mahmutbalta @ hotmail.com

Bir eğitim öğretim yılına daha başlamanın vermiş olduğu heyecanı ve mutluluğu toplum olarak yaşıyoruz.

Tabi eğitim öğretim ve okullar denildiği zaman; öğrenciler (özellikle okula yeni başlayanlar), yaz tatilinden dönen öğretmenler ve çocuklarının okul sıralarına oturmaları ile farklı bir heyecan ve gururu yaşayan veliler daha çok gündeme gelirler.

Oysaki koca bir yaz tatili boyunca okulu ile yatıp okulu ile kalkan, bir yandan okulun boyası badanası, sırası, masası gibi fiziksel gelişimi için bilumum esnaf ve usta ile görüşerek elindeki dar imkanları kıran kırana pazarlık yaparak verimli kullanmaya çalışan eğitim yöneticileri yani okul müdür ve müdür yardımcıları unutulmamalıdır.

Fiziksel özelliklerin geliştirilmesinin yanı sıra okulunun eğitimsel kalitesini artırıcı çalışmalardan geri durmayan bu yöneticiler personelini motive etmek için kendinden ve ailesinden fedakarlık ederek gecesini gündüzünü okullarında geçirerek öğretimin sorunsuz başlaması noktasında kilit görev görmektedirler.

Amirleri ile hitap ettiği kitle olan öğretmen, öğrenci, veliler arasında bir köprü görevi gören ve çoğu zamanda arada kalan sıkışan eğitim yöneticileri zorluklara göğüs gere gere okullarını büyük bir başarı ile yeni eğitim öğretim yılına hazırlamışlardır.

Mesela eğitim yöneticilerinin kaç tanesi ailesi ile dinlenebileceği ölçüde yeterli zamana denk gelebilecek şekilde izin kullanabilmiştir.

Maalesef bu sayı oldukça azdır ama nedenleri farklıdır ve fazladır.

İlki maddi yetersizlikler ve yöneticilerinin ek derslerinin kesilmesi.

Yönetici okulda bulunmadığı zamanlardaki ek dersi tabi ki almamalıdır.

Ancak yapılacak düzenlemeler ile bu durum eğitim yöneticisinin lehine olacak şekilde düzeltilmeli ve izne çıkacağı zaman maddi kaybının olacağı düşüncesinden kurtularak rahat bir kafayla tatil yapması sağlanmalıdır.

Zira birçok kurumda yıllık izine çıkan personelin maaş veya ek gelirinin kesilmesi yerine, aksine tatilde ihtiyaçlarını gidermesi için ikramiye ödemeleri yapılmaktadır.

Bu yaz eğitim yöneticileri ne yaptı derseniz!

Yine zorla bağış alıyor iddiaları ile şikayet edildiler.

Bir yandan öğretmen, sınıf ve okul seçmek isteyen vatandaşlara dert anlatırken diğer yandan arayan hatırlı kişilere durumu izah etmek zorunda kaldılar.

Başka bir gelirleri olmadığı için gönüllü, bağışçı, hayırseverler bularak okullarının fiziki ortamlarını güzelleştirmeye çalıştılar.

Öğretmen kurullarında öğretmenlerinin motivasyonunu artırmak için çaba harcadılar.

Ders programı hazırlamak için sabahlara kadar çalışarak öğretmen arkadaşlarını mutlu edebilecek bir ders programı oluşturmanın yollarını aradılar.

Bir yandan da koltuklarının altlarındaki muhakkik dosyaları ile kimi zaman ifade aldılar, savunma yazdılar.

Sorunları çözüme kavuşturmak için görüşmeler yaptılar hatta bu dosyaların bazıları kendilerine döndü bu kadar emeğin üzerine birde ceza aldılar.

Yüzlerce çocuğun kaydını alırken kendi çocuklarına zaman ayıramadılar. Eğitimleri ile yeterince ilgilenemediler ve bunun sonucunda çocuklarını istedikleri okullarda okutamadılar.

Ve bunların hepsini müdürlük kadroları olmadığı için ‘’ikinci görev’’ statüsünde yaptılar.

Bütün bu zorluklara rağmen en küçük bir serzenişte bulunma sorunları dile getirme hakları bile yok zira eğitim yöneticileri es kaza bir sorunu dile getirecek olsa hemen ‘’ bu görevi yapmak zorunda değilsiniz, gönüllü olarak o makamlara talip oldunuz.’’ Cevapları ile karşılaşmaktadırlar.

Böylece sorunların söylenip çözüm bulunmasının önüne bir set çekilmektedir.

Bütün bunlara rağmen okulları ile özdeşleşen bu eğitim yöneticileri sevinçlerini ve zamanalrını çocukların daha iyi bir eğitim alması noktasında feda ediyorlar.

Gözlerindeki heyecanın ve mutluluğun devam ettiğini görmek her şeye rağmen umut vericidir,

Yeni eğitim öğretim yılı hayırlı olsun.