebilmektedir. İlerleyen süreçte çocuğun eğitimi ile baş edemeyen aileler de stres, kaygı, konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı, çabuk sinirlenme, geri çekilme, korku, ağlama, dalgınlık, davranış tutarsızlığı, depresyon, saldırganlık gibi bozukluklar da ortaya çıkabilmektedir.

Ailede öğrenme güçlüğü olan çocuğun bulunması, diğer bazı hastalıkları da birlikte barındırması sebebiyle, aile içi iletişimi olumsuz etkileyebilmektedir. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan bulgulara göre, bu huzursuzlukların stres ve kaygıların temelinde, baş etme yöntemlerinin yani çocuğa nasıl bir eğitim vereceğini bilmemenin, nasıl davranılacağını kestirememenin, hangi yöntem ve teknikle çocuğa öğreteceğini bilmemenin temel sebep olduğu görülmektedir. İşte bu yüzdendir ki, gerek öğrenme güçlüğü olan çocuğun bulunduğu aile gerekse öğretmenler, özgül öğrenme güçlüğü hakkında bilgi sahibi olmalı ve nasıl yöntemler, teknikler, stratejiler ve davranışlar sergileyeceğini iyi öğrenmelidir. Böylece hem çocuğunu eğitmek kolay olacak hem de gerek aile gerekse öğretmen, psikososyal açıdan fiziksel açıdan daha az yıpranacaktır.
Gerek anne-babalar gerekse öğretmenler konu hakkında uzmanlardan destek almayı ihmal etmemelidir. Tabi en başta çeşitli kaynaklardan kendileri bilgi sahibi olduktan sonra, gerek duydukları takdirde uzmanlardan bilgi almalıdır. Nitekim herkes her işi tam manasıyla bilmediği için, her işi uzmanına danışmakta fayda var. Aksi takdirde doğru zannettiği yanlış yöntemlerle öğrenme güçlüğü olan çocuğun daha büyük problemlerle karşı karşıya kalmasına sebep olabilmektedirler.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların anne babaların birbirine destek oldukları ölçüde, çocuğun problemini birlikte çözme düzeyleri de artacaktır. Tek başına anne veya tek başına babanın mücadele etmesi gerek çocuğun iyileşmesini geciktirecektir, gerekse eş desteği yoksunluğundan eşin stresle kaygı düzeyi arttıracaktır.

Son olarak içinden çıkılamayacak kaygı durumlarında mutlaka bir uzman desteği alınmalıdır.

Adnan kalkan

Psikoterapist

www.adnankalkanakademi.com