ajanskamu @ gmail.com

Okul Yöneticisi Kimdir?

Genel bir tanım yapıp onun çerçevesinde derdimi anlatmak istiyorum. Okul yöneticisi ( okul müdürü-müdür yardımcısı) öğrencilerimizin eğitim-öğretim hizmetinden en üst düzeyde yararlanabilmeleri için okul ve çevrenin kaynaklarını etkin şekilde kullanılmasını sağlayan, karar verici, sorumluluk alan, eğitimcilerdir.  Tanımı uzatmam mümkün, fakat burada altı çizili kelime yazımın anahtar kelimesi olacaktır. Çünkü okul yöneticileri çoğu zaman kendilerini şantiyede mühendis veya apartman yöneticisi gibi hissettiklerini söylüyorlar, böyle düşünülmesin diye “Eğitimciler” kelimesinin altını çiziyorum. 2010 yılında yapılan müdür yardımcılığı sınavı ile bir köy okulunda müdür yardımcısı olarak başlayan eğitim yöneticiliği serüvenime, şehrin en merkezi okullarından birinde devam etmekte olduğumu da belirtmek isterim. Bu süre eğitim-öğretim sürecinde çok kısa bir zaman dilimi olsa da karşılaştığım zorluklar, bu zorluklarda kazandığım tecrübeler yukarıdaki giriş cümlemin sadece bir “Tanım Cümlesi” olduğunu, kitabi bir cümle olduğunu, bana fısıldıyor ve nedense beni gülümsetiyor.

Büyüyen Dağ, Ek Ders Problemi

Farklı kurum tipleri için okul müdürlerine ödenen ek ders ücretleri 24-36 saat arasında değişkenlik göstermektedir. Okul müdürleri ve müdür yardımcıları okul öncesi eğitimden- mesleki eğitime kadar farklı ek ders ücretleri alıyorlar ki yapılan işlerin küçük-büyük benzer işler olması durumun garabetini ortaya çıkarıyor. Çünkü her kurum kendi bünyesinde avantajları-dezavantajları olan yaşayan, nefes alan ve yüzü sürekli gelişime dönük olması gereken bir muhteva içermektedir. 3000(üçbin) öğrencisi bulunan bir meslek lisesinin problemleriyle hemhal olan okul müdürü mü, 100(yüz) öğrencisi olan taşımalı eğitim yapan bir ortaokul müdürü mü daha çok çalışır? Sorusu oldukça yanlış bir sorudur.  Aynı şekilde meslek dersi öğretmeni olan bir okul müdürü mü, kültür öğretmeni olan bir okul müdürü mü daha çok yorulur? Sorusu da aynı garabeti bünyesinde barındırmaktadır. Yapılan iş işi sahiplenme ve benimsenme oranına göre ve o işin çözüme ulaşıp-ulaşmadığına göre değerlendirilmelidir, harcanan mesai de… Bu nedenle her tip kurumda okul müdür ve müdür yardımcıları aynı ek dersleri almalıdır demeli ve bu sorunun çözümünde taşın altına elimizi koymalıyız.

Zorunlu(!) Muhakkik Görevlendirmeleri

Okul müdürlerinin alanda bizlere yansıyan en önemli sorunlarından biri; “Kaymakamlık Oluru” ile kendilerine tebliğ edilen muhakkik yani inceleme-soruşturma görevleridir. Buradaki sorun müdürlerin bu yoğun iş temposunda okullarından uzak kalmaları ve bu ince, titiz çalışma isteyen uzmanlık gerektiren iş için en ufak bir ücret alamamalarıdır. Yeri geldiğinde kilometrelerce arabalarıyla yol yapmalarını ve onlarca kişinin ifadesinin alınmalarını gerektiren mesai isteyen bir iştir bu. Hızlandırılmış eğitimlerden geçirilerek inceleme- soruşturma yapan(!) okul müdürlerine acilen yasal düzenleme yapılarak hem ek ders ödemesi yapılmalı hem de okulda bu nedenle bulunamadıkları sürelerde görevli izinli sayılmaları sağlanmalıdır. Aynı görevi yürüten maarif müfettişlerinin faydalandığı haklardan faydalandırmaları gerekir. Eğer bu haklara haiz görülmedikleri düşünülüyorsa, bu görevler de okul müdürlerine verilmemelidir.

Sorunlar var ama aşılmaz değil

Yöneticiliğin bilimsel bir alan olarak kabul eden, otoritesini makamından değil, naifliğinden ve insani ilişkilerinden alan, ön yargılarından sıyrılmış ve bu görevini hakkıyla yapan yöneticilerimizin de, üst amirleri tarafından zamanında taltif edildiği (oturup beraber bir bardak çay içmek de olabilir, belge vermek de olabilir) bir sistemde, eğitim-öğretim kalitesinin artacağından şüphem yoktur.

                                                                                                                Gökhan DUMRUL

Eğitim Bir Sen Kocaeli 1 No’lu Şube Başkan Yardımcısı