a.damar @ hotmail.com

4+4+4 Eğitim reformunun hayata geçmesiyle birlikte, ortaöğretimde okullaşma, okula devam ve okuldan ayrılma oranlarında önemli değişimler yaşandı. Bu değişimlerin her üç kategoride olumlu yönde olduğu görülmektedir.

Bu anlamda önemli kavramlardan biri olan “zorunlu eğitimden erken ayrılma oranı” 18–24 yaş aralığındaki kişilerden en fazla ortaokul mezunu olan ve daha üstü bir eğitim kademesinde kayıtlı olmayanların ilgili çağ nüfusuna oranı, olarak tanımlanmaktadır.

Ortaöğretimde okullaşma ve okula devam konusunda olumlu değişimler olduğu gibi, eğitim öğretimden erken ayrılma oranlarında da Avrupa İstatistik Ofisi 2017 verilerine göre, Türkiye son 10 yılda iyileşme kaydetmiştir. Ancak bu veri yalnız başına yeterli değildir. Çünkü üyesi olduğumuz OECD ülkeleri, üyesi olmayı hedeflediğimiz AB ülkelerinde aynı oranlara bakıldığında, ülkemizdeki durumun  çok da iç açıcı olmadığı görülecektir. Örneğin, eğitim öğretimden erken ayrılma oranında 2017 yılında Avrupa Birliği ortalaması %10,6 iken, Türkiye ortalaması %32,5’tir. Cinsiyete göre dağılımda ise kadınlarda %34,0 erkeklerde ise %31,0 oranında olduğu görülmüştür. Eğitim öğretimden erken ayrılma oranları Türkiye ve AB ülkelerinde yıllar itibarıyla şu şekildedir;

YILLAR                        Eğitim-Öğretimden Ayrılma Oranı ( % )
                         TÜRKİYE             AB ÜLKELERİ
2008                     45,5                   14,7
2009                     44,3                   13,2
2010                     43,1                   13,9
2011                     41,9                   13,4
2012                     39,6                   12,7
2013                     37,5                   11,9
2014                     38,3                   11,2
2015                     36,4                   11,0
2016                     34,3                   10,7
2017                     32,5                   10,6


Kaynak: EUROSTAT, 2017.

Tablodan da anlaşılacağı gibi, ülkemizde eğitim öğretimden erken ayrılma oranı 2008 yılında % 45,5 iken, 2017 yılında % 32,5’e düşmüştür. Aynı oran AB ülkelerinde 2007 yılında % 14,7’den, % 10,6’ya düşmüştür. Eğitim öğretimden erken ayrılma oranı konusunda ülkemizle AB ülkeleri arasında 3 kattan fazla fark vardır ve % 32,5 oranı çok yüksek ve kabul edilemez bir orandır.

Ortaöğretimde devamsızlık, sınıf tekrarı ve okul terkini azaltmak amacıyla “Ortaöğretime Uyum Programı” uygulanmaktadır. MEB ile UNICEF iş birliğinde yürütülen programın pilot çalışmaları sona ermiş, 2018-2019 eğitim öğretim yılında tüm ortaöğretim kurumları programa dâhil edilmiştir. Hedef kitlesinde ortaöğretim kurumlarında eğitim öğretime başlayan hazırlık ve 9. sınıf öğrencileri ile pansiyonlarda kalan öğrenciler yer alan programda öğrencilerin öğrenim görecekleri okul hakkında bilgilendirilmesi, akademik ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, öğrencilere yeni girdikleri eğitim ortamına kısa sürede uyum sağlamalarına katkıda bulunacak becerilerin  kazandırılması ve koruyucu bir eğitim ortamının oluşturulması esas alınmıştır.[i]

Ortaöğretimde okullaşma, okula devam ve okuldan ayrılma oranları bir eğitim sisteminin, bütün topluma nüfuz etmesi anlamında önemli ve birbiriyle ilişkili kavramlardır. Bu konularda yapılan çalışmaların sürdürülmesi ve korkutucu boyutlara ulaşan okulda erken ayrılma oranlarının hızla düşürülerek, en azında AB ülkeleri seviyelerine çekilmesi gereklidir.



[i] 2018 Eğitim Değerlendirme Raporu-TEDMEM